Zonguldak’ta menenjit şüphesi ve yetkili açıklamaları
Zonguldak’ta 8 Nisan'da Merkez Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu 8. sınıf öğrencisinin yüksek ateş, baş ağrısı, kusma ve bilinç değişikliği şikâyetleriyle BEUN Hastanesine başvurması üzerine menenjit şüphesiyle yoğun bakıma alındı. İl Sağlık Müdürlüğü, öğrencinin sınıfında ve temas kurmuş olabileceği kişiler üzerinde koruyucu antibiyotik tedavisine başladı.
Toplumsal kaygı ve alınan önlemler
Kamuoyunda yayılan salgın iddiaları ailelerde tedirginlik yarattı; bazı aileler çocuklarını okula göndermekten çekindi, eczanelere aşı temini için başvurular oldu. Ancak Zonguldak Valiliği resmi açıklamada tek bir şüpheli vaka bulunduğunu, ikinci bir şüpheli vaka tespit edilmediğini ve salgın durumunun söz konusu olmadığını bildirdi.
Uzman değerlendirmesi: Prof. Dr. İbrahim Etem Pişkin
BEUN Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Etem Pişkin, Zonguldak ve çevresinde salgın iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
"Bugün bu açıklamayı yoğun bakımımızda yatan menenjit şüpheli bir hastadan dolayı yapmaktayız. Zonguldak ve çevresinde bu dönemde menenjit vakalarının arttığına dair birçok yazı, haber ve çeşitli konuşmalar olmakta. Bu aslında tek bir vakamız var menenjit şüpheli. Baş ağrısı, kusma, ateş ve vücudundaki döküntü şikâyetiyle bize başvurdu bu hastamız. Menenjit ön tanısıyla bu hastamızı tedavi altına aldık. Hala tedavisi çocuk yoğun bakım servisimizde sürmekte. Bununla beraber birçok bize menenjit şüpheli vakalar bize gönderilmesine rağmen tespit ettiğimiz başka bir menenjit vakası mevcut değil. Şu anda Zonguldak ve çevresinde bir salgından bahsetmek çok doğru değil. O yüzden velilerin, halkımızın menenjit salgını varmış gibi korkmalarına endişe etmelerine çok gerek yok. Şu anda münferit tek bir vaka mevcut. Bu vaka da tedavisi sürüyor."
Belirtiler ve tanı: "Belden su alınması şart"
Prof. Dr. Pişkin, menenjitin ölümcül olabildiğini ve kalıcı sekeller bırakabileceğini vurguladı. Kesin tanı için ailelerin ve hastaların çekinebildiği ancak gerekli olan belden su alınması işleminin şart olduğunu belirtti:
"Menenjitten çok korktuğumuz bir hastalık. Ölümcül seyredebiliyor. Çeşitli sekeller bırakabiliyor. Sağırlık, zeka geriliği yapabiliyor o yüzden bizim her zaman çekindiğimiz ve korktuğumuz bir hastalık. Aslında ülkemizde menenjit yapan üç tane ana mikrop var. Bu üç ana mikrobun iki tanesinde devlet tarafından aşı yapıldığı için artık bunları hemen hemen hiç görmüyoruz. Meningokok dediğimiz diğer mikroba karşı ülkemizde rutin aşılama programı içerisinde yer almadığı için vakalar görülebilmekte. Bu mikrobun da bir aşısı mevcut. Ülkemizde bu aşıyı vatandaşlarımız özel olarak temin edebiliyorlar. Menenjit bizim beynimizi tutan bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Merak edebilirsiniz bu hastalığı nasıl anlayacağız, baş ağrısı, bulantı kusma ve ateş üçlüsü bir arada olduğunda bu hastalığı aklımıza getirmemiz lazım. Doktorlar tarafından mutlaka çocuğumuzun değerlendirilmesi gerekiyor. Eğer beraberinde bu üçlü bulgularla beraber döküntü ve bilincinde değişiklik oluyorsa çocukların menenjitten çok fazla şüphelenmek gerekiyor. Mutlaka bunun tanısını koymak için belinden su almak gerekiyor. Bazen hastalarımız belinden su aldırmak istemiyorlar. Ama bu tanıyı koymak için şart ve herhangi belirgin bir sıkıntı oluşturan durum değil. O yüzden menenjit şüphesi olan vakaların hızlıca doktora başvurmalarında ve doktor muayenesinde geçmelerinde fayda var."
Bulaşma özellikleri ve koruyucu önlemler
Pişkin, menenjitin koronavirüs gibi hızla yayılmadığını; bulaşma için genellikle daha uzun süreli ve yakın temas gerektiğini, ergenlik döneminde taşıyıcılığın daha yüksek olduğunu belirtti. Vakada tespit edilen yakın temaslılara koruyucu antibiyotik verildiğini, bunun topluma genel uygulama şeklinde bir öneri olmadığını vurguladı:
"Zaten eğer yakın temaslı olmadığınız müddetçe menenjit vakasıyla sizin menenjit olma ihtimaliniz çok düşük. Özellikle adolesan ve ergen gruptan daha çok korkuyoruz. Bu yaş grubunda meningokok mikrobunun taşıyıcılığı çok daha fazla gözüküyor. ... Salgın yaptığı zaman özellikle aynı sınıfta, aynı evde uzun süre çok beraber yaşayan insanlarda bulaş görülüyor. Öksürmekle, hapşırmakla, sekresyonlarla bulaşabilen bir hastalık ama bir influenza, bir covid gibi çok çabuk bulaşabilen bir hastalık değil. Daha uzun süreli temaslar lazım. Eğer menenjit vakası tespit ettiğimizde yakın temaslıların menenjit olmalarını engellemek için o kişilere antibiyotik tedavisi öneriyoruz. ... Asıl bunun koruyucu kısmı aşılar."
Aşılama önerileri
Uzman, şu an salgın durumu olmadığından daha önce bebeklik aşılarını yaptırmış olanların yeniden aşılanmasına gerek olmadığını söyledi. Ancak 12-18 yaş aralığındaki ergenlerin, daha önce aşılanmadılarsa, meningokok aşısı açısından değerlendirilmesinin faydalı olabileceğini belirtti:
"Bu dönemde tabi böyle menenjit vakaları görüldüğünde hemen bütün halkımızın anne babaların aklına çocuğuma aşı yaptırayım diye sorular geliyor. ... Öncelikle salgın durumları dışında herhangi bir salgın sıkıntı olmadığında daha önce bebeklik çağında bu menenjit menigokok aşılarını yaptıranların tekrar aşılarını yaptıranların tekrar aşı olmasına çok gerek yok. Ama eğer bir salgın durumunda ki bizde şu anda salgın yok. Bir salgın durumunda daha önce aşı olanların tek doz hatırlatma dozları yapılabilir. Bunun dışında özellikle adolesan ve ergenlik dönemlerinde özellikle 12-18 yaş grup aralığında çocuklar daha riskli ve bu hastalıklara yakalanma ihtimali daha fazla. Özellikle ergenlerin daha önce aşılanmadıysa aşılanmalarında fayda var."
Valilikten son bilgi
Zonguldak Valiliği, 8 Nisan başvurusuna ilişkin bilgilendirmede öğrencinin tedavisinin sürdüğünü, yakın temaslı öğrenci, öğretmen, kantin çalışanları ve aile bireylerine koruyucu tedavi uygulandığını, basında yer alan haberlerin hassasiyetle takip edildiğini ve "İkinci bir menenjit şüpheli vaka tespit edilmemiştir" ifadesiyle kamuoyundaki paniğin yersiz olduğunu bildirdi.
Tek bir vaka bütün kenti ayağa kaldırdı