Zehriban Emül: Kapalı Türk düğümüyle yarım asırlık geleneği sürdürüyor
Ustalığın kökeni ve üretim süreci
Zehriban Emül, geleneksel Türk el sanatlarından Yağcı Bedir halı dokumacılığının tanınan temsilcilerinden. Zanaatı çocukluğunda annesinden öğrenen usta, Kapalı Türk düğümü tekniğiyle ördüğü halıları yarım asırdır büyük bir özenle üretiyor. Emül’ün sözlerine göre, dokunan ürünler yıllar geçtikçe değer kazanıyor ve kullanıldıkça adeta antika niteliği kazanarak sonraki kuşaklara miras kalıyor.
Usta dokumacının anlatımı, mesleğin yalnızca teknik bir uğraş olmadığını; malzeme seçimi, düğüm sıklığı, renk uyumu ve motif yorumuyla birlikte bir kültürel hafıza taşıdığını gösteriyor. Ayrıca Emül, dokuma sırasında kullanılan kirkit sesinin hafızasında derin bir yer tuttuğunu belirtiyor; bu ses onun için hem işaret hem de ritüel niteliği taşıyor.
Eğitim, aktarım ve geleceğe yönelik beklentiler
Mesleğine olan bağlılığını eğitimle de pekiştiren Emül, yaklaşık 30 yıl süreyle halk eğitim merkezlerinde eğitmenlik yaptı ve yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Şu an 51 yaşında olan usta, son 6 yıldır tüm enerjisini tezgah başında üretime veriyor. Bu dönemde hem üretim yoğunlaştı hem de geleneksel tekniklerin korunmasına yönelik pratik bilgiler aktarılmaya devam edildi.
Emül, geleneksel el sanatlarının sürdürülebilirliği için eğitimin önemine vurgu yapıyor. Okullarda ve kurslarda gençlere tezgahın tanıtılması gerektiğini savunuyor; çocukların sanatla buluşmasının ruhsal gelişime katkıda bulunacağını belirtiyor. Usta, "Kirkit sesinin herkesin kulağında güzel bir müzik gibi çınlamasını ve bu kadim mesleğin aydınlık yarınlara taşınmasını gönülden istiyorum" diyerek, gençlerin tezgaha oturmasının önemini özetliyor.
Zehriban Emül’ün çalışmaları, Yağcı Bedir geleneğinin somut bir örneğini sunarken, aynı zamanda zanaatin ve eğitimin bir arada yürütülmesinin kültürel mirasın korunmasındaki rolünü de gözler önüne seriyor.
GELENEKSEL TÜRK EL SANATLARINDAN YAĞCI BEDİR HALI DOKUMACILIĞININ ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİNDEN ZEHRİBAN EMÜL, ÇOCUKLUK YILLARINDA ANNESİNDEN ÖĞRENDİĞİ ZANAATI YARIM ASIRDIR BÜYÜK BİR SEVGİYLE SÜRDÜRÜYOR.