bursa'dan çıkan örnek hikâye:
Bursa'da yaşayan ve doğuştan yüzde 94 engelli olan Yücehan Kermen, spina bifida ve skolyozla geçirdiği çocukluk yıllarına rağmen eğitim hedefinden vazgeçmedi. Hastanelerde geçen uzun dönemlere karşın okuldan kopmayan Kermen, 2023 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) yaklaşık 2,5 milyon aday arasından Türkiye 70'incisi olarak dikkatleri üzerine çekti.
çocukluk, tedaviler ve eğitimin önceliği:
İlkokulun ilk yıllarında düzenli okula devam edemeyen Yücehan, dördüncü sınıftan itibaren akademik hedeflerini belirledi. Fiziksel bazı kısıtlarını eksiklik olarak görmek yerine, yapabildiklerine yoğunlaşarak geliştiğini anlatıyor. Çocukluğunun büyük bölümünü hastanede geçirmiş olmasına rağmen eğitimine ara vermedi; öğretmenleri ve arkadaşlarının desteği bu süreçte belirleyici oldu. Yücehan, fiziksel anlamda yetemediği alanlarda arkadaşları ve öğretmenlerinin yardımının hem motivasyon hem de güç kaynağı olduğunu vurguluyor.
ameliyatı ertelemek ve hedefe odaklanmak:
Lise yıllarında üniversite sınavında derece yapma hedefi netleşince doktorlarıyla görüşen Kermen, ameliyatının acil olmadığı bilgisi üzerine operasyonu askıya alıp hazırlıklara yoğunlaştı. Dokuzuncu sınıftan itibaren dersleri sınıfta dinledi, anlamadığı konuları sormaktan çekinmedi ve sistemli bir çalışma düzeni kurdu. Bu kararıyla ilgili olarak Yücehan, 'Ameliyatımı erteleyip hedefime odaklandım' ifadesini kullandı.
çalışma disiplini, sosyal hayat ve destek ağları:
Sınav hazırlık sürecinde sosyal medya kullanımını büyük ölçüde azaltan Yücehan, bunun sosyal hayatını tamamen terk etmek anlamına gelmediğini anlatıyor. Evde kendine hobiler edindi, bir kediyle vakit geçiriyor, kuzeniyle zaman buluyor ve zeka küpleri çözüyor. Keman çalmak gibi küçük yaşlardan beri istediği ama fiziksel durumu nedeniyle yapamadığı tutkularının yerine, sahip olduğu imkânları avantaja çevirdiğini belirtiyor.
Yücehan, başarısının arkasında ailesinin, öğretmenlerinin ve arkadaşlarının büyük payı olduğunu söylüyor. Ayrıca sınav sürecinde adını bile bilmediği kişilerden gelen kitap desteğini unutmayarak onlara teşekkür etti ve bu yardımın motivasyonunu artırdığını belirtti.
aile desteği ve anne perspektifi:
Anne Pembe Kermen, oğlunun başarısını yıllar süren emeğin ve sabrın karşılığı olarak değerlendiriyor. Pembe Hanım, 'Hiçbir zaman "Yapamazsın" demedim, sadece yanında durdum' diyerek yaklaşımını özetliyor. Oğlunun çocukluğundan itibaren kendisine verdiği özgürlüğü ve saygıyı sık sık hatırlatan anne, Yücehan'ın kendi kurallarını koymasını teşvik ettiğini belirtiyor.
Anne Kermen, Yücehan'ın günde 13-14 saat çalışma disiplini oluşturduğunu, son bir ayda odasında yanında oturarak destek verdiğini ve sınav sonucunu öğrendiklerinde sevinçten ağladıklarını aktarıyor: 'Sonucu öğrendiğimizde apartmanı inleten bir "70" çığlığı duydum.'
gelecek hedefleri ve mesajı:
Başarısını sadece dereceyle ölçmek istemeyen Yücehan, esas mesajının 'bu 70'inciliğe nasıl ulaştığı' olduğunu söylüyor. Doğru şartlar sağlandığında her bireyin başarabileceğine inandığını ifade ederken, disiplin ve istikrarın önemine dikkat çekiyor. Gelecekte matematik alanında çalışmak, matematikçi olmak ve ülkesini temsil etmek istediğini belirtiyor.
Yücehan'ın hikâyesi, fiziksel engelliliğe rağmen hedefe odaklanma, aile ve çevre desteğinin önemini ve bireysel disiplinin sonuç doğurabileceğini gösteren ilham verici bir örnek olarak öne çıkıyor.
YÜCEHAN KERMEN VE ANNESİ