Yukarı Çulhalı'nın Nalbant Yaylalarına Göçü: Gelir, Gelenek ve Günlük Yaşam
Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesine bağlı Yukarı Çulhalı köyü sakinleri, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte 2 bin 100 rakımlı Nalbant Yaylalarına göç etmeye başladı. Sarıçam ormanlarıyla çevrili bu alan, yaz aylarında köylüler için hem üretim alanı hem de kültürel mirasın yaşatıldığı bir yaşam ortamı oluyor.
Göç ve üretim
Yukarı Çulhalı halkı her yıl haziran ayının başında hayvanlarını alarak yaylalara çıkıyor ve Eylül ayına kadar burada kalıyor. Yaklaşık üç ay süren yayla dönemi boyunca üretilen süt, peynir, tereyağı ve bal hem günlük geçimi sağlıyor hem de kışlık ihtiyaçları karşılıyor. Akdağmadeni, Yozgat’ın en geniş orman varlığına sahip ilçelerinden biri olarak bu üretim döngüsüne doğal bir zemin sunuyor.
'Biz burada dedelerimizin sürdürdüğü törelerimizi devam ettiriyoruz. Geçimimiz hayvancılık, peynirimiz var, tereyağımız var, sütümüz var. Onlardan geçim sağlıyoruz. Dedelerimizin bize bıraktığı hizmetleri biz devam ettiriyoruz,' diyor Nizam Öcal, yaylacılık geleneğinin sürekliliğine vurgu yaparak.
Günlük yaşam ve lojistik
Yayla yaşamı yoğun emek ve düzen gerektiriyor. Aileler genellikle '6. ayın 1’i, 5. ayın 20’si' dönemlerinde yaylaya çıkıyor; burada hayvanların sağımı, sütlerin mayalanması ve peynir üretimi günlük rutinin merkezi. Perşembe günleri Akdağmadeni pazarında üretilenler satılıyor ve aile gelirine katkı sağlanıyor. Mehmet Turgut, 'En az 60 hane yayladayız şu anda. Üç tane yaylamız var' diyerek bölgedeki katılıma işaret ediyor.
Günlük yaşamın ayrıntılarını paylaşan Kemal İbiş, Şirinyayla’da bulunan 11 hanenin sabah erken saatlerde başlayan ve akşam süren bakım, sağım ve buzağı emzirme düzenini anlatıyor: 'Sabah 5’te kalkıyoruz... Saat 6.30 - 7.00 gibi hayvanlarımızı dışarı çıkarıyoruz. Akşam 4 - 5 gibi hayvanlarımız geri geliyor. Biraz rahat, biraz çile.' Elektrik son 15 yılda yayılarken, ulaşım ve telefon sorunları halen gündemdeki zorluklar arasında bulunuyor.
Gelenek, nesiller ve sürdürülebilirlik
Yayla kültürü küçük yaşlardan itibaren aktarılıyor. 10 yaşındaki Kemal İbiş 'Okuldan geldim. Buralarda duruyorum ailemle. Burada ailemize yardımcı oluyoruz. İneklere bakıyoruz.' sözleriyle bu aktarımın pratik boyutunu özetliyor. Nalbant Yaylalarında yaklaşık 60 hanenin bir arada yürüttüğü hayvancılık faaliyetleri yalnızca ekonomik bir uğraş değil, aynı zamanda yüzlerce yıllık bir kültürün korunması anlamına geliyor.
Yukarı Çulhalı sakinlerinin deneyimi, yaylacılığın yerel ekonomiye doğrudan katkısını, günlük yaşamın zorluklarını ve kültürel sürekliliğin önemini ortaya koyuyor. Üretimin mevsimsel yapısı, aile emeğine dayalı organizasyon ve mevcut altyapı sorunları, bölgenin hem kısa dönemli geçim kaynaklarını hem de uzun vadeli sürdürülebilirliğini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
YOZGAT'IN AKDAĞMADENİ İLÇESİNE BAĞLI YUKARI ÇULHALI KÖYÜ SAKİNLERİ, YAZ MEVSİMİNİN GELMESİYLE BİRLİKTE 2 BİN 100 RAKIMLI NALBANT YAYLALARINA GÖÇ ETMEYE BAŞLADI.