Cevdet Yılmaz, Astana'daki 14. Dönem KEK Toplantısında Stratejiyi Paylaştı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov ile Astana'da düzenlenen Türkiye-Kazakistan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 14. Dönem Toplantısına katıldı. Yılmaz, toplantının yalnızca teknik bir gözden geçirme platformu olmadığını; geleceğin ticari ve ekonomik yol haritasını şekillendiren stratejik bir istişare zemini olduğunu belirtti.
Orta Koridorun Önemi ve Bölgesel Rolü
Yılmaz, küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve alternatif güzergahlardaki kapasite ve öngörülebilirlik sorunlarına dikkat çekerek Orta Koridorun artık bir alternatif değil, zorunlu bir tercih haline geldiğini söyledi. Bu güzergahın merkezinde Türkiye ile Kazakistan bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, Orta Koridorun Avrasya için taşıyıcı bir hat olduğunu ve bu hattın sağlamlığının ortak refahın kalıcılığını belirleyeceğini ifade etti.
Ticaret ve Büyüme Hedefleri
Yılmaz, küresel ekonomik dönüşüm ve artan jeopolitik risklere rağmen Türkiye ekonomisinin 22 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü ve 2025'te yüzde 3,6 büyüyerek 1,6 trilyon dolarlık büyüklüğe, kişi başı gelirin 18 bin doların üzerine çıktığını belirtti. Kazakistan için de 2025'te yüzde 6,5 büyüme ve 306 milyar dolar ekonomik büyüklük rakamlarına dikkat çekti.
Kazakistan ile ikili ticaretin 2025'te 10 milyar dolar seviyesinde rekor tazelediğini hatırlatan Yılmaz, iki ülkenin hedefinin 15 milyar dolarlık ticaret hacmine bir an önce ulaşmak olduğunu ve bu hedefe ulaşmak için gümrük ve lojistik süreçlerinin hızlandırılmasının öncelikli olması gerektiğini söyledi.
Yatırımlar, Finans ve Teknoloji İş Birliği
Yılmaz, 2026 itibarıyla Kazakistan'da yaklaşık 5 bin 500 Türk firmasının yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırımının bulunduğunu belirterek, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca İstanbul Finans Merkezi ve 2025'te kurulan Fintech Zone gibi yapılar üzerinden Kazak firmalarının teşvik edilmesi çağrısında bulundu.
Eş güdümlü Enerji Politikası
Enerji iş birliğinin bölgesel istikrara ve arz güvenliğine katkı sağlayacak temel bir alan olduğunu ifade eden Yılmaz, BOTAŞ, TPAO ve TPIC aracılığıyla Kazakistan'da ortaya çıkabilecek yeni arama, üretim, taşıma ve altyapı fırsatlarının değerlendirilmeye açık olduğunu söyledi. Ayrıca Kazak ham petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan üzerinden sevkiyatı için gerekli teknik ve operasyonel desteğe hazır ve istekli olduklarını belirtti.
Eğitim, Kültür ve Kurumsal İş Birliği
Yılmaz, iki ülke ilişkilerinin kalıcılığının insan yetiştirmekle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Bugüne kadar binlerce Kazak öğrenciye burs sağlandığını ve yaklaşık 13 bin Kazak öğrencinin Türkiye'de eğitim gördüğünü belirterek, Kazakistan'daki Türk okullarına ilişkin Protokol müzakerelerinin somut sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti. Türkiye Maarif Vakfı'nın Astana ve Almatı'daki eğitim faaliyetleri de iki toplum arasındaki bağların sürekliliğini destekleyecek unsurlar olarak öne çıkarıldı.
Kültürel Altyapının Tamamlanması
Yılmaz, Astana Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ve Ahmet Yesevi Çilehane Müzesi gibi kültürel projelerin hukuki ve idari altyapılarının tamamlanmasının iki ülke insanlarını birbirine daha da yaklaştıracağını belirtti.
Eylem Planı ve Takip Mekanizmaları
Yılmaz, 2024'te imzalanan 90 maddelik Eylem Planı'nın yüzde 47'sinin hayata geçirildiğini ve bu oranın ilişkilerin potansiyelinin gerisinde kaldığını söyleyerek kurumlara daha hızlı ve sonuç odaklı çalışma çağrısı yaptı. Toplantı sonunda 14. Dönem KEK Protokolü ile birlikte 67 maddelik yeni eylem planı imzalandı ve ticaretten yatırıma, ulaştırmadan enerjiye, eğitimden tarıma kadar alanlarda somut adımlar atılması hedeflendi.
Toplantı, iki ülkenin stratejik ortaklığını pekiştirme ve ortak projeleri hızlandırma niyetiyle tamamlandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye-Kazakistan Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısında, "Küresel tedarik zincirleri bugün çok derin bir kırılma geçiriyor. Kuzey koridoru jeopolitik gerilimler nedeniyle öngörülemez hale geldi. Güney güzergahı ise kapasitesinin sınırlarını zorluyor. Bu tablo, Orta Koridoru bir alternatif değil, zorunlu bir tercih haline getirmiştir ve bu güzergahın merkezinde Türkiye ile Kazakistan yer almaktadır" dedi.