Dış politika ve Filistin vurgusu:
Elazığ'da AK Parti teşkilatıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler'deki mesajına atıfta bulunarak dış politikadaki duruşu değerlendirdi. Yılmaz, Gazze'deki gelişmeler ve Filistin meselesine ilişkin olarak, bazı aktörlerin işledikleri suçları örtbas etmek amacıyla Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanını hedef aldıklarını söyledi. Konuşmasında, uluslararası mahkemelerde soykırım iddiasıyla gündeme gelen isimlere atıf yaparak, 'Netanyahu hükümetinin kalkıp da Cumhurbaşkanımıza, Türkiye Cumhuriyeti'ne laf söylemesinin hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur' ifadelerini kullandı.
Yılmaz, iç siyasette sıkışmış bazı çevrelerin bu tür söylemlerle gündemi değiştirmeye çalıştığını ancak bunun beyhude olduğunu; Türkiye'nin zalimlerin karşısında, mazlumların yanında olma tutumunu sürdüreceğini belirtti. Ayrıca Türkiye'nin dış politikada iki devletli çözümü savunmaya devam edeceğini vurguladı.
'Dünya beşten büyüktür' ve Türkiye'nin rolü:
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel diplomasideki liderliğine dikkat çeken Yılmaz, 'Dünya beşten büyüktür' söyleminin sadece BM reformu değil, daha adaletli bir dünya arayışının ifadesi olduğunu söyledi. Yılmaz, Türkiye'nin tarihi birikimiyle daha adaletli bir düzen için çaba gösterdiğini, bölgesel istikrarı güçlendirmek için hem savunma gücünü artırdıklarını hem de barışçıl diplomasi ile çözüm aradıklarını anlattı. 'Etrafımız bir ateş çemberi ama Türkiye bir istikrar limanıdır' diyerek ülkenin bölgesel aktörlüğüne vurgu yaptı.
Ekonomi performansı ve hedefler:
Yılmaz, konuşmasının ekonomi bölümünde 2002'den bu yana kaydedilen dönüşümü rakamlarla anlattı. 2002'de milli gelir büyüklüğünün 238-239 milyar dolar civarında olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu yıl sonunda milli gelirin 1.8 trilyon dolar seviyesine ulaşmasının hedeflendiğini söyledi. İhracat rakamlarına değinerek mal ihracatının 280 milyar doları aştığını ve hizmet ihracatının 125 milyar dolar seviyesine geldiğini; toplamda ihracatın 405 milyar dolar civarında olduğunu belirtti.
Bu ekonomik performans sayesinde Türkiye'nin satın alma gücü paritesi ile 11. büyük, nominal olarak ise 16. büyük ekonomi konumunda olduğunu aktaran Yılmaz, enflasyonun öncelikli mesele olduğunu ve bunun aşama aşama düşürüldüğünü söyledi.
Savunma sanayi, diplomasi ve altyapı adımları:
Yılmaz, savunma sanayisinin güçlendirilmesine ilişkin gelişmelere de değindi. Türkiye'nin savunma sanayinde dünyada söz sahibi ülkelerden biri haline geldiğini, geçen sene 10 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştirildiğini ve bu alanda önemli bir konuma ulaşıldığını ifade etti. Bunun yanında Türkiye'nin dünyanın en fazla diplomatik misyonu olan beş ülkesinden biri olduğunu söyleyerek Somali'den Katar'a, Kafkaslar'dan Libya'ya, Suriye'den Irak'a kadar geniş bir coğrafyada istikrar için çalışıldığını anlattı. Yılmaz, ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşan Mekke İttifakı Anlaşması'nın caydırıcılığı artıran önemli bir adım olduğunu belirtti.
Vesayetle mücadele ve yeni anayasa hedefi:
Konuşmasında AK Parti'nin son 23-24 yıldaki hizmetlerini sıralayan Yılmaz, sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik alanlarında yapılan dönüşümleri ön plana çıkardı. OECD PISA sınavlarında Türkiye'nin üç alanda da puanını artıran nadir ülkelerden biri olduğunu, sağlık sisteminin uluslararası çekicilik sağladığını ve Elazığ'da temelini atılan 800 yataklı modern hastanenin bu yatırımların örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Yılmaz, AK Parti'nin vesayetçi yapıların tasfiyesinde önemli rol oynadığını, bugün Türkiye'de sivil iradenin hâkim olduğunu ve geçmişteki yasakların kaldırıldığını ifade etti. Kimlik siyasetine karşı olduklarını ancak bireylerin etnik ve mezhebi kimliklerini rahatça yaşayabilmesinin önemine dikkat çekti. Son olarak, Türkiye'yi 'darbe anayasası ayıbından' kurtarmak için daha geniş bir konsensüs gerektiğini; Meclis'te ve toplumda iktidar ve muhalefetle uzlaşma sağlanırsa daha sivil ve güncel ihtiyaçlara cevap veren yeni bir anayasanın hazırlanacağını söyledi.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ: “ NETANYAHU HÜKÜMETİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE LAF SÖYLEMESİNİN HİÇBİR KIYMETİHARBİYESİ YOKTUR"