Yıllarca süren arayışın sonu: 18 mezarın içinden çıkan evlat

17 Ağustos 1999'da kaybolan oğlunu bulmak için 4 yıl boyunca hastane, emniyet ve morgları dolaşan Emine Cebeci, mahkeme kararıyla açılan 18 mezarın birinden evladına ulaştı.

Yayın Tarihi: 16.08.2026 09:38
Güncelleme Tarihi: 16.08.2026 10:02

Yıllarca süren arayışın sonu: 18 mezarın içinden çıkan evlat

depremin ilk saatleri ve enkaz altında kalan diyaloglar:

Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin ardından yaşananlar, geride kalan ailelerin yaşamlarında silinmez izler bıraktı. O gece evinde oğluyla enkaz altında kalan 70 yaşındaki Emine Cebeci, yaklaşık 16 saat sonra yaralı olarak kurtarıldı. Oğlu Serkan ise enkazdan 13. saatte çıkarılarak hastaneye sevk edildi, ancak sevkin ardından kendisinden haber alınamadı.

Enkaz altındaki konuşmalar ve bekleyiş, Cebeci'nin hafızasında canlı kaldı. Oğlunun 'kurtaramayacaklar bizi, kimse yok' dediğini, helalleşmeyi düşündüğünü aktaran Cebeci, karşısındakine cesaret vermeye çalıştığını söyledi. Bu anlar, deprem gecesinin yaşattığı çaresizliğin örnekleri arasında kaldı.

tedavi süreci ve arayışın başlangıcı:

Enkazdan çıkarıldıktan sonra Cebeci, ağır yaralı bulundu; tedavi sürecinde toplam 14 kez ameliyat oldu. Fakat asıl mücadele, kaybolan oğlunu bulma çabasıyla başladı. Gölcük'ün yerle bir olduğunu gördüğünde aklı yalnızca evladındaydı ve onu kaybettiği yerde aramaya karar verdi.

Gittiği yerlerde, duvarlara asılmış kayıp fotoğraflarıyla karşılaştı. Askeriyeden kendisine 18 kişilik bir kimsesiz gömme yapıldığını ve fotoğrafların ellerinde olduğunu söylediklerini belirten Cebeci, fotoğraflarda oğlunu göremeyince mezarların açılmasını talep etme fikrini güçlendirdi.

hukuk mücadelesi ve mezarların açılması:

Cebeci, diğer kayıp aileleriyle birlikte uzun süren bir hukuki mücadele başlattı. Mahkeme süreçleri zorluklarla doluydu; davaların iptal edilmesi, üst mahkemelere başvurular ve süreçlerin uzaması gibi engellerle karşılaştı. Tüm bu çabalar sonucunda Cebeci'nin takibi devam etti ve mahkeme kararıyla 18 mezarın açılması sağlandı.

Bu süreç Cebeci için yalnızca hukuk mücadelesi değil, aynı zamanda umutların ve belirsizliklerin yorucu bir sınavıydı. Kendisi, mezarları açtırma isteğini 'benim oğlum çıkacak diye değil, başka kayıpların bulunması için' olduğunu ifade etti. Ancak 4 yıl sonra açılan mezarlardan birinden oğlunun cenazesine ulaştı.

buluşun ardından geride kalanlar:

Oğlunun bulunması, Cebeci için hem bir teselli hem de taze bir acı anlamına geldi. Evladını sağ olarak gönderdiğini, bu nedenle ölümü kabul etmenin çok zor olduğunu anlattı. Bulduğu cenaze, yıllarca süren arayışın ve mücadelenin somut sonucu olsa da Cebeci o günü kalbinde ilk günkü gibi taşıdığını belirtti.

Cebeci, kaybın ardından sokak sokak, şehir şehir dolaştığını, her arabanın içine baktığını, Bakırköy'e kadar akıl hastanelerini aradığını ve fotoğrafını yurt dışına gönderdiğini söyledi. Bu çabalar, kayıp ailelerinin umudunu korumaya yönelik uzun soluklu ve ısrarlı arayışların örneğini oluşturuyor.

27 yıl sonra bile deprem gecesinin anıları ve ardından gelen arayışlar, Emine Cebeci'nin sözlerinde canlılığını koruyor. Kocaeli, Gölcük ve 17 Ağustos 1999 tarihleri, onun hayatında milattan önce ve milattan sonra ayrımına dönüştü; kaybetme, arama ve nihayetinde bulma hikayesi, toplumun depremle yüzleşmesinde tekil bir örnek olarak kaldı.

KOCAELİ'DE 17 AĞUSTOS 1999 MARMARA DEPREMİ'NDE ENKAZDAN ÇIKARILDIKTAN SONRA KAYBOLAN OĞLUNU BULMAK...

KOCAELİ'DE 17 AĞUSTOS 1999 MARMARA DEPREMİ'NDE ENKAZDAN ÇIKARILDIKTAN SONRA KAYBOLAN OĞLUNU BULMAK İÇİN 4 YIL BOYUNCA EMNİYET, HASTANE VE MORGLARI DOLAŞAN 70 YAŞINDAKİ EMİNE CEBECİ, MAHKEME KARARIYLA AÇTIRDIĞI 18 MEZARIN BİRİNDE EVLADININ CENAZESİNE ULAŞMASININ ACISINI İLK GÜNKÜ GİBİ KALBİNDE TAŞIYOR.

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.