Yıllar sonra gelen hesap: 28 Şubat'ın yargı serüveni
Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat sürecinin üzerinden 29 yıl geçti. Dönemin komutanlarının "Bin yıl sürecek" söylemiyle hatırlanan darbe sürecine ilişkin soruşturmalar, darbeyi gerçekleştiren veya destekleyen asker ve bürokratların yargılanmasıyla uzun ve çalkantılı bir hukuk dönemine dönüştü.
Soruşturmanın başlangıcı ve ilk dava:
Soruşturma safhası, darbeden yıllar sonra 12 Nisan 2012 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan operasyonlarla fiilen açıldı. Hazırlanan iddianameyle toplam 103 sanık hakkında dava açıldı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaklaşık yedi yıl süren yargılamanın ardından mahkeme, 13 Nisan 2018'de kararını verdi.
Mahkeme kararında, on binlerce kişinin özgürlüklerine neden olduğu ve ekonomide büyük zararlar verdiği belirtilen eylemler sonucunda 21 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, bu cezalar iyi hal indirimiyle müebbet hapse çevrilmesine hükmedildi. Mahkeme ayrıca 68 sanığın beraatine, 4 sanık hakkında davanın ölüm nedeniyle düşmesine ve 10 sanık yönünden dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verdi. Kararda mahkum olan askerler için rütbe sökme kararı da yer aldı.
Kararlar gereği, karar duruşmasında yaş ve sağlık durumları dikkate alınarak tutuklama uygulanmaması, sanıklar için adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı konulması gibi tedbirler getirildi. Bu kapsamda isimleri öne çıkanlar arasında dönemin etkin komutanları Çevik Bir, Çetin Doğan ve Erol Özkasnak gibi kişiler yer aldı.
Temyiz, rütbe sökme kararı ve uygulama:
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, 22 Haziran 2020'de ilk derece kararını hukuka uygun buldu. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise 9 Temmuz 2021'de bazı müebbet kararlarını onadı; aynı kararlarla bazı mahkumiyetleri bozdu ve zamanaşımı gerekçesiyle düşürülen hükümlere ilişkin hükümleri bozarak yeniden yargılama yolunu açtı.
Kesinleşen cezalar üzerine Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı bilgilendirildi; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunuun ilgili maddeleri uyarınca generallerin rütbelerinin sökülmesine karar verildi. Rütbe sökme işlemleri 9 Eylül 2021 itibarıyla uygulandı; aynı süreçte askeri üniformaların ve madalya taşıma haklarının geri alınması, TSK orduevleri ve sosyal tesislere giriş yasağı gibi idari yaptırımlar da hayata geçirildi.
Rütbeleri sökülen isimler arasında dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, Genelkurmay Harekât Başkanı Çetin Doğan, Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Çörekçi, MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç, Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Aydan Erol, Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Cevat Temel Özkaynak, Genelkurmay İstihbarat ve İKK Daire Başkanı Fevzi Türkeri, Genelkurmay Personel Başkanı Yıldırım Türker, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Çetin Saner, Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak, Jandarma Harekât Başkanı Hakkı Kılınç, İç Güvenlik Harekât Dairesi Plan Şube Müdürü İdris Koralp, İç Güvenlik Harekât Dairesi Başkanı Kenan Deniz ve Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Vural Avar yer aldı.
Rütbe sökme uygulaması ve devamındaki operasyonlarda bazı komutanlar orduevlerinde polis tarafından gözaltına alındı ve cezaevine gönderildi. Bu süreçte tutuklu bulunan emekli Korgeneral Vural Avar, Sincan Cezaevi'nde 20 Aralık 2022'de hayatını kaybetti.
Yargı sürecinin daha sonraki aşamalarında, sağlık ve yaş gerekçesiyle bazı hükümlüler için af niteliğinde kararlar çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan karar üzerine 17 Mayıs 2024 tarihinde, sürekli hastalık ve yaşlılık halleri gerekçesiyle 14 hükümlünün kalan cezaları kaldırıldı. Adli Tıp Kurumu raporlarına dayanılarak alınan bu karardan, aralarında Çevik Bir, Çetin Doğan, Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri, Yıldırım Türker, Cevat Temel Özkaynak ve Aydan Erol gibi isimler de yararlandı.
Yeniden yargılama süreci ve ikinci dalga kararlar:
Soruşturmanın ikinci ayağında devam eden davalar da sonuçlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu safhada 16 sanığın yargılanması sonucunda 6 Ekim 2025'te karar açıklandı. Aralarında eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Halil Kemal Gürüz ile emekli generaller Orhan Yöney ve Şükrü Sarıışık'ın bulunduğu 13 sanık, "darbe girişimine yardım" suçundan 18'er yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Bazı dosyalarda ise sanıkların vefatı nedeniyle davalar düştü; emekli Orgeneral Şevket Turan (Ağustos 2022), emekli Korgeneral İzzettin İyigün (Ekim 2022) ve emekli Korgeneral Kamuran Orhon (Kasım 2023) hakkındaki davalar bu gerekçeyle sona erdi.
Süreç boyunca verilen kararlar, uygulamadaki iniş çıkışlar ve sonraki af kararlarıyla 28 Şubat'ın hukuk safhası da tıpkı darbenin kendisi gibi çalkantılı bir dönemi yansıttı. Kararlar, yalnızca yargılama süreçlerini değil, binlerce kişinin yaşamına etki eden, başörtülü öğrencilerin üniversitelerden uzaklaştırılması gibi toplumsal sonuçları da gündeme taşıdı. Bugün birçok dönemin aktif komutanı kameralardan uzak, inziva hayatı sürdürürken, dava süreçleri Türkiye'nin hukuk ve toplumsal hafızasında derin izler bıraktı.
4 ŞUBAT 1997 SABAHI SİNCAN’DA TANKLARIN YÜRÜMESİ, 28 ŞUBAT SÜRECİNİN BAŞLANGICI KABUL EDİLMİŞTİ