11 yılın ardından gelen ikinci şans
Diyarbakır'da yaşayan 39 yaşındaki 4 çocuk babası Hanifi Caner, 2012'de Dicle Üniversitesi'nde yapılan ilk kadavradan böbrek naklinden sonra üç yıl boyunca böbrek fonksiyonlarını sürdürdü. Üçüncü yılda gelişen rejeksiyon nedeniyle böbreğini kaybeden Caner, 2015'ten itibaren yeniden diyaliz tedavisine başladı ve yaklaşık 11 yıl organ bekledi.
2026 yılında Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen ikinci kadavradan böbrek nakli ile Caner yeniden sağlığına kavuştu. Ameliyat sonrası durumu iyi olan hasta, iyileşme sürecinde sağlık ekiplerine ve bağışta bulunan aileye teşekkür etti.
Nakil operasyonları ve son iki haftadaki hareketlilik:
Hastane Organ Nakli Cerrahi Sorumlusu Dr. Nurettin Ay son iki hafta içinde 3 kadavradan böbrek nakli gerçekleştirdiklerini bildirdi. Bu üç hastadan birinin 8 yaşında bir çocuk olduğunu, diğer iki hastanın ise yaklaşık on yıldan uzun süredir diyaliz tedavisi gördüğünü belirten Dr. Ay, tüm hastaların şu anki sağlık durumlarının iyi olduğunu ifade etti.
Dr. Ay ayrıca beyin ölümü gerçekleşen hastaların yakınlarına yönelik çağrı yaptı: yoğun bakımda anestezi uzmanı ve hastane koordinatörü tarafından organ bağışı konusunda görüşme talep edildiğinde ailelerin bağış konusunda olumlu yaklaşmasını istedi. Dr. Ay, beyin ölümünün tıbben gerçek ölüm olduğunu, organların ancak belirli bir süre kullanılabilir durumda kaldığını ve bu sürede bağışlanmaları halinde organ bekleyen hastalara hayat verilebileceğini vurguladı.
Nakil sonrası takip, ilaç kullanımı ve bağış çağrısı:
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı İdris Oruç, nakilin ameliyatla sınırlı olmadığını; ameliyat sonrasında düzenli nefroloji ve organ nakli poliklinik kontrollerinin ile ilaçların düzenli kullanımının hayati önem taşıdığını anlattı. Oruç, ilaçların aksatılması halinde organ reddi, aşırı kullanımında ise toksisite riskinin ortaya çıkabileceğini ve böbrek değerlerinde yükselme görülebileceğini ifade etti.
Oruç, hastaların daha önce nakil olmuş olsalar bile yeniden Organ Nakli Koordinatörlüğüne başvurabileceklerini, ikinci nakillerin de gerçekleştirilebildiğini söyledi ve organ naklini "bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli miraslardan biridir" şeklinde tanımladı.
Caner ise ilk naklin 2012'de yapıldığını, üç yıl süren rejeksiyon sürecinin ardından 2015'te tekrar diyalize başladığını ve 2026'da yeniden nakil olduğunu anlattı. Kendi deneyimini aktarırken ailelere seslenerek: "Organlar toprak olacağına bir fidana, bir cana vesile olsun" dedi ve bağış çağrısı yaptı. Caner, hastanede kalış sürecinin kısa olduğunu, tedavide herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını belirterek doktorlara teşekkür etti.
Hastane yetkilileri ve hekimler, organ bağışının hem bekleyen hastalar için yeni bir yaşam şansı sunduğunu hem de kaybedilen yakınların anısını insanlara hayat vererek yaşatabileceğini vurgulamaya devam ediyor.
11 yıl diyaliz tedavisi gördü, ikinci kez kadavradan böbrek nakliyle hayata tutundu