Yeni Yılda Beslenmede Akışkanlık: Vücudu Dinleyerek Sürdürülebilir Beslenme

Beslenmede akışkanlık, katı kurallar yerine vücudun günlük ihtiyaçlarına göre esnek ve sürdürülebilir bir beslenme yaklaşımı öneriyor.

Yayın Tarihi: 23.01.2026 10:52
Güncelleme Tarihi: 23.01.2026 10:52

Yeni Yılda Beslenmede Akışkanlık: Vücudu Dinleyerek Sürdürülebilir Beslenme

Beslenmede akışkanlık nedir?

Yeni yılda beslenme trendleri katı yasaklardan uzaklaşıp daha esnek, bireye uyarlanabilir yaklaşımlara yöneliyor. Beslenmede akışkanlık, vücudu dinlemeyi öğrenmeyi ve kişinin kendi biyolojik ritmine uyum sağlamasını hedefliyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı bu yaklaşımı, her gün aynı saatte ve aynı porsiyonla değil; o günün ihtiyacına göre beslenmeyi şekillendirmek olarak tanımlıyor.

Katı diyetlerden esnek yaklaşıma geçiş

Geleneksel diyet modelleri sıklıkla "hep ya hiç" mantığıyla ilerleyerek yasaklar ve suçluluk duygusu yaratıyor. Bu döngü uzun vadede yeme ataklarına, metabolik yavaşlamaya ve psikolojik baskıya yol açabiliyor. Dyt. Merve Sena Nazlı, beslenmede akışkanlığın bu döngüyü kırmayı amaçladığını; vücudun enerji, iştah ve besin ihtiyacının gün içinde değişkenlik gösterdiğini vurguluyor.

Stresli geçen günler, uykusuzluk, yoğun iş temposu veya adet döngüsü gibi faktörler besin ihtiyacını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle spor yapılan günlerde daha yüksek enerji alımı, dinlenme günlerinde daha hafif öğünler veya stresli dönemlerde kan şekeri dengesini destekleyen seçimler akışkan beslenmenin doğal parçaları olarak kabul ediliyor.

Hormonal ve bağırsak sağlığının rolü

Yeni nesil beslenme yaklaşımlarında hormonal dengeler, bağırsak sağlığı, stres ve uyku düzeni iştah üzerinde belirleyici rol oynuyor. Örneğin yetersiz uyku leptin ve ghrelin hormonlarını etkileyerek iştahı artırabilir; kronik stres tatlı ve karbonhidrat isteğini tetikleyebilir; bağırsak dengesizlikleri ise sürekli yeme isteği oluşturabilir. Bu çerçevede beslenmede akışkanlık, beden zekâsını geliştirmeyi hedefliyor.

Dyt. Merve Sena Nazlı, 2026 yılında beslenme trendlerine göre mükemmel beslenme anlayışının yerini "yeterince beslenme" kavramına bıraktığını belirtiyor. Bu yaklaşım, sosyal hayatı ve keyif alınan gıdaları dışlamadan uzun vadeli dengeyi sağlamayı amaçlıyor.

Yeni yılda bırakılması gereken alışkanlıklar

Beslenmede akışkanlık, yeme davranışını kontrol etmek yerine anlamaya yönlendiriyor. "Bunu asla yememeliyim" yaklaşımı zamanla kontrolsüz yeme davranışlarını tetikleyebilir. Yasaklar yerine denge ve farkındalığın ön planda olması gerektiğini vurgulayan Dyt. Merve Sena Nazlı, tek bir öğün veya günün tüm süreci sabote ettiği inancının diyet-bozma döngüsünü güçlendirdiğini söylüyor.

Ayrıca günlük tartılmanın gereksiz stres yarattığını; ödem, hormonal dalgalanmalar ve sindirim durumunun günlük kiloyu etkilediğini belirterek, haftalık ve aynı şartlarda (aynı gün, aç karnına) tartılmanın daha doğru sonuç verdiğini öneriyor. Uzun süreli aç kalmanın metabolizmayı yavaşlattığı, kan şekeri dalgalanmalarına ve aşırı yeme ataklarına yol açtığı uyarısı da bu yaklaşımın temel vurgularından biri.

Fonksiyonel tıp perspektifiyle akışkan beslenme

Fonksiyonel tıp, beslenmeyi tek tip diyet listeleriyle değil; bireyin bağırsak sağlığı, hormon dengesi, kan şekeri yanıtı, stres düzeyi ve yaşam tarzı bağlamında ele alıyor. Bu yaklaşımda temel soru "ne yemeliyim" yerine "vücudum bu besinlere nasıl yanıt veriyor" olmalı diyor Dyt. Merve Sena Nazlı.

Akışkan ve kişiye özel beslenme modeli, bağırsak mikrobiyotasını desteklemeyi, kan şekeri dalgalanmalarını azaltmayı, hormonal dengeyi korumayı ve uzun vadeli metabolik sağlığı hedefliyor. Beslenmenin yalnızca tabaktaki yiyeceklerle sınırlı olmadığı; uyku, stres yönetimi ve günlük yaşam şartlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Önemli olan her öğünün kusursuz olması değil, genel dengenin korunması ve vücutla iş birliği yapılmasıdır.

Sonuç

Yeni yılda beslenme stratejisini yeniden şekillendirmek isteyenler için akışkanlık; katı kuralları terk ederek vücudun işaretlerine dayalı, sosyal hayatla uyumlu ve sürdürülebilir bir yaklaşım sunuyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı'nın ifadesiyle amaç, kısa vadeli kilo kaybı değil; sürdürülebilir sağlık, metabolik denge ve zihinsel rahatlık sağlamak olmalıdır.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYETETİK UZMANI DYT. MERVE SENA NAZLI, ‘‘BESLENMEDE AKIŞKANLIK...

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYETETİK UZMANI DYT. MERVE SENA NAZLI, ‘‘BESLENMEDE AKIŞKANLIK BU DÖNGÜYÜ KIRMAYI HEDEFLİYOR. VÜCUDU DİNLEMEYİ ÖĞRENMEK, BİREYİN KENDİ BİYOLOJİK RİTMİNE UYUM SAĞLAMASINA YARDIMCI OLUYOR. İNSAN VÜCUDU HER GÜN AYNI ENERJİYE, AYNI İŞTAHA VE AYNI BESİN İHTİYACINA SAHİP DEĞİLDİR. STRESLİ GEÇEN BİR GÜN, UYKUSUZ GEÇEN BİR GECE, YOĞUN BİR İŞ GÜNÜ YA DA ADET DÖNGÜSÜ GİBİ FAKTÖRLER BESİN İHTİYACINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR. BU NEDENLE SPOR YAPILAN GÜNLERDE DAHA YÜKSEK ENERJİ ALIMI, DİNLENME GÜNLERİNDE DAHA HAFİF ÖĞÜNLER, STRESLİ DÖNEMLERDE KAN ŞEKERİ DENGESİNİ DESTEKLEYEN BESLENME, AKIŞKAN BESLENMENİN DOĞAL BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜLÜYOR’’ DEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.