Yazın beslenme önerileri:
Memorial Dicle Hastanesi'nden Uzm. Diyetisyen Elif Aslan, Diyarbakır'da termometrelerin 40 dereceyi aştığı günlerde beslenme ve sıvı alımının önemine dikkat çekti. Aslan, sıcaklık arttıkça vücudun su ve mineral dengesinin korunmasının öncelikli olması gerektiğini belirtti ve bu dönemde yapılması gerekenlere ilişkin pratik öneriler paylaştı.
Sıvı ve mineral dengesine öncelik verin:
En büyük tehlike güneş değil, fark edilmeyen susuzluktur. Aslan, gün içinde yeterli su tüketiminin sağlanması gerektiğini, susamayı beklemeden su içilmesinin önemini vurguladı. Çocuklar için en uygun içeceğin asitli içecekler veya meyve suları değil, su olduğunu hatırlattı.
Terlemekten kaynaklanan kayıpların yağ yakımı değil, sıvı ve mineral kaybı olduğunu belirten Aslan, terle birlikte eksilen minerallerin yerine konmasının gerekliliğini söyledi. Ayrıca yazın serinlemek amacıyla tüketilen soğuk kremalı kahveler ve şekerli içeceklerin gizli kalori kaynağı olabileceği, sıvı kalorilerinin de kilo artışına yol açabileceği konusuna dikkat çekti.
Gıdalar ve hijyen kuralı:
Aslan, aşırı yağlı, kızartılmış ve ağır yemekler yerine zeytinyağlı, hafif ve dengeli öğünler tercih edilmesini önerdi. Özellikle açıkta satılan ya da uygun koşullarda saklanmayan besinlere karşı uyarıda bulundu; dilimlenmiş şekilde sokakta satılan meyvelerin de risk taşıyabileceğini belirtti.
Dondurmanın tamamen yasak olmadığını ancak porsiyon kontrolü ve tüketim sıklığının önemli olduğunu vurgulayan Aslan, yazın en riskli besinlerin çoğu zaman piknik ve açık büfe öğünleri olduğunu söyledi. Mayonezli salatalar, kremalı tatlılar ve uzun süre dışarıda bekleyen etlerin gıda zehirlenmesi açısından risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Karpuz ve peynirin yeri:
Aslan karpuz ve peynir ikilisini sadece geleneksel bir lezzet değil, aynı zamanda dengeli bir seçim olarak tanımladı; meyvenin yanında protein tüketmenin tokluk süresini uzattığını aktardı. Sıcak havalarda iştah azalmasının öğün atlamak anlamına gelmediğini, düzenli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilir olması gerektiğini belirtti.
Şerbetli tatlıların sınırlandırılması, mümkünse porsiyon kontrollü sütlü tatlıların tercih edilmesi, yağlı etler yerine yağsız etlerin seçilmesi ve kuyruk yağı gibi hayvansal kaynaklı yağların kısıtlanması önerileri arasında yer aldı. Terlemek yağ yakmak değil, sıvı kaybetmektir. uyarısını yineleyen Aslan, yürüyüşlerin sıcak saatler yerine serin havalarda ve yaklaşık 45 dakika olacak şekilde yapılmasının daha uygun olduğunu söyledi.
Son olarak Aslan, Diyarbakır yemeklerinin lezzetine değinerek bunun keyifle tüketilebileceğini ancak her zaman porsiyon kontrolüne dikkat edilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
UZM. DİYETİSYEN ELİF ASLAN