Olayın gelişimi:
Aydın'da yaşayan 28 yaşındaki ve iki çocuk annesi K.İ., yaklaşık 1,5 yıl önce Diyarbakır'daki ailesinden gelen kötü haberin ardından yasaklı madde kullandığı sırada güvenlik güçleri tarafından yakalandı. Olay sonrasında 2,5 yaşındaki oğlu devlet korumasına alındı; bir süre sonra çocuk koruyucu aileye verildi.
K.İ., sürecin ardından oğluna kavuşmak için başvurularda bulunduğunu, açtığı davayı kaybettiğini ve bugüne dek devam eden çabalarının sonuç vermediğini ifade etti. Annenin sözlerine göre yaptığını hatırladığı hatanın ardından yasal tedbirleri yerine getirdiğini ve iz sürdüğünü belirtiyor.
Anne'nin durumu ve talepleri:
K.İ. yaptığı açıklamada, "Bir kızım bir de oğlum vardı. Eşimden ayrıldığımız için 5 yaşındaki kızım babasında. Yaklaşık 1,5 yıl önce Diyarbakır’daki ailemden acı bir haber aldım. Bunun üzerine nefsime yenik düşerek bu üzüntü ile yasaklı madde aldım. Bu sırada polise yakalandım. Devlet tarafından da 2,5 yaşındaki oğlum koruma altına alındı" dedi.
Anne, ayrıca "19 haftalık süremi tamamladım. Ve sürekli test veriyorum, yasal süremi tamamladım ve yasaklı madde kullanmıyorum. Bunu her zaman ispatlayabilirim. Ancak çocuğumu o zaman yaptığım hatadan dolayı alamıyorum" diyerek yetkililerden yardım istedi.
Toplumsal uyarı ve sonuç:
K.İ. sözlerine son verirken diğer anne-babalara açık bir çağrı yaptı: "Benim gibi çocuğunuzu kaybetmek istemiyorsanız kesinlikle yasaklı maddelerden ve kötü alışkanlıklardan uzak durun." Bu uyarı, aile içi sorumluluk, madde bağımlılığıyla mücadele ve çocuk korunması bakımından dikkat çekici bir hatırlatma niteliği taşıyor.
Olay, hem bireysel düzeyde yaşanan pişmanlıkları hem de devlet korumasının çocuk güvenliğini sağlama mekanizmasını gösterirken, benzer risklerin önlenmesi için erken müdahale ve destek hizmetlerinin önemini vurguluyor. K.İ.'nin başvuruları ve yasal süreci devam ederken, anne kamuoyundan ve yetkili kurumlardan destek talep etmeye devam ediyor.
K.İ., OĞLUNA KAVUŞMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ