Adıyaman Barosu yeni adli yılı mesajını açıkladı:
Adıyaman Barosu Başkanı Bilal Doğan, 2026-2027 Adli Yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda adaletin yalnızca mahkeme salonlarında gerçekleşen bir mekanizma olmadığını; yurttaşların hukuka duyduğu güvenle anlam kazandığını belirtti. Doğan, yeni adli yılın sadece takvimde bir değişiklik olmadığını, yargıya duyulan güvenin yeniden ve güçlü biçimde tesis edilmesinin Türkiye için öncelikli bir mesele olduğunu vurguladı.
Yargı bağımsızlığı ve toplumun güvencesi:
Doğan, adaletin temel unsurlarını yargının bağımsız ve tarafsız olması, yurttaşın hakkını ararken kendisini güvende hissetmesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması olarak sıraladı. Bu bağlamda, 'Yargı bağımsızlığı bir ayrıcalık değil, toplumun tamamının güvencesidir.' ifadelerine yer verdi ve bağımsız olmayan bir yargının vatandaşın hakkını, özgürlüğünü ve mülkiyetini güvencesiz bırakacağını açıkladı.
Geciken adaletin sonuçları:
Yargı süreçlerinde yaşanan gecikmelere dikkat çeken Doğan, yıllarca süren davalar, sonuçlanmayan soruşturmalar ve uzun tutukluluk sürelerinin adalet duygusunu zayıflattığını belirtti. Doğan'a göre geciken adalet sadece kararın geç çıkması değil; bazen bireyin özgürlüğünden çalınan zaman, bazen de ailelerin yıllarca taşıdığı belirsizlik anlamına geliyor. Bu nedenle etkin, hızlı, bağımsız ve tarafsız bir yargının artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Doğan ayrıca, 2026-2027 adli yılına girilirken yargı camiasının karşılaştığı yapısal sorunlara işaret etti ve hukuki süreçlerin hızlandırılması için hem altyapı hem de insan kaynağı yatırımlarının önemine değindi.
Avukatların durumu ve savunma hakkı:
Başkan Doğan, avukatların ekonomik ve mesleki açıdan güçsüz bırakıldığını, avukatlara yönelik şiddetin arttığını ve CMK ile adli yardım hizmetlerinin sürdürülebilir olmaktan çıktığını söyledi. Bu koşullar altında adil yargılanma hakkının tam olarak gerçekleştirilemeyeceğine dikkat çekti ve 'Avukatın hakkını savunmak, yurttaşın savunma hakkını savunmaktır' diyerek savunma mesleğinin korunmasının toplumsal adalet için şart olduğunu belirtti.
Adıyaman Barosu olarak mesleğin onurunu, bağımsızlığını ve özgürlüğünü korumaya devam edeceklerini açıklayan Doğan, baronun bu ilkeler doğrultusunda tavrının net olduğunu ifade etti.
Deprem sonrası adalete erişim sorunu:
Doğan, Adıyaman özelinde adalet meselesinin deprem sonrası daha derin bir anlam kazandığını hatırlattı. 6 Şubat depremlerinin ardından kentin yeniden kurulma mücadelesinin sürdüğünü belirten Doğan, depremin sadece binaları yıkmadığını; insanların yaşamlarını, mülkiyet ilişkilerini, ekonomik düzenlerini ve geleceğe yönelik güvenlerini de sarstığını söyledi.
Bu süreçte hak sahipliği, mülkiyet uyuşmazlıkları, yeniden inşa süreçleri ve tazminat talepleri gibi alanlarda yoğun hukuki sorunlar ortaya çıktığını vurgulayan Doğan, 'Yıkılan yalnızca binalar değildir. Hukuka duyulan güven de yeniden inşa edilmelidir' şeklinde çağrıda bulundu.
Son olarak Doğan, Adıyaman Barosu olarak yeni adli yılda hukukun üstünlüğü, insan hakları, yargı bağımsızlığı ve savunma hakkından vazgeçmeyeceklerini belirtti ve 2026-2027 Adli Yılı’nın yargı bağımsızlığının güçlendiği, savunmanın özgür olduğu ve yurttaşların adalete güven duyduğu bir dönem olmasını temenni etti. Yeni adli yılın yargı camiasına, avukatlara ve yurttaşlara adalet getirmesini diledi.
ADIYAMAN BAROSU BAŞKANI BİLAL DOĞAN, 2026-2027 ADLİ YILI DOLAYISIYLA YAYIMLADIĞI MESAJDA, ADALETİN YALNIZCA MAHKEMELERİN, SAVCILARIN VE AVUKATLARIN VARLIĞIYLA DEĞİL, YURTTAŞLARIN HUKUKA DUYDUĞU GÜVENLE ANLAM KAZANDIĞINI BELİRTTİ.