Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, para ve ziynet eşyası teslimlerine ilişkin uyuşmazlıklarda el yazısıyla düzenlenmiş kısa notların delil değerini kabul etti. Daire, belgelerde açık "borç olarak aldım" ibaresi bulunmaması halinde bile; tarih ve miktar kayıtları ile imzanın inkar edilmemesi halleri birlikte değerlendirildiğinde borç ilişkisine karine oluşturabileceğini belirtti.
davanın dosya içeriği:
Karara konu olayda davaya sunulan el yazılı belgelerde, "1 tane 100 Euro aldım" ve "16 bilezik, 1 beşi bir yerde, 14 ayar set 3’lü aldım" gibi tarih ve miktar bildiren kayıtlar yer aldı. Mahkeme ve Yargıtay, söz konusu belgelerdeki imzaların inkâr edilmemesinin, belgelerin hukuki değerinin tespitinde belirleyici olduğunu vurguladı. Buna göre, metinde açıkça "borç aldım" ifadesi olmasa dahi belgelerin somut içeriği ve imza durumu bir arada değerlendirildiğinde borç ilişkisine işaret edebiliyor.
hukuki sonuç ve uygulamaya yönelik uyarılar:
Karar, özellikle aile, akrabalık, arkadaşlık veya duygusal ilişkiler çerçevesinde yapılan para ve ziynet teslimlerinde yazılı kayıtların önemini öne çıkarıyor. Avukat Buket Tekışık karar hakkında, "Bu karar bize bir kez daha gösteriyor ki hukukta bazen birkaç kelimelik bir el yazısı, yıllar sonra milyonluk bir uyuşmazlığın seyrini değiştirebilir" değerlendirmesinde bulundu. Tekışık, belgenin içeriği, tarihleri, miktarlar, tarafların ilişkisi ve özellikle imzanın inkâr edilip edilmemesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mahkemenin yaklaşımı, sözlü beyana dayanan güvene karşılık belgenin ispat değeri üzerinde duruyor. Bu nedenle hukuki ihtilaf riski taşıyan hallerde tarafların teslimleri yazılı hale getirmesi veya mevcut notların korunması; ileride çıkabilecek ihtilaflarda somut delil sunma bakımından hayati önem taşıyor. Karar, küçük görülen el yazısı notların bile ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğini hatırlatıyor.
AVUKAT BUKET TEKIŞIK