Yapay zekâ tabanlı ses sahteciliği yaygınlaşıyor
Avukat Mustafa Erkulu, önemli konumlardaki kişilerin seslerinin yapay zekâ ile çoğaltılarak dolandırıcılıkta kullanıldığını belirterek, teknolojik gelişmelerin beraberinde yeni ve çeşitlenmiş dolandırıcılık yöntemleri getirdiğini vurguladı.
Erkulu, son dönemde yapay zekânın aldatma ve hileye dayalı yeni yolların uygulanmasında kullanıldığını ifade etti. Ses kayıtlarından alınan örneklerin yapay zekâya yüklenmesi ve bu işleme dayalı olarak kişilerin seslerinin taklit edilmesiyle maddi menfaat sağlandığına dikkat çekti.
Uygulama biçimleri ve riskler
Erkulu, meşhur veya önemli konumlardaki kişilerin seslerinin yapay zekâda kullanılarak dolandırıcılık faaliyetlerinin çeşitlendirildiğini söyledi. Bu tür eylemlerin kesinlikle bir dolandırıcılık faaliyeti olduğunu; bir hileye başvurulduğu, hile ile maddi unsurun, paranın elde edildiğinin kesin olduğunu belirtti.
Ayrıca, bilişim sistemlerinin kullanıldığı hallerde bu eylemlerin nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebileceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı veya milletvekili gibi kişilerin seslerinin kullanılması durumunda, bu kişilerin tüzel kişilikleri ve kamu kurumlarının dolandırıcılıkta araç olarak kullanıldığının kabul edilebileceğini söyledi.
Ceza hukuku perspektifi
Erkulu, nitelikli dolandırıcılık suçlarında uygulanabilecek cezalar hakkında, mahkemelerin zararın giderilmesine göre ceza miktarını belirlediğini kaydetti. Genel olarak 3 ile 7 yıl arasında cezaların söz konusu olduğunu ve zararın giderilmediği durumlarda alt sınırdan olsa dahi bu aralıklarda veya özellikle 5 yıl civarında cezalar verilebildiğini ifade etti.
Sonuç olarak Erkulu, yapay zekâ teknolojilerinin geniş kullanım alanı bulunduğunu ancak bu teknolojinin hukuka aykırı eylemlerde kullanılması hâlinde daha ağır yaptırımlarla karşılaşılabileceğini dile getirdi.
Dolandırıcılıkta ‘yapay’ çeşitlilik