Yapay zekâ destekli sahte içerikler hızla yayılıyor: 'Kamuoyunun algısını çok hızlı şekillendirebiliyor'

Yapay zekâyla üretilen videoların ayırt edilmesi zorlaştı; uzmanlar deepfake içeriklerin dezenformasyon, dolandırıcılık ve mahremiyet ihlali riski taşıdığı uyarısını yapıyor.

Yayın Tarihi: 27.12.2025 12:28
Güncelleme Tarihi: 27.12.2025 12:28

Yapay zekâ destekli sahte içerikler hızla yayılıyor: 'Kamuoyunun algısını çok hızlı şekillendirebiliyor'

Uzman uyarısı: Yapay zekâ destekli sahte içerikler toplumu etkiliyor

Sosyal medyada paylaşılan video ve fotoğrafların yapay zekâ ile üretilmiş olup olmadığını belirlemek giderek zorlaşıyor. Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Taylan, yapay zekâ destekli içeriklerin hızla yayıldığına dikkat çekerek hem bireysel mağduriyetler hem de toplumsal etki konusunda uyarıda bulundu.

Üretim teknikleri ve algı sorunu

Gerçek görüntülerin üzerine yapay zekâ ile ses, mimik ve yüz hareketi eklenerek hazırlanan videolar, çoğu zaman gerçeğinden ayırt edilemeyecek düzeyde üretiliyor. Doç. Dr. Taylan, "Günümüzde özellikle yapay zekayla üretilen videoların sosyal medyada çok hızlı bir şekilde yayıldığını görüyoruz. Yazılımlar o kadar gelişti ki, kullanıcıların hangi videonun gerçek, hangisinin yapay zeka aracılığıyla üretildiğini ayırt etmesi giderek güçleşiyor. Çoğu zaman izlediğimiz içeriğin gerçek mi yoksa kurgu mu olduğu konusunda ciddi bir belirsizlik oluşuyor" şeklinde konuştu.

Dezenformasyon ve toplumsal riskler

Uzman, deepfake türü sahte içeriklerin özellikle hassas dönemlerde tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Taylan şöyle diyor: "Bu tür görüntülerle dezenformasyon ve manipülasyon yapmak çok daha kolay hale geliyor. Özellikle seçim dönemlerinde, kriz zamanlarında, toplumsal afetler ya da gerilimlerin yaşandığı süreçlerde toplumun yanlış yönlendirilmesi, yanlış bilgilendirilmesi mümkün oluyor. Yapay zeka ile üretilmiş sahte içerikler kamuoyunun algısını çok hızlı bir şekilde şekillendirebiliyor."

Bireysel mağduriyet ve itibar riski

Yapay zekâ destekli videoların dolandırıcılık ve itibar suikastı amacıyla da kullanıldığına dikkat çekiliyor. Taylan, "Dolandırıcılık vakalarında bu tür kurgulanmış içeriklerin kullanıldığına tanık oluyoruz. Bunun yanında, kişilerin hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterilmesi ya da hiç yaşamadığı olayların yaşanmış gibi sunulması söz konusu olabiliyor. Bu durum, doğrudan itibar suikastı anlamına geliyor ve mağduriyetleri beraberinde getiriyor" dedi.

Mahremiyet ve hukuksal boyut

Deepfake içeriklerin bir diğer önemli riski de mahremiyet ihlali. Taylan, "İnsanların rızası olmadan fotoğraflarından ya da görüntülerinden yapay içerikler üretilmesi, mahremiyet alanının ihlali anlamına geliyor. Bu yalnızca teknik bir mesele değil, aynı zamanda ciddi hukuksal ve ahlaki sorunları da beraberinde getiriyor. Kişiler hiç bulunmadıkları ortamlarda bulunmuş gibi ya da hiç görüşmedikleri insanlarla görüşmüş gibi gösterilebiliyor" ifadelerini kullandı.

Teknoloji, riskler ve alınacak önlemler

Yapay zekâ alanındaki hızlı gelişime dikkat çeken Taylan, "Son 10 yılda bu alanda inanılmaz bir hızla gelişim yaşandı. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde çok daha baş döndürücü gelişmelere tanık olacağız. Teknoloji geliştikçe bu tür içerikleri üretmek de çok daha kolay hale geliyor. Bu nedenle bireylerin bu konuda daha bilinçli olması gerekiyor" uyarısını yaptı.

Uzman ayrıca medya okuryazarlığı ve teknoloji okuryazarlığının önemine vurgu yaparak şu önerileri sıraladı: izlenen içeriklerin kaynağını sorgulamak, güvenilir olup olmadığını araştırmak ve videolarda görülebilen teknik tutarsızlıklara dikkat etmek. Taylan, "Ayrıca yapay zeka ile üretilmiş videolarda zaman zaman dudak hareketleriyle ses uyumsuzluğu, göz kırpma, el ve parmak anatomisi gibi görsel tutarsızlıklar da görülebiliyor. Kullanıcılar bu tür detaylara dikkat ederek içerikleri daha sağlıklı değerlendirebilir" dedi.

Sonuç olarak, yapay zekâ ile üretilen sahte içerikler hem bireyler hem de kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından önemli riskler barındırıyor; uzmanlar bilinçlenme ve kaynak doğrulama çağrısı yapıyor.

MERSİN ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ YENİ MEDYA VE İLETİŞİM BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. AHMET...

MERSİN ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ YENİ MEDYA VE İLETİŞİM BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. AHMET TAYLAN

MERSİN ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ YENİ MEDYA VE İLETİŞİM BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. AHMET...

Yazar
EDİTÖR

Yusuf Arslan

Ben Yusuf Arslan, 27 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr'nin Teknoloji editörüyüm. Tam bir 'geek' olduğumu söyleyebilirim. Yeni çıkan cihazlar, oyunlar, uygulamalar... Hepsini ilk ben denerim. Akıcı ve eğlenceli bir dille teknoloji incelemeleri yazarım.