Yağlıdere'nin Amerika yolculuğu: köyden diasporaya yarım asırlık vefa

Giresun'un Yağlıdere ilçesinden başlayan ABD göçü 1960'lardan bugüne büyüdü; ilçe nüfusunun iki katından fazla Yağlıdereli artık ABD'de yaşıyor.

Yayın Tarihi: 25.09.2026 13:56
Güncelleme Tarihi: 25.09.2026 13:59

Yağlıdere'nin Amerika yolculuğu: köyden diasporaya yarım asırlık vefa

Yağlıdere'nin göç hikayesi

Giresun'un Yağlıdere ilçesinde 1960'lı yıllarda kıvılcım halinde başlayan göç dalgası, bugün ilçeyi Türkiye'nin küçük Amerika'sı haline getirdi. İlçenin resmi nüfusu yaklaşık 14 bin 600 iken, ABD'de yaşayan Yağlıdereli sayısının 30 bin sınırına dayandığı tahmin ediliyor. Bu durum, Yağlıdere'nin sosyal dokusunu, ekonomik ilişkilerini ve kuşaklar arası bağlarını derinden etkiledi.

Sıra dışı bir başlangıç: Lefter ve Terzi İzzet

Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, göçün fitilini ateşleyen olayın 1960'lı yıllarda yaşandığını anlatıyor. İbaş'a göre süreci tetikleyen vefa ziyareti, yurt dışına yerleşmiş bir Yağlıderelinin memleketle kurduğu bağın sürdürülmesiyle başlamış. Bu ziyaret esnasında tanışılan ve bölgeden ilk gidenlerden biri olan Terzi İzzet, önce kendisi ardından yakın çevresindekileri peşinden götürmüş. İbaş, bu adımın zaman içinde domino etkisi yaratarak göçün yayılmasına neden olduğunu belirtiyor.

Belediye'nin konsolosluktan aldığı veriler de göçün boyutunu gösteriyor. İbaş, 2023 verilerine göre çifte vatandaşlık ya da resmi oturma izni bulunan Yağlıderelilerin sayısının 21 bin olduğunu, son yıllarda Meksika sınırından gerçekleşen geçişlerle birlikte resmi olmayan rakamların 30 bine yaklaştığını ifade ediyor. Bu tablo, ilçenin nüfusunun artık büyük bir bölümünün yurt dışında yaşadığını ortaya koyuyor.

Günlük yaşam, kimlik ve yeni kuşak

ABD'de yerleşik Yağlıdereliler ve ilçede kalanlar arasında örülen bağlar canlılığını koruyor. Yaklaşık yarım asırdır yakınları ABD'de olan Avni Çatal, gittiğinde kendini yabancı hissetmediğini, sokakta tanıdık yüzleri görmenin memleketi aratmadığını söylüyor. Çatal, tek bir kişinin attığı adımın zamanla bütün köyü etkilediğini vurguluyor.

Ancak yeni kuşağın beklentileri farklı bir tonu yansıtıyor. İlçedeki gençlerden Cafer Yardım, ailesinin orada bulunmasının kendisi için bir avantaj olduğunu ancak amacının sadece orada kalmak değil, eğitim alıp Türkiye'ye dönerek memleketinde yaşamak ve çalışmak olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşım, göçün ilk kuşaklarının ekonomik odaklı yerleşim tercihlerinden ayrılan bir eğilimi işaret ediyor.

Yağlıdere'de göçün hafızası somutlaştırılarak korunuyor. İlçe merkezine kazandırılan Göç ve Vefa Anıtı, yarım asırlık serüveni gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Öte yandan sokaklarda ve iş yerlerinde görülen NEW-Yağlıdere tabelaları, ilçenin hem yerel kimliğini hem de diasporayla kurduğu köprüyü simgeliyor.

Sonuç olarak Yağlıdere örneği, tek bir insanın attığı adımın nasıl geniş toplumsal hareketlere dönüşebileceğini ve göçün kuşaklar boyunca nasıl yeni kimlikler, bağlar ve beklentiler üretebileceğini gösteriyor. İlçe için bu süreç hem bir ekonomik gerçeklik hem de kültürel bir miras olarak varlığını sürdürüyor.

GİRESUN’UN YAĞLIDERE İLÇESİNDE 1960’LI YILLARDA BİR VEFA HİKAYESİYLE BAŞLAYAN ABD GÖÇÜ, GÜNÜMÜZDE...

GİRESUN’UN YAĞLIDERE İLÇESİNDE 1960’LI YILLARDA BİR VEFA HİKAYESİYLE BAŞLAYAN ABD GÖÇÜ, GÜNÜMÜZDE DEVASA BİR BOYUTA ULAŞTI. İLÇE NÜFUSU YAKLAŞIK 14 BİN SEVİYESİNDEYKEN, ABD’DE YAŞAYAN YAĞLIDERELİ SAYISI 30 BİNİ AŞTI.

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.