Van'da yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına inişi ve uzman uyarısı
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, son dönemde yaban hayvanlarının şehir merkezi ve ilçe merkezlerinde daha sık görülmeye başladığını bildiriyor. Aslan, yaban hayvanlarının insanlarla temas etmesinin yaban hayatın bozulduğunun açık bir göstergesi olduğunu vurguluyor.
Nedenler
Prof. Dr. Aslan, yaban hayvanını insanla hiç temasa geçmemiş hayvan; doğal hayatı ise insan müdahalesi olmayan alanlar olarak tanımlıyor. Aslan'a göre doğal yaşam alanlarının tahribi ve insan kaynaklı müdahaleler; yolların açılması, dağlardaki besin kaynaklarının toplanması, ağaç kesimi ve benzeri faaliyetlerle artıyor. Kırsal alanların daralması ve şehirleşmenin hızlanmasıyla birlikte, nüfusun kent merkezlerine kayması canlıların alan mücadelesine ve davranış değişimlerine yol açmıştır. Bu süreçte özellikle çöplerin kontrolsüz depolanması ve kolay erişilebilir yiyecek kaynakları, yaban hayat ile insan yerleşimleri arasındaki doğal bariyerlerin yıkılmasını hızlandırmaktadır.
Gözlemlenen türler ve olası gelişmeler
Son dönemde şehir merkezleri ve çevresinde kurt ve tilki gibi türlerin yerleşim alanlarına indiği gözleniyor; bu durum çiftliklere yakın bölgelerde daha sık rastlanıyor. Prof. Dr. Aslan, bu hareketliliğin devam etmesi hâlinde ayıların da benzer yaklaşımlar sergileyebileceğini belirtiyor.
Riskler ve öneriler
Aslan, yaban hayat ile insan yerleşimleri arasındaki temasın ekolojik denge, insan güvenliği ve halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını ifade ediyor. İnsan-yaban hayvanı çatışmasının artması, biyogüvenlik sorunları ve hastalık riskleri gelecekte daha yaygın sorunlara yol açabilir. Bu nedenle alınması gereken önlemler arasında doğal bariyerlerin oluşturulması, hayvanlara aşırı ve bilinçsiz müdahaleden kaçınılması, çöplerin düzenli ve kontrollü depolanması ile sahipsiz hayvanların bilinçsizce beslenmemesi yer alıyor. Prof. Dr. Aslan, yaban hayatın insanlarla temasa geçmemesinin esas olduğunu, ekolojik denge ve habitatın kendi içinde sürdürülebilir olmasının sağlanması gerektiğini yineliyor. Gerekli önlemler alınmazsa ilerleyen süreçte hem hastalıklar hem de yaban hayvanlarıyla ilgili maddi ve manevi birçok ciddi sorunla karşılaşılabileceği uyarısı yapılıyor.
TİLKİ