Uzmanlardan çağrı: meme kanserinde doğru bilgi ve düzenli tarama hayati önem taşıyor

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği hekimleri, Meme Kanseri Farkındalık Ayı'nda erken tanı, düzenli tarama ve bilimsel tedavinin önemini vurgulayarak yanlış inanışları uyardı.

Yayın Tarihi: 14.10.2026 16:32
Güncelleme Tarihi: 14.10.2026 16:57

Uzmanlardan çağrı: meme kanserinde doğru bilgi ve düzenli tarama hayati önem taşıyor

Basın toplantısı ve genel uyarı:

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD) üyesi hekimler, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı ve 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü kapsamında İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında halkı bilgilendirdi. Toplantıda, erken tanı, doğru tedavi seçimi ve hekime başvurmanın önemi öne çıktı. TTOD yöneticileri erken tanının hayat kurtardığını vurguladı ve toplumdaki yaygın yanlış inanışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Toplumdaki soru ve kaygılara yanıtlar:

Toplantıda sıkça sorulan "Ailemde meme kanseri yok, yine de tarama yaptırmalı mıyım?", "Mamografi kanser yapar mı?", "Kemoterapi mutlaka gerekli midir?" ve "Bitkisel ürünler zararlı mıdır?" gibi başlıklar tek tek ele alındı. TTOD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser olduğunu hatırlatarak erken teşhis konulduğunda hastalığın tamamen iyileşme şansının bulunduğunu söyledi.

Tarama, genetik risk ve mamografi:

Prof. Dr. Handan Onur Topuzlu, meme kanserinin büyük çoğunluğunda belirgin bir aile öyküsünün olmadığını; dolayısıyla aile geçmişi olmayan kadınların da düzenli tarama programlarına katılması gerektiğini belirtti. Topuzlu, meme kanserinin erkeklerde de görülebildiğini hatırlattı.

Prof. Dr. Gül Başaran, mamografinin erken tanıdaki rolünü ve diğer görüntüleme yöntemlerinin yerini değerlendirdi. Başaran, mamografide kullanılan düşük doz radyasyon riskinin, önerilen tarama yaşlarında erken tanının sağladığı yararla dengelenmesi gerektiğini ifade etti ve BRCA gibi kalıtsal risklerin belirlenmesinde genetik danışmanlığın önemine dikkat çekti.

Tedavi yaklaşımları ve bitkisel ürün uyarısı:

Prof. Dr. Yeşim Eralp, meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını; tümörün biyolojik özelliklerine ve evresine göre tedavinin kişiselleştirildiğini anlattı. Eralp, hormon tedavileri, hedefe yönelik ilaçlar ve modern yaklaşımlar sayesinde bazı hastalarda kemoterapi dışı seçeneklerin de mümkün olduğunu vurguladı.

Doç. Dr. Tülay Eren ve Prof. Dr. Özlem Sönmez, bitkisel ilaçlar ve kontrolsüz takviyelerin tedavi süreçlerinde yol açabileceği risklere dikkat çekti. Eren, "Bitkisel maddeler ciddi anlamda zehirlenmelere yol açabiliyor, kemoterapi tedavisini zayıflatabiliyor" diyerek doktorların önerdiği tedavi dışında yöntemlerin tercih edilmemesini istedi. Sönmez ise bilimsel etkinliği kanıtlanmamış ürünlerin standart tedavinin yerine kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Tedavi sonrası yaşam ve takip önerileri:

Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, tedavi bitiminde yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurguladı. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, kilo kontrolü ve önerilen hekim takiplerinin yaşam kalitesini artırmada ve hastalığın tekrarlama riskini azaltmada rol oynadığını anlattı.

Toplantının sonunda TTOD, halka açık mesajını yineledi: "Meme kanserinden korkmak yerine bilinçlenelim. Yanlış inanışların değil, bilimin rehberliğinde hareket edelim. Çünkü erken tanı hayat kurtarır, doğru tedavi yaşamı değiştirir." Türk onkologlarının tedavi seçeneklerini takip ettiği, Türkiye'de meme kanseri taramalarının ücretsiz yapıldığı ve halkın güncel bilgi için derneğin açıklamalarını izlemesi gerektiği hatırlatıldı.

TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU ÜYESİ DOÇ. DR. TÜLAY EREN

TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU ÜYESİ DOÇ. DR. TÜLAY EREN

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.