Uzmandan uyarı: zirai ilaçlar yer altı sularını kirletiyor
Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik, zirai ilaçların yaygın kullanılmasının yer altı sularını kirlettiğini ve bunun insan sağlığını olumsuz etkilediğini bildirdi. Çelik, suyun insanların en temel ihtiyaçlarından biri ve yer altı sularının en değerli kaynaklardan olduğunu vurguladı.
Yer altı suyu kirlenmesi ve sağlık sonuçları
Çelik, "Ancak son zamanlarda zirai ilaçların yaygın şekilde kullanıldığını görüyoruz. Bu zirai ilaçlar nedeniyle yer altı sularımızın ciddi şekilde kirlenmekte olduğunu düşünüyoruz. Kirlenen bu sular bir şekilde içiliyor ve bunun sonucunda sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde insanlar çeşitli hastalıklarla mücadele ediyor. Sağlıklı yaşamın, zirai ilaçların olumsuz etkileri nedeniyle zarar gördüğünü söyleyebiliriz" dedi. Bu değerlendirme, yer altı suyu yoluyla insanlara geçen kirleticilerin doğrudan sağlık yükünü artırdığına işaret ediyor.
Tarımda denge kaybı ve mineral eksikliği
Çelik, yabancı otların yok edilmesinin doğal dengeyi bozduğunu, bunun da ürünlerin besin değerini etkilediğini belirtti. "Yabancı otların yok olmasıyla birlikte, onların sahip olduğu mineral, koku ve doğal özelliklerin tarım ürünlerine yeterince yansımadığını düşünüyoruz. Bu nedenle buğday, domates ya da diğer meyve ve sebzelerde mineral eksikliğinin ortaya çıktığını; bunun da insanlarda vitamin ve mineral eksikliğine yol açarak sağlık sorunlarını artırdığını ifade ediyoruz" sözleriyle, bitki çeşitliliğinin gıda kalitesi üzerindeki dolaylı etkisine dikkat çekti.
Nüfus ve üreme sağlığına ilişkin değerlendirme
Çelik, zirai ilaçların nüfus dinamikleri üzerinde de etkili olabileceğini savunarak, "Ayrıca zirai ilaçların nüfus azalmasına da etkisi olduğunu düşünüyoruz. Gelişmiş ülkelerde nüfus artış hızının düşük, geri kalmış ülkelerde ise daha yüksek olmasının sebeplerinden birinin zirai ilaç kullanımı olabileceğini savunuyoruz. Bazı yabancı otların kadın hormonlarını desteklediğini, bu otların zirai ilaçlarla yok edilmesinin doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini düşünüyoruz" dedi. Bu ifade, zirai uygulamaların hormonal denge ve doğurganlıkla ilişkisine işaret ediyor.
Üretim dengesi ve politika önerileri
Çelik, zirai ilaç kullanımına sınırlama getirilmesi gerektiğini vurguladı: "Yer altı sularımızın kirlenmesini istemiyoruz. Bu nedenle tarımda kullanılan zirai ilaçlara devlet tarafından ciddi sınırlamalar getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz." Bir örnekle açıklama yaptı: "Yüz dönümlük bir tarlada yaklaşık 50 ton buğday elde edildiğini düşünelim. Eğer zirai ilaç kullanılmasa bile yaklaşık 45 ton buğday üretilebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle zirai ilaç kullanımının her zaman zorunlu olmadığını savunuyoruz." Çelik, Türkiye’de üretim fazlası bulunan ürünler söz konusu olduğunda insan sağlığını riske atacak uygulamalardan kaçınılması gerektiğini, sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum ve nüfus artışı hedefleniyorsa zirai ilaç kullanımına "kesin ve ciddi sınırlamalar" getirilmesi gerektiğini belirtti.
Özetle, Fahri Çelik'in değerlendirmesi; zirai ilaçların yer altı su kaynaklarını kirlettiği, bu kirlenmenin sağlık, besin değeri ve nüfus dinamikleri üzerinde olumsuz etkileri olabileceği ve bu nedenle tarım politikasında sınırlamalara gidilmesi gerektiği yönündedir.
JEOLOJİ MÜHENDİSİ FAHRİ ÇELİK, ZİRAİ İLAÇLARIN YAYGIN KULLANIMININ YER ALTI SULARINI KİRLETTİĞİNİ VE BUNUN İNSAN SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLEDİĞİNİ SÖYLEDİ.