Uzmandan değerlendirme: FMD ile açlığı taklit eden diyet ve hücresel yenilenme

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, Fasting Mimicking Diet'in otofaji, enflasyon azalması ve kök hücre bazlı yenilenme üzerindeki etkilerini ve risklerini değerlendirdi.

Yayın Tarihi: 13.04.2026 12:45
Güncelleme Tarihi: 13.04.2026 12:45

Uzmandan değerlendirme: FMD ile açlığı taklit eden diyet ve hücresel yenilenme

Uzmandan değerlendirme: FMD ile açlığı taklit eden diyet ve hücresel yenilenme

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, son yıllarda gündeme gelen Fasting Mimicking Diet (FMD) uygulamasını ayrıntılı biçimde değerlendirdi. Erden, FMD'nin tam açlığın getirdiği zorlukları ve riskleri azaltmayı hedefleyerek vücuda 'kıtlık varmış' sinyali gönderdiğini ve bunun hücresel düzeyde onarım mekanizmalarını tetikleyebileceğini belirtti.

FMD ne yapar, hangi mekanizmaları tetikler?

Erden'e göre beslenme bilimi artık yalnızca alınan kalorilerle değil, yemediğimiz anlarda vücutta gerçekleşen süreçlerle de ilgileniyor. 5 günlük bir protokol olan FMD, kontrollü besin kısıtlamasıyla insülin ve IGF-1 düzeylerinde düşüşe yol açarak hücreye 'büyümeyi durdur, onarıma geç' talimatı verdiğini ifade ediyor. Bu metabolik geçiş aynı zamanda glikozdan keton cisimciklerine enerji kullanımının kaymasını sağlıyor.

Otofaji ve hücresel temizlik

Erden, FMD'nin merkezinde yer alan en kritik sürecin otofaji olduğunu vurguluyor. Otofaji, hücre içindeki hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanıp enerjiye dönüştürülmesini sağlayan bir mekanizma. Erden, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini söylüyor.

Klinik bulgular ve uygulama etkileri

Klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokollerinin bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiş. Ancak Erden, bunun bir 'harika reçete' olmadığı; daha çok stratejik, periyodik bir müdahale olduğunu vurguluyor.

Riskler ve kimler için uygun değil?

Erden, bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanmasının kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve belirli kronik durumlarda ciddi sağlık risklerine yol açabileceğini belirtiyor. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı, bilimsel olarak şartlı bir evettir: uygulama, doğru metabolik profile sahip kişilerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla fayda sağlayabilir.

Sürdürülebilirlik ve uzun vadeli yaklaşım

Erden son olarak, beslenme biliminin temel taşı olarak sürdürülebilirlik ilkesine vurgu yapıyor. Beş günlük disiplinlerin yıl boyu kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemeyeceğini; gerçek hücresel sağlığın kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli, dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkün olacağını ifade ediyor.

Not: Haberde yer alan görüşler, Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden'in değerlendirmelerine dayanmakta olup, FMD uygulamalarının bireysel uygunluğu için uzman görüşü önerilmektedir.

DİYETİSYEN AYŞEGÜL AKKAYA ERDEN

DİYETİSYEN AYŞEGÜL AKKAYA ERDEN

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.