Gebeyken polen immünoterapisine başlanmamalı, başlanan tedavi ise değerlendirerek sürdürülebilir
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Şadan Soyyiğit, gebelik döneminde polen alerjisi için immünoterapiye başlanmaması gerektiğini, ancak gebelik öncesinde başlanan tedavinin uzman gözetiminde değerlendirildikten sonra genelde devam edilebildiğini belirtti.
Polen mevsimindeki değişim ve başvuru artışı
Soyyiğit, küresel iklim değişikliği ve hava kirliliğinin etkisiyle polen mevsiminin öne kaydığını ve uzadığını, bu yıl şikayetlerin daha erken başladığını, dolayısıyla poliklinik başvurularında artış görüldüğünü söyledi. Burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde kaşıntı/ kızarıklık sık bildirilen belirtiler arasında yer alıyor.
Belirtilerin yaşam kalitesi üzerindeki etkisi
Prof. Dr. Şadan Soyyiğit, polen alerjisinin günlük yaşamı etkilediğini, özellikle burun tıkanıklığı nedeniyle hastaların sabah yorgun uyanıp iş performansının düştüğünü, sosyal ortamlarda yanlış anlaşılarak sorun yaşadıklarını vurguladı. Bazı vakalarda şikayetlerin ağırlaşarak nefes darlığı ve mevsimsel astım gibi tabloya dönüştüğünü aktardı.
Tedavi seçenekleri: medikal tedavi ve aşı (immünoterapi)
Sık rastlanan semptomların çoğunun medikal tedaviyle kontrol altına alınabildiğini, ancak bazı hastalarda ilaçların yan etki profili veya yetersiz etkinlik nedeniyle ek uygulamalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Antihistaminiklerin uyku eğilimi gibi yan etkilere yol açabileceğini, bu nedenle bazı hastalarda yaşam kalitesini artırmak amacıyla aşı tedavisi seçeneklerinin gündeme geldiğini ifade etti.
Prof. Dr. Şadan Soyyiğit immünoterapinin doğru uzman ve gözetimle uygulandığında hastalığı tamamen tedavi edebilecek bir yöntem olabileceğini, ancak tedavinin uzun süreli olduğunu ve hastaların sabırlı olması gerektiğini söyledi. Tedavi sürecinde alerjene küçük dozlarla tanıtma yapılmakta ve genelde 3 ila 5 yıl boyunca takip devam etmektedir. Doz artışı dönemi sonrasında uygulama aylık hale geliyor ve küçük dozlarda alerjik reaksiyon riski bulunuyor.
Gebelikte immünoterapi yaklaşımı
Soyyiğit, gebelikte immünoterapinin yeni başlanmaması gerektiğini; bunun nedeni olarak nadir de olsa oluşabilecek ağır alerjik reaksiyonlar ve bu reaksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçların fetusa etkisini gösterdi. Ancak gebelik öncesinde başlanmış immünoterapinin uzmanla konuşularak, onam alınarak ve riskler değerlendirilerek güvenle sürdürülebildiğini belirtti. Özetle, 'gebeyken immünoterapi başlayamıyoruz ama başladığımız tedaviye devam edebiliriz' ifadesiyle yaklaşımı özetledi.
Günlük hayatta alınabilecek koruyucu önlemler
İmmünoterapi ve medikal tedavilerin yanı sıra yaşam tarzı önlemleri de önem taşıyor. Soyyiğit, polen uçuşu yoğun olduğunda sabah saatlerinde dışarıda fazla bulunmamak, evde camı açık tutmamak, eve geldiğinde üstü değiştirmek ve duş almak, evde çamaşır kurutmamak, araçlarda polen filtresi kullanmak gibi basit önlemler önerdi. Ayrıca dışarıdayken gözlük, maske ve şapka kullanımı gibi uygulamalar semptomları azaltmada yardımcı olabilir.
Hastalığın tanısı ve uygun tedavi kararının alerji uzmanı tarafından konulmasının önemini vurgulayan Soyyiğit, erken başvurunun yaşam kalitesini artırmaya yönelik ilk adım olduğunu söyledi.
ANKARA BİLKENT ŞEHİR HASTANESİ ALERJİ VE İMMÜNOLOJİ HASTALIKLARI İDARİ VE EĞİTİM SORUMLUSU PROF. DR. ŞADAN SOYYİĞİT, "KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, HAVA KİRLİLİĞİ İLE BİRLİKTE ASLINDA POLEN MEVSİMİ DE BİRAZ HAREKETLENDİ, BİRAZ DAHA ÖNE KAYDI, BİRAZ DAHA UZADI. AMA BU YIL DAHA ERKEN GELDİ" DEDİ.