Uzman Psikolog Arzu Hamurcu: Dijital Paylaşımlar 'Vicdan Rahatlatması'na Dönüştü
Dijital vicdan kavramı ve etkileri
Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, ekranlarda gördüklerimizin bireylerde zamanla bir çöküş ve tükenmişlik yaşattığını söyleyerek, "Dijitalde yapılan paylaşımlarla vicdan rahatlatması yapılıyor ve gerçek hayattaki sorumluluklar erteleniyor" dedi.
Hamurcu'ya göre dijital vicdan, ekran karşısında rastlanan felaketler, yardım çağrıları, gösterişli hayatlar ve başarılara karşı hissedilen sorumluluk, suçluluk ve yetersizlik duygularının toplamı olarak tanımlanıyor. Eskiden vicdan, bireyin kendi iç sesiyle tekil olaylar üzerinden çalışırken, günümüzde bu değerlendirmelerin "ekranın sesi"yle şekillendiği vurgulanıyor.
Beynin işlem kapaseti ve duygusal yük
Hamurcu, beyin duyguları ve duygusal süreçleri eş zamanlı olarak sindiremeyince iki uçlu bir tepki geliştiğini belirtiyor: ya duyarsızlaşma ya da suçluluk ve aciliyet hissiyle ekran üzerinde aktif olma çabası. "Artık bir çökkünlük görüyoruz," diyen Hamurcu, insanların "bir şeyler yapmalıyım" hissiyle yorgunluk ve tükenmişlik yaşadıklarını aktarıyor.
Bu süreçte bireyler sosyal medyada paylaşım yaparak, beğeni vererek veya kampanyalara katılarak kendi vicdanlarını rahatlatma yoluna gidiyor. Hamurcu, bu davranışların etik ve ahlaki çerçevede yürütülmediğinde hem bireysel hem toplumsal zararlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Gerçek vicdan ile dijital vicdan arasındaki fark
Uzman Psikolog, dijital vicdan ile gerçek vicdan arasındaki en önemli farkı şu sözlerle özetliyor: "Gerçek vicdan gerçekten bir insana temas etmektir. Gerçekten bir bağ kurmaktır." Bir paylaşımın kaç kişiye ve kaç noktaya gerçekten temas ettiğinin sorgulanması gerektiğini vurguluyor.
Hamurcu, sadece paylaşım yapmanın veya bir beğeni bırakmanın gerçek hayattaki sorumluluğu ertelemek anlamına gelebileceğini belirtiyor. Ayrıca başkalarını "paylaşım yapmıyor" diye yargılamanın da zarar verici olduğunu ifade ediyor.
Çözüm: Ekran değil, gerçek bağlar
Hamurcu, dijital dünyanın ahlaki kısmında herkesin "Ben şu paylaşımı gerçekten kimin için yapıyorum?" sorusunu sorması gerektiğini söylüyor. Eğer amaç gerçekten yardımcı olmaksa, kişinin kendi sınırlarını ve yapabileceği yardımı hatırlaması gerektiğini belirtiyor. "Ben bir kahraman değilim; dünyayı kurtaramayacağımı kendime hatırlatarak kendi yapabileceğim yardımı görmem lazım" ifadelerini kullanıyor.
Son olarak Hamurcu, sürekli maruz kalmayla merhametin körelebileceğini ve bunun yerine "ekran süresi" değil, "kalbinizin süresi"ni tutmanın; yani performans için değil, samimi bağ kurarak yardım etmenin önemini vurguluyor. "Vicdan bir performans değildir, bir bağdır ve bağ, ekranda değil, hayatta kurulur" diyerek sözlerini tamamladı.
UZMAN PSİKOLOG ARZU HAMURCU, BİREYLERİN EKRANDA GÖRDÜKLERİNE KARŞI BİR ŞEYLER YAPMA İSTEĞİ İLE ZAMANLA ÇÖKME YAŞADIKLARINI SÖYLEYEREK, “DİJİTALDE YAPILAN PAYLAŞIMLARLA VİCDAN RAHATLATMASI YAPILIYOR VE GERÇEK HAYATTAKİ SORUMLULUKLAR ERTELENİYOR” DEDİ.