Uzay Rekabeti Küresel Yarışa Dönüştü: CFR Raporu ABD'yi Uyarıyor

CFR raporu ve küresel gelişmeler, uzayın stratejik güç mücadelesine dönüştüğünü, Çin ve özel sektörün yükselişinin ABD'yi harekete geçirmesi gerektiğini vurguluyor.

Yayın Tarihi: 04.10.2025 14:06
Güncelleme Tarihi: 04.10.2025 14:06

Uzay Rekabeti Küresel Yarışa Dönüştü: CFR Raporu ABD'yi Uyarıyor

Uzayda yeni denklem: Çok aktörlü rekabet ve artan riskler

4 Ekim 1957'de Sputnik-1 ile başlayan Uzay Çağı, devletlerin yanı sıra özel şirketlerin de aktif rol almasıyla küresel bir yarışa dönüştü. Bu dönüşüm, teknolojik üstünlük arayışını ulusal güvenlik ve ekonomik çıkarlarla doğrudan ilişkilendiriyor.

Tarihten bugüne: Kilometre taşları

Soğuk Savaş döneminin ikili rekabeti uzay çalışmalarını hızlandırdı. 1961'de Yuri Gagarin'in Vostok-1 uçuşu insanlığın uzaydaki ilk adımı olurken, 1969'da Apollo-11 ile Neil Armstrong ve Buzz Aldrin'in Ay yüzeyine inişi dönüm noktası olarak kayda geçti. 1970'lerden itibaren uluslararası işbirlikleri gelişti; 1998'de yörüngeye yerleştirilmeye başlanan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) farklı ülkelerden ekiplerin ortak çalışma alanı haline geldi.

Özel sektörün yükselişi

2000'li yıllarda SpaceX, Blue Origin ve Boeing gibi şirketlerin sahneye çıkışı, uzaya erişimin ekonomik ve teknolojik yapısını değiştirdi. Özellikle SpaceX'in yeniden kullanılabilir roket teknolojisi maliyetleri düşürürken rekabeti ve ticari iş modellerini çeşitlendirdi. Bununla birlikte özel aktörlerin artan rolü, operasyonel riskleri ve sorumluluk dağılımını daha karmaşık hale getirdi.

Ülke bazlı gelişmeler ve rekabetin yeni aktörleri

Çin

Pekin, uzay programında belirgin bir ivme kaydetti: 2013'te Chang'e-3 ile Ay'a yumuşak iniş, 2019'da Chang'e-4 ile Ay'ın uzak yüzüne iniş, 2020'de Chang'e-5 ile Ay'dan örnek getirme ve 2021'de Tiangong Uzay İstasyonu modüllerinin yörüngeye yerleştirilmesi bu ilerlemenin örnekleri. Mars görevinde Tianwen-1 ve Zhurong gezgin robotu Çin'in çok katmanlı kapasitesini gösterdi.

Hindistan

Hindistan, sınırlı bütçeyle yüksek verim elde eden projeleriyle öne çıkıyor. 2008 Chandrayaan-1 ile Ay'da su moleküllerinin varlığı tespit edildi, 2014'te Mars yörüngesine girildi ve 2023 Chandrayaan-3 ile Ay'ın güney kutbuna başarılı iniş gerçekleştirildi. Bu başarılardan biri düşük maliyet-yüksek etki modelinin örneği olarak gösteriliyor.

Avrupa, Japonya ve Güney Kore

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) hem kendi görevleri hem de ISS işbirlikleriyle aktif rol oynuyor. JAXA ise Hayabusa görevleriyle asteroid çalışmaları ve NASA Artemis programındaki ortaklıkla dikkat çekiyor. Güney Kore, 2022'de Danuri isimli Ay yörünge aracı fırlatmasıyla derin uzaya adım attı ve 2030'lara kadar Ay yüzeyine iniş hedefliyor.

CFR raporu: ABD'ye 'yeni bir Sputnik' uyarısı

ABD merkezli Council on Foreign Relations tarafından şubatta yayımlanan "Uzay Güvenliği: ABD'nin Eylem Planı" başlıklı raporda, Çin ve Rusya'nın anti-uydu sistemleri nedeniyle ABD'nin uzaydaki varlıklarının tehditle karşı karşıya olduğu, yörüngelerdeki yoğunluk ve enkazın çarpışma riskini artırdığı vurgulanıyor. Raporda ABD'nin liderliğini kaybetme riski ve bunun bir "yeni Sputnik vakası"na yol açabileceği ifade ediliyor.

Rapor ayrıca mevcut uluslararası çerçevenin artan uydu trafiğini yönetmede yetersiz kaldığını belirtiyor ve özel sektör uzmanlığının uluslararası uzay trafik yönetimine dahil edilmesi gerektiğini öneriyor.

ABD için öneriler

Rapor, ABD'nin uzayı ulusal öncelik ilan etmesini, Beyaz Saray düzeyinde bir uzay zirvesi düzenlemesini ve kritik uzay sistemlerini ulusal altyapının parçası saymasını tavsiye ediyor. Ayrıca raporda, ABD'nin Artemis Anlaşmaları başta olmak üzere uluslararası uzay hukukunu güçlendirmesi ve BM ile çok taraflı platformlarda daha etkin rol alması gerektiği belirtiliyor.

Ekonomik potansiyel ve sektörün riskleri

AA muhabirine konuşan Uzay Bilgi Paylaşımı ve Analiz Merkezi araştırmacılarından Samuel Visner, küresel uzay ekonomisinin değerine dikkat çekti. Uzay Vakfı'nın 2024 için 613 milyar dolar olarak verdiği rakam ve bir danışmanlık şirketinin 2035 için 1,8 trilyon dolar öngörüsü, sektörün ekonomik çekiciliğini ortaya koyuyor. Visner sektörün ulusal ve ekonomik güvenlik açısından önem kazandığını vurguluyor.

Öte yandan özel sektörün öne çıkışı, teknolojik çeşitlilik getirirken aynı zamanda operasyonel riskleri net biçimde ortaya koydu. Boeing'in Starliner programı bağlamında 2024'te yaşanan teknik arıza ve NASA astronotlarının dönüşünün ertelenmesi, özel kamu işbirliğinin hem gerekliliğini hem de risklerini gösteriyor.

Sonuç: Rekabet, işbirliği ve yönetim ihtiyacı

Devletlerin kaynak ve teknoloji rekabetinin, özel sektörün katılımıyla birlikte uzay alanını stratejik bir odak haline getirdiği görülüyor. CFR raporunun uyarıları, artan rekabetin güvenlik, hukuk ve yönetim boyutlarında somut adımlar gerektirdiğini ortaya koyuyor. Bu bağlamda hem ulusal planlama hem de çok taraflı işbirlikleri öncelik kazanıyor; uluslararası trafik yönetimi ve dayanıklılık önlemleri sahadaki riskleri azaltmada anahtar olacak.

AA muhabiri tarafından açık kaynaklardan derlenen bu analiz, küresel aktörlerin hamleleri ve CFR raporunun önerileri ışığında uzayın yakın dönemde stratejik bir rekabet sahası olmaya devam edeceğini gösteriyor.

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı