Üsküdar’daki proje toplumu ikiye böldü
Üsküdar'da Asra Grup Mimarlık Yapı Yatırım Anonim Şirketi tarafından yürütülen inşaat projesi, mahkeme kararlarıyla durdurulmasına rağmen bölge halkında derin bir bölünmeye yol açtı. Bir taraf parselasyon ve ruhsat işlemlerinin usulsüz olduğunu savunup yürütmeyi durdurma kararları aldıklarını belirtiyor; diğer taraf ise inşaatın durması nedeniyle evleri yıkılmış hak sahipleri olarak ciddi bir barınma krizine sürüklendiklerini söylüyor.
Hak sahiplerinin iddiaları ve mağduriyet
Projeye dahil olan ve evleri yıkılan mülk sahipleri, sürecin başından itibaren yasal prosedürlere uygun hareket ettiklerini ifade ediyor. Hak sahiplerinden Ömer Dalgın, işlemlerin 3606 nolu yasa kapsamında ve belediye ile kadastro görüşmeleri sonucu ilerlediğini belirtiyor. Dalgın, "Bize iki kez ruhsat çıktı. Herkes devletin verdiği belgeye güvenerek evlerinden çıktı; şu an sürgündeler" diyerek ruhsat süreçlerine güvenerek hareket ettiklerini vurguluyor.
Dalgın, ayrıca projede çoğunluğu sağlayanların oturduğu tarafın zarar görmeden yaşamaya devam ettiğini, kendilerinin ise evlerini kaybettiklerini belirterek, "Karşı tarafın mağduriyeti ne? Evleri, arsaları yerinde. Bizim evlerimiz yok, yıkılmış" sözleriyle durumun adalet algısına etkisine dikkat çekiyor.
Barınma krizi ve psikolojik etkiler
Hak sahipleri inşaatın durmasının ve yeniden başlamasının oluşturduğu belirsizlikten yakınıyor. Mehmet Dalgın süreci "Yuvalarımız dağıldı, kül oldu. Herkes evinde oturuyor, biz kiralarda dolaşıyoruz" sözleriyle özetliyor ve yaklaşık 80 kişinin mağdur olduğunu aktarıyor.
Mehmet Emin Çetin ise inşaatın kaba yapısının %90 tamamlandığını hatırlatarak, projenin bitirilmesinin mağduriyeti gidermede ana yol olduğunu savunuyor. Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve ilgili üst kurumlara çağrı yaparak sürecin sonuçlandırılmasını talep ediyor. Ayrıca müteahhidin bazı blokları Ocak ayında teslim edeceğine dair verdiği söze işaret ederek hak sahiplerinin bu güvene dayalı hareket ettiğini belirtiyor.
Hukuki süreç ve yerel yönetim
Süreçte, mahkemenin aldığı yürütmeyi durdurma kararlarına karşın uygulamada belirsizlikler yaşandığı iddia ediliyor. Hak sahipleri encümen kararlarının yasal prosedürler olduğunu savunan bir grubun bulunduğunu, diğer bir grubun ise mahkeme kararlarının uygulanmadığını belirterek eylem yaptığını aktarıyor. Dalgın, belediyenin süreçteki rolüne yönelik eleştirilerini dile getirerek, "Belediye 'Bütün süreçleri düzgün bir şekilde ilerletiyorum' diyor. Bundan sonra ben kime dava açayım? Belediyeye dava açabilirim sen beni mağdur ettin diye" ifadelerini kullanıyor.
Süreçte beklenen adımlar
İki tarafın da hukuk mücadelesini sürdürdüğü belirtilirken, bölgedeki belirsizlik ve barınma sorunu çözüme kavuşturulana dek mağduriyetlerin devam edeceği anlaşılıyor. Yerel kaynaklar, Üsküdar Belediyesi’nden konuyla ilgili kapsamlı ve resmi bir açıklama beklendiğini aktarıyor. Taraflar yetkili kurumların müdahalesi ve mahkeme kararlarının netleşmesiyle sorunun çözülmesini umuyor.
Üsküdar'daki inşaat krizinde iki farklı mağduriyet: Evleri yıkılan kat malikleri konuştu