Ülkenin görünmez rehberi: Harita Genel Müdürlüğü ile Türkiye okunur hale geliyor

Harita Genel Müdürlüğü, yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları ve kabartma modellerle navigasyondan altyapıya kadar Türkiye’nin mekânsal çözümünü üretiyor.

Yayın Tarihi: 26.07.2026 12:05
Güncelleme Tarihi: 26.07.2026 12:26

Ülkenin görünmez rehberi: Harita Genel Müdürlüğü ile Türkiye okunur hale geliyor

Haritalar hayatın her alanında

Haritalar bugün sadece yol bulmak için kullanılan araçlar değil; savunmadan şehir planlamasına, altyapı projelerinden eğitim ve kamu hizmetlerine kadar karar alma süreçlerinin temel verisi haline geldi. Bu görünmez rehberin arkasında ise Türkiye’nin coğrafi verisini üreten ve yöneten kurum olarak Harita Genel Müdürlüğü bulunuyor. Kurumun ürettiği veriler, hem askeri operasyonlarda hem de sivil yatırımlarda doğrudan kullanılıyor.

Hava fotoğrafları ve üretim süreci:

Harita üretiminin kritik aşamalarından biri olan hava fotoğrafı çekimleri, Harita Genel Müdürlüğü bünyesindeki Hava Grup Komutanlığı tarafından gerçekleştiriliyor. Belirlenen bölgeler için fotogrametri dairesi başkanlığında hazırlanan uçuş planları uygulanıyor ve görevler genellikle yüksek çözünürlüklü hava kameralarıyla yaklaşık 6 saat süren seferlerle icra ediliyor.

Çekilen görüntüler, Fotogrametri Dairesi Başkanlığı tarafından değerlendiriliyor ve harita üretim sürecinin temel ham maddesini oluşturuyor. Fotokamera işletmeninin aktardığına göre, envanterdeki uçaklara sökülüp takılabilen, değiştirilebilir lensli sayısal hava kameraları ile çekimler yapılıyor. Uçuş mürettebatı tipik olarak iki pilot, bir teknisyen ve bir fotoğrafçıdan oluşuyor.

Koordinasyon ve kalite kontrol:

Uçuş sırasında anlık koordinasyon büyük önem taşıyor. Ekipler önlerindeki ekranlar aracılığıyla uçuş hatlarını pilotlarla birlikte takip ediyor, çekilen her bir fotoğrafın hızlı görüntüsü üzerinden fotogrametrik değerlendirmesinin uygun olup olmadığı yerinde kontrol ediliyor. Bu aşama, haritanın doğruluğu ve kullanılabilirliği açısından belirleyici rol oynuyor.

Kabartma haritalar ve üç boyutlu arazi modelleri:

Harita Genel Müdürlüğü tarafından üretilen kabartma haritalar, arazinin fiziksel yapısını üç boyutlu olarak ortaya koyuyor. Kabartma Harita Şube Müdürü mühendis Çağrı Kılınç bu haritaların başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere kamu kurumlarında planlama ve eğitim amaçlı yoğun kullanıldığını belirtiyor.

Kabartma harita üretimi kurumda 1969 yılında başlamış; ilk dönemlerde alçı kalıplar ve el işçiliğiyle üretilen arazi modelleri kullanılmış. Günümüzde bu kalıplar bilgisayar destekli CNC makinelerinde işleniyor ve üretimin son aşamasında plastik levhalara basılan harita bilgileri arazi modeli üzerine vakumlanarak üç boyutlu kabartma harita haline getiriliyor.

Kılınç, üretilen kabartma haritaların en fazla 2’ye 1 metre ebadında hazırlandığını; hem Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaçlarına uygun çeşitli ölçeklerde hem de sivil kullanım için üretim ve satışın sürdüğünü vurguluyor.

Haritacılık müzesi: geçmişten günümüze teknik ve kültür mirası

Harita Genel Müdürlüğü Haritacılık Müzesi, Türk haritacılığının yaklaşık iki asırlık birikimini sergiliyor. Kurumun Genel Müdür Yardımcısı Albay Murat Erken müzenin başlangıçta 1926 yılında alet ve objelerin toplanmasıyla bir alet müzesi olarak kurulduğunu ve kişisel bağışlar ile kurumsal çalışmalarla zenginleştirildiğini aktarıyor.

Erken, Türk haritacılığında kurumsallaşma sürecinin 1818 yılında açılan Harita Okulu ile başladığını, 1834 yılında Harp Okulu ile haritacılık eğitimlerinin yaygınlaştığını anlatıyor. Kurumsal yapılanmanın 1890’lı yıllarda hızlandığını, o dönemin kurucu isimlerinden Mehmet Şevki Ölçer in Fransa’ya gönderilerek modern haritacılık eğitimi aldığı bilgisini veriyor.

Tarihi kilometre taşları:

Erken, 1892 yılında Sultan II. Abdülhamid’in fermanıyla genç subayların Fransa’daki Harita Okulu’nda eğitimlerine gönderildiğini, 1894’te eğitimlerini tamamlayıp modern teknikleri İstanbul’a taşıdıklarını belirtiyor. Eskişehir bölgesinde yürütülen çalışmaların ardından ortaya çıkan ve Türk haritacılık tarihinde ilk modern harita kabul edilen Eskişehir haritası 1896 yılında tamamlanmış. Kurum kuruluş tarihi olarak 1895 yılını esas alıyor.

Müzenin giriş bölümünde kurucu Mehmet Şevki Ölçer anısına ayrılmış özel bir bölüm bulunuyor. İç bölümlerde ise haritacıların arazide kullandığı ve kurumun yaklaşık iki asırlık geçmişine tanıklık eden cihazlar sergileniyor. Ayrıca 1880-1895 yılları arasında üretilen ve dünyada nadir örnekler arasında gösterilen kabartma haritalar da koleksiyonda yer alıyor.

Sanatla iç içe bir meslek geleneği:

Müzenin dikkat çeken bir diğer yönü resim galerisi. Erken, eski dönemlerde harita çizimlerinin el emeğine dayandığını, bu nedenle haritacıların aynı zamanda ressam niteliğinde kişiler olduğunu vurguluyor. Galeride hem haritacıların kendi yaptığı tablolar hem de Türk resim sanatının önemli isimlerine ait eserler sergileniyor. 1938-1943 yılları arasında düzenlenen Yurt Gezileri kapsamında hazırlanan 675 tablodan 22 tanesi müzede yer alıyor.

Harita Genel Müdürlüğü ve Haritacılık Müzesi, teknik veriyi ve kültürel hafızayı bir arada koruyarak Türkiye’nin mekânsal belleğini ve haritacılık mirasını gelecek nesillere aktarmayı sürdürüyor.

NAVİGASYONDAN ASKERİ OPERASYONLARA, ŞEHİR PLANLAMASINDAN ALTYAPI PROJELERİNE KADAR HAYATIN HER...

NAVİGASYONDAN ASKERİ OPERASYONLARA, ŞEHİR PLANLAMASINDAN ALTYAPI PROJELERİNE KADAR HAYATIN HER ALANINDA KULLANILAN HARİTALAR, MODERN DÜNYANIN GÖRÜNMEZ REHBERLERİNDEN BİRİ HALİNE GELDİ. HARİTA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSE HAVADAN ÇEKİLEN YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ GÖRÜNTÜLERDEN ÜÇ BOYUTLU KABARTMA HARİTALARA KADAR YÜRÜTTÜĞÜ ÇALIŞMALARLA ADETA TÜRKİYE'Yİ OKUNABİLİR KILIYOR.

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.