UAEA Başkanı Grossi: Nükleer silahlanma artıyor, silahsızlanma geriliyor
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, ülkelerin nükleer silahlarını geliştirdiğini ve artırdığını belirterek, küresel güvenlik açısından bu eğilimin endişe verici olduğunu söyledi.
Vatikan görüşmesi ve silahsızlanma çağrısı
Grossi, Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile bir araya gelmesinin ardından Vatican News'e yaptığı açıklamada, Papa'nın silahsızlanma çağrılarının anlamlı olduğunu vurguladı. Grossi, bu tür çağrıların önemine dikkat çekerek ajansın görevini bunun somut eylemlerle desteklemek olarak niteledi.
Zaporijya Nükleer Santrali'ndeki riskler
Grossi, Zaporijya Nükleer Santrali'nin savaş koşulları nedeniyle hâlâ risk altında olduğunu söyledi. Tesisin neredeyse her gün bomba ve insansız hava araçlarının saldırılarına maruz kaldığını, birçok kez elektrik kesintisi yaşandığını aktardı. Grossi, santralin "tam cephe hattında" olduğunu belirterek, bir kaza veya olay meydana gelme olasılığının son derece yüksek olduğunu ifade etti.
Nükleer silahlanma eğilimleri ve uluslararası etkileri
Grossi, nükleer silaha sahip olmayan ülkelerin bu güce sahip olma olasılığını giderek daha açık şekilde konuşmaya başladığını, bunun önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. "Genel olarak gördüğümüz şey, silahsızlanmanın aksine nükleer silahlanmanın arttığıdır. Yani ülkeler, nükleer silahlarını geliştiriyor ve artırıyor." değerlendirmesini paylaştı.
Grossi ayrıca, silahsızlanma sağlanamasa bile nükleer silahların sınırlanması yönünde geçmişte 1980'ler ve 1990'larda elde edilen bazı başarıların bulunduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda, Alaska'daki zirvede Rusya ve ABD'nin uzun süre sonra bu konuyu yeniden gündeme getirmesinin cesaret verici olduğunu söyledi ve Rusya ile Ukrayna arasında barış çabalarının ilerlemesi durumunda ilerleme kaydetme ihtimalinin artacağını belirtti.
Grossi'nin açıklamaları, nükleer silahlanma, silahsızlanma ve nükleer güvenlik konularında uluslararası iş birliğinin önemini yeniden gündeme taşıdı. Bu değerlendirmeler, özellikle çatışma bölgelerindeki nükleer tesislerin güvenliği ve küresel silah kontrolü tartışmaları açısından kritik bir çerçeve sunuyor.