Doç. Dr. Ömer Faruk Bük: pozisyon ve ıkınma belirleyici
Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, hemoroidin ortaya çıkmasında dışkılama biçimi ve tuvalet pozisyonunun etkili olduğunu ifade etti. Bük, anatomik ve fizyolojik açıdan değerlendirildiğinde alaturka tuvaletin dışkılamayı kolaylaştırdığını, buna karşılık alafranga (klozet) kullanımının hemoroidal hastalık riskini artırabileceğini savundu.
Hemoroid nedir ve nasıl seyreder:
Doç. Dr. Bük, hemoroidi makat bölgesindeki toplardamar sisteminin büyümesi, gevşemesi ve aşağı doğru sarkması olarak tanımladı. Hastalığın iç ve dış olarak iki tipe ayrıldığını, dış hemoroidin içe göre daha ağrılı olduğunu vurguladı. Tedavi yaklaşımının hastanın durumu ve hemoroidin evresine göre değiştiğini, bazı durumlarda ilaç tedavisiyle başlanıp yanıt alınamazsa cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bük, özellikle çevreyi 360 derece saran iç hemoroidlerin tedavisinin zor olduğunu, bu tür vakalarda kademeli müdahale ile önce bir kısmın ardından diğer bölümlerin çıkarılabildiğini anlattı. Lazer uygulamasının her vakaya uygun olmadığını, cerrahi kararının hemoroidin çeşidine, evresine, kişinin genel sağlığına, kitlenin boyutuna, kanama ve ağrı derecesine göre şekillendiğini söyledi.
Tuvalet türleri ve ıkınmanın rolü:
Anatomik olarak alaturka tuvaletin makatın açılanmasını kolaylaştıran bir pozisyon sunduğunu belirten Bük, alafranga pozisyonda bu açılmanın daha az olduğunu ve dışkılamanın dolayısıyla daha zorlaşabildiğini ifade etti. Uzun süre tuvalette beklemek yalnızca oturup telefonla vakit geçirmekse sorun olmadığını, ancak dışkılamak için uzun süre ıkınmak hemoroid oluşumunu tetiklediğini vurguladı.
Bük, kabızlığı çözmeden sürekli ıkınarak dışkılamaya çalışmanın dakikalar hatta saatler alması durumunda hemoroit riskinin yükseldiğini; makat çatlağının da kabızlık ve ishal gibi etkenlerle ortaya çıkıp hemoroit olma olasılığını artırdığını anlattı. Bu nedenle kronik kabızlığın hemoroid oluşumunda en önemli tetikleyici olduğunu söyledi.
Tedavi öncelikleri ve yaşam tarzı önerileri:
Bük, bölgesel estetik kaygıların sık görüldüğünü ama asıl hedefin ağrısız ve kanamasız dışkılama olduğunu hatırlattı. Makat cildindeki kayıpların darlıklara ve skar dokusuna yol açabileceğini, bu yüzden mümkün olduğunca cilde müdahale etmeden tedavi etmeye çalıştıklarını belirtti.
Hemoroid riskini azaltmak ve nüksleri önlemek için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: kronik kabızlığı gidermek, uzun süre oturmaktan kaçınmak, aşırı ıkınmamak, kronik ishalin tedavisini sağlamak ve ciddi ağırlık kaldırmamak. Ayrıca acılı ve baharatlı yiyeceklerin doğrudan hemoroide yol açmadığını ama mukozayı tahriş edip ağrıya neden olarak ıkınmayı tetikleyebileceğini, aile öyküsünün de rol oynayabildiğini söyledi.
Sonuç olarak Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, bireysel değerlendirme ile uygun tedavi yönteminin belirlendiğini, ilaç, lazer veya klasik cerrahinin hastanın durumuna göre seçilebileceğini ve önlemlerin hem oluşumu hem de tedavi sonrası nüksleri engellemede kilit rol oynadığını vurguladı.
GENEL CERRAHİ UZMANI DOÇ. DR. ÖMER FARUK BÜK