Sağlık vizyonu ve üretim hedefleri:
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya gelerek Türkiye’nin sağlık stratejisini detaylandırdı. Bakan, ülkenin yalnızca hizmet sunan değil; cihazını, ilacını, aşısını ve bilimini üreten bir yapı haline gelme hedefini vurguladı. Planlanan üretimle bölgesel değil, küresel ölçekte sağlıkla ilgili merkezlerden biri olunması amaçlanıyor.
Memişoğlu, yerlileştirme çalışmalarının kapsamını anlatırken 8 yerli aşı için çağrı yaptıklarını, bunlardan en az 6’si ile kısa süre içinde sözleşme imzalanacağını söyledi. Mevcutta 13 yerli aşı bulunduğunu, Hepatit A için dolum yaptıklarını ve diğer aşıların da duyurulacağını belirtti. Ayrıca ultrason, solunum cihazı, mobil röntgen ve kapsül endoskopi gibi teknolojiler için sözleşmeler ve prototip çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Stratejik cihaz ve ilaç üretimi:
Bakanlık tarafından şu an için 45 stratejik cihaz tespit edildi; listenin büyüyebileceği belirtildi. Bu cihazların, kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar ve immünoterapi alanlarında da ilaç üretimini kapsayacak şekilde yerli kapasiteye dönüştürülmesi hedefleniyor. ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen kalp-akciğer pompası hasta uygulamalarına alındı ve yılsonuna doğru seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Palyatif bakım ve evde sağlık uygulamaları:
Memişoğlu, palyatif bakımda yeni bir düzenleme yayımladıklarını ve bununla yoğun bakımlardaki uzun yatışlı kronik bakım hastalarının yönetimini kolaylaştırmayı amaçladıklarını söyledi. Yeni tanımla palyatif kritik bakım hizmeti ve evde sağlık, uzaktan sağlık hizmetleri entegre edilerek ESKOM adında bir koordinasyon merkezi kuruldu.
Mevzuatın tamamlandığı ve yazılımın son aşamada olduğu ifade edildi. Bu sistemle hastaneden taburcu edilip evde bakılabilecek durumda olan hastaların uzaktan takibi ve aile hekimleriyle koordinasyonu sağlanacak. Türkiye genelinde 271 bin yatak bulunduğu, bunun 7 bin 822910 palyatif yatak bulunduğu aktarıldı.
Aile hekimliği reformu ve önleyici sağlık:
Bakanlık iki yılda 160 mevzuat çıkardıklarını; Aile Hekimliği Yönetmeliği’nin 2024 Kasım’ında değiştirildiğini ve proaktif bir aile hekimliği modeline geçildiğini belirtti. Türkiye’de aile hekimliği sayısı 25 bin bandından 31 bine yükselmiş durumda. İstanbul’da ise 1.121 aile hekimi bulunduğu, 81 yeni aile hekimliği açıldığı ve 130’unun daha açılacağı açıklandı.
Aile hekimlerinin kapsamı genişletildi; aile hekimliklerinde yaklaşık 1.850 ilacın yazılabilmesi, sağlık raporlarının düzenlenmesi, geleneksel tıp uygulamaları ve gerektiğinde hastaneden randevu alabilme yetkileri getirildi. İstanbul’da 34 Sağlıklı Hayat Merkezi bulunduğu, burada gebe okulu, çocuk gelişim uzmanı, psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist gibi hizmetlerin ücretsiz sunulduğu aktarıldı.
Sistem güvenliği, altyapı ve kapasite:
E-Nabız sisteminin güvenliğine değinen Memişoğlu, sistemin çok korunaklı olduğunu ve yetkisiz erişime kapalı olduğunu vurguladı. Bakan, e-Nabız verilerine kodlu erişildiğini ve sisteme müdahale yapılamayacağını ifade etti.
Altyapı yatırımlarına dair olarak İstanbul’da son 24 yılda 79 büyük hastane yapıldığı; COVID-19 döneminde ise 28 hastane inşa edildiği hatırlatıldı. Ülke genelinde 27 şehir hastanesi yapıldığı; İstanbul’da yapımı süren 1.453 yataklı Fatih Sultan Mehmet hastanesi ve Sancaktepe’de 4.000 yataklı şehir hastanesinin 2027’nin ikinci yarısında açılması hedeflendiği belirtildi. Haydarpaşa kampüsüne başlandığı ve Bakırköy, Süreyyapaşa, Esenyurt, Beykoz, Bayrampaşa, Avcılar gibi yatırımların planlandığı aktarıldı.
Kamu sağlığı göstergeleri ve toplumsal riskler:
Türkiye’nin yaşam beklentisinin arttığına dikkat çeken Bakan, TÜİK verilerine göre yaş ortalamasının 78,5 olduğunu, 2002’de bu rakamın 72 olduğunu söyledi. Bebek ölüm oranlarında da önemli düşüşler olduğu vurgulandı: 2002’de binde 31,5 olan oranın günümüzde 7,8 seviyesine gerilediği, 2024’te binde 9, 2025’te binde 7,8 olduğu ve bu düşüşün yılda yaklaşık 3 bin bebeğin yaşamını kurtardığını gösterdiği ifade edildi.
Sağlık riskleri arasında sigara kullanımına dikkat çekildi; ülkemizde erkeklerin %46’sının sigara içtiği, geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satıldığının altı çizildi. Dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörlerin ölümlerde başlıca nedenler olduğu, sigaranın bu tabloda önemli payı bulunduğu belirtildi.
Organ bağışı ve nakil altyapısı:
Organ naklinde kadavratik bağış bulmanın zorluklarına değinen Memişoğlu, kanun değişikliğiyle organ bağışının e-Devlet ve e-Nabız üzerinden yapılabildiğini söyledi. Şu ana kadar 250 bin bağış kaydedildiği, bağışların vasiyet şeklinde sistemde saklandığı ve beyin ölümü tespiti ile birlikte aile ve ekiplerin bilgilendirildiği belirtildi. Türkiye’de şu anda 30 binin üzerinde kişinin organ beklediği vurgulandı.
Bakan, ülkenin organ nakli merkezleri, hekimlik ve altyapı açısından dünyanın örnek ülkelerinden biri olduğunu kaydetti ve bağış sayısını artırma çağrısında bulundu.
Araştırma, klinik çalışmalar ve hasta odaklı projeler:
Memişoğlu, immünolojik ve onkoloji ilaçları başta olmak üzere moleküler tedavilere yönelik yerli üretim çalışmalarının, klinik denemeler aşamasına çok yakın olduğunu söyledi. SMA ile ilgili yürütülen çalışmaların ve bağışlarla ilgili yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının bilimsel olarak açıklanacağı belirtildi.
Bakan sunumunu, sağlık çalışanlarına destek ve vatandaşların sağlık çalışanlarına sahip çıkması çağrısıyla sonlandırdı; altyapıya, insan gücüne ve bilgi birikimine güvendiklerini yineledi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye'nin sağlıkta ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz"