Türkiye'de ilk başarılı karaciğer nakliyle metastatik kolorektal kanser hastası tümörsüz yaşama başladı
Karaciğer nakli, karaciğere metastaz yapmış kolorektal (kalın bağırsak) kanseri hastaları için yeni bir tedavi seçeneği olarak önem kazanıyor. Prof. Dr. Murat Dayangaç ve Doç. Dr. Özgür Açıkgöz öncülüğünde Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nde Türkiye'de ilk kez karaciğere metastaz yapmış bir kolorektal kanser hastasında başarıyla uygulanan nakil, benzer durumdaki hastalara umut sundu.
Hastanın öyküsü: 2019'dan nakile
36 yaşındaki Sibel Karmış, 2019'da bağırsak ve karaciğere yayılmış kolorektal kanser tanısı aldı. Öncelikle acil şartlarda kalın bağırsak ameliyatı geçirdi, ardından kemoterapi ve daha sonra karaciğer cerrahisi yapıldı. Bir süre hastalık kontrol altında görünse de karaciğerde yeni tümörler gelişti; modern tedavilere yanıt alınamayınca ekipler nakil seçeneğini değerlendirdi.
Nakil kararı ve uygulama
Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nin Onkoloji ve Organ Nakli Konseyleri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda hasta karaciğer nakli için uygun bulundu. Multidisipliner değerlendirmeler sonrası 2023 yılında nakil gerçekleştirildi. Operasyonu yönetenler arasında Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Murat Dayangaç ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Açıkgöz yer aldı. Nakil sonrası kontrollerde herhangi bir olumsuzluk gözlenmedi ve hasta bugün tamamen tümörsüz bir hayat sürüyor.
Uzmanların değerlendirmesi
Prof. Dr. Murat Dayangaç, kolorektal kanserin dünyada sık görülen türlerden olduğunu, hastaların yaklaşık yarısında karaciğere metastaz geliştiğini belirtiyor. Metastazlı hastalarda ideal yaklaşımın cerrahi rezeksiyon olduğunu, ancak tümörlerin yaygınlığı, damar ilişkisi veya başka organlara yayılım nedeniyle çoğu vakada cerrahinin mümkün olmadığını vurguluyor. Cerrahi yapılsa bile karaciğerde tekrarlama oranlarının yüksek olduğuna dikkat çekiyor; kemoterapi ve immünoterapiyle beş yıllık sağkalımın ancak yaklaşık %10-15 civarında kaldığını aktarıyor.
Prof. Dayangaç, son yıllarda belirli hasta kriterlerini karşılayanlarda karaciğer naklinin önem kazandığını; Oslo Üniversitesi öncülüğündeki çalışmaların doğru seçilmiş hastalarda nakille beş yıllık sağkalım oranlarının %60 civarına ulaşabildiğini gösterdiğini ekliyor. Bununla birlikte nakil adaylarının uluslararası kriterlere uygun olması gerektiğini; yaş, genel sağlık, ana tümörün tamamen çıkarılmış olması ve karaciğer dışı yayılım bulunmaması gibi şartların temel olduğunu belirtiyor.
Tıbbi onkolojide nadir bir uygulama
Doç. Dr. Özgür Açıkgöz, Karmış'ın bağırsak tıkanıklığıyla acil ameliyat olduğunu, sonrasında karaciğerde metastaz tespit edilip hızla kemoterapi başlandığını anlattı. Metastazların küçülmesiyle karaciğerdeki odakların ilk aşamada cerrahiyle çıkarıldığını ve ardından idame tedavisi uygulandığını; yaklaşık 1–1,5 yıl sonra yeniden metastaz geliştiğini, bunun üzerine konsey kararıyla nakil seçeneğinin gündeme geldiğini aktardı.
Hastanın mesajı
Sibel Karmış, zorlu süreç boyunca yaşadıklarını anlattı: 2019'daki teşhis, bağırsak ve karaciğer ameliyatları, uzun kemoterapi dönemleri ve yeniden nüks. Nakil sonrası iki aylık yoğun tedavi süreci ve ardından gelen sağlığına kavuşma dönemiyle ilgili duygularını paylaştı. Karmış, "Başta zor bir süreçti, ‘neden ben?’ diye düşündüm. Ama en azından kanserim bitti. Şimdi ilaçlarımı alıyor ve kontrollerime devam ediyorum. Umudunuzu kaybetmeyin" dedi.
Bu vaka, karaciğere metastaz yapmış kolorektal kanser hastalarında nakil seçeneğinin potansiyel rolünü gösterirken, uygulamanın sık olmayan, dikkatli hasta seçimi gerektiren bir yöntem olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, yöntemin yalnızca kapsamlı onkoloji merkezlerinde ve multidisipliner ekiplerle yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
SİBEL KARMIŞ VE PROF. DR. MURAT DAYANGAÇ