DEM Parti grup toplantısında ana gündem: tarım, adalet ve çerçeve yasa
DEM Parti Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis'teki grup toplantısında gündemi tarım krizinden demokratik dönüş sürecine kadar geniş bir çerçevede değerlendirdi. Yeni bir partinin parlamentoda yoluna devam edeceğini belirten Hatimoğulları, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibini tebrik etti.
Tarımdaki çöküş ve üretici talepleri:
Hatimoğulları, Türkiye'nin tarım politikasının milyonlarca yurttaşın midesini etkileyen bir noktaya geldiğini belirterek üreticinin üzerindeki baskıya dikkat çekti. TÜİK verilerine atıfta bulunarak girdi maliyetlerindeki artışları vurguladı: gübrede yüzde 63, mazot ve enerjide yüzde 40, yemde yüzde 35, gıdada yüzde 36 artış olduğunu söyledi. Bu maliyet artışlarıyla beraber ürün fiyatlarının eski seviyelerde kaldığını ve çiftçinin zarar ettiğini dile getirdi.
Soğan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Raşit Kaya ile görüşmesinden aktardığı bilgilere göre Türkiye'de soğan üretiminin maliyeti 15 TL iken, Mısır, İran ve Özbekistan'da maliyetlerin çok daha düşük olduğunu vurguladı. Hatimoğulları, iktidarın çözümünün ithalat ve gümrük vergisi sıfırlamaları olduğunu, bunun yerli üreticiye zarar verdiğini söyledi ve örnek olarak limon, mısır, canlı hayvan, et ve buğdayda daha önce uygulanan vergisiz ithalatlara işaret etti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e yönelik eleştirilerde bulunan Hatimoğulları, klasik reçetelerin artık işlemediğini savundu. Tarımın yeniden canlandırılması için önerilerini sıraladı: üreticiye taban fiyat garantisi verilmesi, gübre, mazot, yem, elektrik ve sulama giderlerinin doğrudan sübvanse edilmesi, üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi, küçük ölçekli çiftçilere faizsiz krediler sağlanması, banka ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçların belli oranlarda silinmesi veya faizsiz yapılandırılması ve icra baskısına son verilmesi. Ayrıca üretim planlamasının bilimsel verilerle ve üretici örgütlerle birlikte yapılması ve aracı zincirin azaltılması gerektiğini vurguladı.
Gülistan Doku, çocuk hakları ve adalet çağrısı:
Hatimoğulları, Gülistan Doku davasına dair olarak altı yılı aşkın süredir hakikatin önüne set çekildiğini söyledi. Dava kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşinin, oğlunun, bazı polislerin ve kamu görevlilerinin soruşturma kapsamında tutuklanmasının sıradan bir gelişme olmadığını belirtti. Soruşturmanın kasten öldürme, cinsel saldırı, delil karartma ve suçluyu kayırma iddialarını içerdiğini ve devlet gücünü kullanarak suçu örtmeye yönelik iddiaların varsa hesap verme sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.
Çocuklara ilişkin Meclis'teki teklifin, gerçek koruma sağlamadığını söyleyen Hatimoğulları, yasanın çocukları korumaktan ziyade daha ağır hapis cezaları getirdiğini savundu. Yoksulluk, çocuk işsizliği ve eğitimsizlik gibi temel nedenler üzerinde durulmadan sadece cezaların artırılmasının adalet olmadığını belirtti. Son 6 ayda 36 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlatarak sorunun toplumsal ve sınıfsal boyutlarına dikkat çekti.
Çerçeve yasa, İmralı görüşleri ve dönüş tanımı:
İki yıldır yürütülen çözüm sürecine işaret eden Hatimoğulları, çerçeve yasa için son düzlüğe girildiğini ve bu yasanın tüm Türkiye'yi ilgilendirdiğini söyledi. Kürt meselesinin bir asırdır devam eden temel bir sorun olduğunu, devletin inkar politikalarının sorunu çözemediğini vurguladı. Bu nedenle tüm siyasi partilerin sorumlulukla hareket ederek barışa kapı açacak bir yasanın çıkması gerektiğini ifade etti.
Hatimoğulları, son yapılan görüşmede Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalma iradesini ve kardeşlik hukukunu gözeten yasal bir zeminin gerekliliğini yinelediğini aktardı. Öcalan'ın tüm halklara selam gönderdiğini belirterek bu yaklaşımın çatışmaların sonlandırılmasına ve hukuki adımların atılmasına zemin oluşturduğunu ifade etti. Çerçeve yasanın, İmralı'da yürütülen süreci yok saymadan, Öcalan'ın süreci ilerletebilmesinin önünü açacak şekilde ortaklaştırılmış bir formülü içermesi gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları ayrıca, özgür yaşama ve çalışma koşullarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti ve gazeteciler, siyasetçiler, hukukçular, kadın örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum temsilcilerinin İmralı'ya gidip Öcalan'la görüşebilmesinin önemine vurgu yaptı. Heyetlerin İmralı ziyaretinde oluşan mutabakatın yasaya yansımasının şart olduğunu dile getirdi.
Hatimoğulları'nın mesajı net oldu: Tarımda üreticinin ayakta kalmasını sağlayacak ekonomik destekler, adalette şeffaflık ve çerçeve yasa ile demokratik dönüşümün güvence altına alınması talebi, partisinin grup toplantısının temel çıktıları olarak öne çıktı.
DEM Parti Grup toplantısı