Trump'ın açıklamaları ve müzakere vurgusu:
ABD Başkanı Donald Trump, Fox haber kanalına verdiği röportajda İranlı yetkililerle yürütülen görüşmelerin "çok iyi" olduğunu söyledi. Trump, görüşmelerin amacının Hürmüz Boğazı'nın yeniden serbest bırakılması olduğunu belirterek, "Hürmüz Boğazı çok yakında açılacak; aksi takdirde çok sert bir darbe alacaklar ve sonrasında Boğaz yine açılmış olacak" ifadesini kullandı. Trump, Tahran yönetimiyle iletişimin beklentiler doğrultusunda ilerlediğini ve nihai hedefin sorunu çözmek olduğunu vurguladı.
Geri çekilen saldırı ve verilen detaylar:
Röportajında, yönetimlerinin İran'a karşı başlatmaya hazırlandığı geniş çaplı saldırıdan vazgeçtiklerini anlatan Trump, planın büyüklüğünü vurguladı: "İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana planlanan en büyük ve muazzam saldırıyı gerçekleştirmek üzereydik. Ancak beni arayıp çok kibar bir şekilde, 'Lütfen, konuşabilir miyiz?' dediler. Ben de, 'Evet, konuşabiliriz. Gelin şu işi halledelim. Artık bitirelim' dedim." Bu anlatım, Trump'ın askeri seçeneği hâlâ masada tuttuğu ancak diplomasiye öncelik verdiği yönünde bir çerçeve çizdi.
İhtar, nükleer sınır ve Tahran'ın tutumu:
Trump, yürütülen müzakerelerin İran için son bir şans olduğunu belirterek uyardı: "Eğer bir kez daha cayarlarsa, çok sert bir darbe alacaklar. Bunu biliyorlar; bunu anlıyorlar. Başka seçeneğim yok. Nükleer silaha sahip olamazlar. Olay bu kadar basit." Tahran yönetiminin görüşmelerde kaydedilen ilerlemeyi kamuoyuyla paylaşmaktan kaçındığını ve bazı açıklamalarla müzakere sürecini inkar ettiğini söyleyen Trump, sürecin sonucunun icraatla ölçüleceğini vurguladı ve "Eğer anlaşmaya varmazlarsa, bu onlar için çok kötü olur" diyerek tekrar uyardı.
Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olması halinde bunun küresel dengeleri kökten değiştireceğini belirterek, "Onlar nükleer silaha sahip olursa, dünya bambaşka bir yer olur" ifadesini kullandı. Röportajını, müzakere sürecine ilişkin belirsizliklere rağmen sonuçların yakından takip edileceğine dair "Neler olacağını göreceğiz" sözleriyle sonlandırdı.