Trump'ın Time röportajı: sert değerlendirmeler ve bölgesel vurgular
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Eylül'de Beyaz Saray'da Time dergisine verdiği röportajda İran savaşı, İsrail ve Orta Doğu politikalarına ilişkin ayrıntılı açıklamalar yaptı. Trump, operasyonların hedeflerini ve neden bu yaklaşımla devam ettiklerini savunurken, İran ile kalıcı bir barış ihtimalini açıkça reddetti: "İran'ı yok ederek dünyada barış tesis ettik. İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum."
İran savaşı ve askeri değerlendirme:
Röportajda Trump, savaşın başında kendisinin süre tahmininin "6 ila 8 hafta" olduğunu hatırlattıktan sonra, çatışmanın artık yedinci ayına girdiğine dikkat çekildiğini belirtti. Bu süre farkına ilişkin açıklamasında, nükleer tesisleri vurduklarını ve tesislerin "binlerce ton enkazın altında kaldığını" söyleyerek, burada durmanın mümkün olduğunu ama bunun uygun olmadığını düşündüğünü ifade etti. Trump, "O noktada durabilirdim ama daha ileri gitmeye karar verdim. Çünkü farklı bir şekilde yeniden baş göstermelerini istemedim" dedi.
Askeri bilanço iddiaları dikkat çekiciydi. Trump, İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırdığını, donanmasını imha ettiğini ve hava kuvvetlerini etkisiz hâle getirdiğini ileri sürdü; donanma saldırılarına ilişkin olarak 159 geminin denizin dibine gönderildiğini ve hava gücünün "bütün uçakları gitti" biçiminde özetlendiğini söyledi. Bu müdahalelerin küresel petrol trafiğine etkisini de vurgulayan Trump, Boğaz'dan geçen petrolün dün gece rekor kırdığını iddia etti.
Hürmüz Boğazı'na ilişkin tavrını da net ifade eden Trump, İran'ın boğazı kapatma tehdidini geri ittiğini ve "Boğazı onların üzerine kapattık" şeklinde konuştu.
Sivil kayıplar, ateşkes teklifleri ve seçimlerin etkisi:
İran'daki gösterilere ve sivil kayıplara ilişkin sorulara Trump, devletin son aylarda göstericilere yönelik sert müdahalesinin belgelenmiş olduğunu, resmi kayıtlara göre 72 ila 75 bin kişinin öldüğünün belirtildiğini söyledi. Trump, "Bu inanılmaz bir kan gölü" ifadelerini kullandı ve muhalif gösterilere yönelik keskin nişancı uygulamalarını anlattı.
Ateşkes teklifleri hakkında ise Trump, İran'ın sunduğu tekliflerin kendisini tatmin etmediğini söyledi: "Boğazı açmayı teklif ettiler. Ama teklif yeterince iyi değil." Ayrıca, ülkedeki ara seçimlerin ardından bombardımanı artırma olasılığı konusunda da "Bu mümkün" değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel diplomasi: İsrail, Venezuela ve Suudi Arabistan:
Netanyahu ve 7 Ekim iddialarına ilişkin bir soru üzerine Trump, bu konuda daha önce bilgi sahibi olmadığını ve eğer Başbakan bilseydi harekete geçeceğini düşündüğünü söyledi. İsrail politikasında önceliğinin ülkenin savunmasına yardımcı olmak olduğunu belirtti ve siyasi müdahaleden kaçındığını ekledi.
Venezuela konusunda Trump, BM Genel Kurulu sırasında Delcy Rodriguez ile ilişkilerin iyi olduğunu, büyük petrol şirketlerini ülkede çalıştırdıklarını ve kısa sürede stratejik rezervleri dolduracaklarını belirtti. Seçim talebi konusunda ise "henüz erken" diyerek ortamın hassasiyetine vurgu yaptı.
Suudi Arabistan ilişkilerine dair Trump, ülkeyi koruduğunu ve kendisi başkan olmasaydı Suudi Arabistan ile İsrail'in varlığının tehdit altında olacağını söyledi. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile ilişkilerini olumlu tanımladı.
Değerlendirme ve yansımalar:
Röportaj, Trump'ın sert müdahale politikasını savunduğunu ve İran ile uzlaşmanın siyasi bir seçenek olmadığını net biçimde ortaya koyuyor. Trump'ın 6–8 haftalık başlangıç tahmini ile çatışmanın yedinci aya taşınması arasındaki fark, stratejinin nasıl evrildiğine dair soru işaretleri yaratıyor. Söyledikleri, hem bölgesel dengeler hem de küresel enerji piyasaları açısından tartışılmaya açık iddialar içeriyor.
Trump'ın açıklamaları, önümüzdeki dönemde ABD'nin askeri ve diplomatik adımlarının yeniden gündeme gelmesine neden olacak gibi görünüyor; görüşmelerin ve sahadaki gelişmelerin nasıl seyredeceği, belirtilen iddiaların doğrulanmasıyla daha net anlaşılacak.
ABD BAŞKANI DONALD TRUMP, "İRAN'I YOK EDEREK DÜNYADA BARIŞ TESİS ETTİK. İRAN'LA HİÇBİR ZAMAN BARIŞ SAĞLANABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM" DEDİ.