Trabzon zirvesinde mavi gündem: okyanuslar, ekosistemler ve yeşil liman hedefleri

COP31 kapsamındaki Trabzon buluşmasında okyanusların iklim etkileri, deniz ekosistemlerinin korunması, mavi ekonomi ve yeşil liman uygulamaları masaya yatırıldı.

Yayın Tarihi: 10.09.2026 13:27
Güncelleme Tarihi: 10.09.2026 13:27

Trabzon zirvesinde mavi gündem: okyanuslar, ekosistemler ve yeşil liman hedefleri

Trabzon'da iklim ve denizler zirvesi:

COP31 çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 9-12 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen çevre ve iklim medya turunun Trabzon ayağında, 10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen Okyanuslar ve Denizler Zirvesi geniş katılımla yapıldı. Programa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da katıldı. Zirvede iklim değişikliğinin okyanuslar ve denizler üzerindeki etkileri, deniz ekosistemlerinin korunması, mavi ekonomi, iklim finansmanı ve uluslararası iş birliği konuları ele alındı.

Zirvenin odak noktaları:

Zirvede konu başlıkları arasında deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunması, sürdürülebilir mavi ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijital izleme ve karar destek sistemleri ile mavi finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi yer aldı. Murat Kurum, okyanuslardaki bozulmanın ekonomik maliyetine dikkat çekerek "Araştırmalara göre okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir" uyarısında bulundu ve mevcut çalışmaların yetersizliğine vurgu yaptı.

Zirve; Akdeniz ve Karadeniz özelinde stok iyileşmeleri, dijital ikiz uygulamaları ve Mavi Paket gibi somut çıktıları değerlendirdi. Etkinlik boyunca ulusal ve uluslararası kurum temsilcileri, akademi, özel sektör, finans kuruluşları ve sivil toplumun katkılarıyla teknik ve politik boyutlar bir araya getirildi.

Bakanların vurguladıkları somut adımlar:

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında denizlerle kurulan kültürel bağa işaret ederek şunları söyledi: "Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan, denizle aynı dili konuşan bir millet olarak, denizlerimizi mavi vatan olarak görmemiz de bunun doğal bir sonucudur. Hatta Mavi vatanımıza öyle sevdalıyız ki bizler çocuklarının adını Deniz koyan, Ege koyan, Derya koyan, Bahri koyan bir milletiz. Kimimizin soyadı Karadeniz, kimimizin Akdeniz. Bu nedenle bir yandan ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak adımları atarken, denizlerimizin ve kıyılarımızın temizliğine, florasının ve faunasının korunmasına ilişkin düzenleme ve altyapı tesisini göz ardı edemeyiz. Bu programı denizlere açılan en güçlü kapılarından biri olan Trabzon’da yapmak, başta Karadeniz olmak üzere tüm denizlerimizin nabzını tutmak demektir. Çünkü Trabzon’dan bakınca denizlerimiz, hem geçim kaynağımız hem de iklim değişikliğinin etkilerini en yakından hissettiğimiz alanlardan biridir. Kıyı erozyonu, deniz suyu sıcaklık artışı, aşırı hava olayları ve ekosistem baskısı, burada teorik bir konu değil, günlük hayattır. Geçen haftalarda Nepal’de meydana gelen sel felaketinde de gördüğümüz üzere özellikle iklim değişikliği, günlük yaşantımızı etkiliyor olmasının yanı sıra çok büyük can kayıpları ve olumsuz ekonomik sonuçlara da yol açıyor. Günümüzde bu değişim insan kaynaklı fosil yakıtların kullanımı, orman yangınları, karbon ayak izi oranlarının yükselmesi ve aşırı tüketim alışkanlıkları gibi nedenlerle ilişkilendiriliyor. Küresel üretim devam ettikçe ve enerji talebi arttıkça, iklim değişikliğiyle ilgili hedefleri karşılamak için ülke yönetimlerinin ve iş dünyasının cesur ve koordineli olması gerekiyor."

Uraloğlu, denizcilikte sera gazı takibi ve azaltımına ilişkin somut uygulamaları da sıraladı: Bakanlık politikalarında yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, liman ekipmanlarının elektrifikasyonu, gemilere kıyıdan elektrik sağlanması ve Yeşil Liman Sertifika Uygulaması öne çıktı. Konuşmada ayrıca deniz taşımacılığının ekonomik önemine değinilerek "218 liman tesisi, 85 faal tersane, 144 bini aşkın gemi" gibi sayılarla sektörün kapasitesi hatırlatıldı. Uraloğlu, şu anda Yeşil Liman Sertifikasına sahip 4 limanımız bulunduğunu ve mevzuatla belirli kıyı tesislerini yeşil liman kriterlerine uyarlamanın zorunlu kılındığını belirtti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise okyanusların geleceğine dair uyarılarda bulundu ve şu değerlendirmeyi yaptı: "Üç tarafı denizlerle çevrili cennet vatanımızda, Karadeniz, bizim en kıymetli değerimizdir. ... Üç milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır." Kurum, Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme sağlandığını, dijital ikiz gibi teknolojik ilerlemelerin olduğunu ancak bunların tek başına yeterli olmadığını vurguladı.

Kurum ayrıca Türkiye’nin bölgesel iş birliğini küresel düzeye taşıma, verilere erişimi kolaylaştırma ve mavi finansman için yeni imkânlar geliştirme çabalarını anlattı. Öne çıkan uygulamalar arasında 2026 itibarıyla hayata geçirilen Akdeniz için uyum kapasitesini güçlendirme merkezi, 8 Eylül’de Fethiye-Göcek’te tanıtılan Mapa-Şamandıra Sistemi ile 17 koyda 856 tekneye hizmet veren uygulama gibi somut örnekler yer aldı.

Zirvenin sonuçları, COP31 sürecine taşınacak somut çıktılar ve iş birliği teklifleri ile şekillenecek. Murat Kurum sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Rotamız çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır."

CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞI, ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI İLE...

CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞI, ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI İLE BİRLİKTE 9-12 EYLÜL 2026 TARİHLERİ ARASINDA ÇEVRE VE İKLİM MEDYA TURLARININ ÜÇÜNCÜSÜNÜ DÜZENLİYOR.

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.