Tire'de geleneksel hasır dokumacılığı: Zuhal Narin yarım asırlık zanaatı yaşatıyor

İzmir Tire'de Zuhal Narin, yarım asırlık hasır dokumacılığını sürdürerek doğal ürünlerin yerine geçen plastiklere karşı uyarıyor ve gençleri mesleği sürdürmeye çağırıyor.

Yayın Tarihi: 12.05.2026 10:48
Güncelleme Tarihi: 12.05.2026 10:52

Tire'de geleneksel hasır dokumacılığı: Zuhal Narin yarım asırlık zanaatı yaşatıyor

Tire'de geleneksel hasır dokumacılığı: Zuhal Narin yarım asırlık zanaatı yaşatıyor

Gelişen teknoloji ve plastik üretimiyle birlikte yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalan hasır dokumacılığı, İzmir'in Tire ilçesinde Zuhal Narin tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Yarım asırdır tezgah başında olan Narin, doğal hasırın yerini alan plastik ürünlerin sağlıksız olduğunu vurgulayarak gençlere mesleği sürdürme çağrısı yapıyor.

Mesleğe başlangıç ve üretim

Boynuyoğun köyünde doğup büyüyen Narin, mesleğe henüz 10 yaşındayken annesinin yanında küçük kabuk hasır tezgahlarında adım attı. Çocukluğunda sokakta oynayan arkadaşlarının aksine tezgah başında geçen saatlerin ardından, bugün Tire'deki atölyesinde hem geleneksel hem de günlük kullanıma uygun ürünler üretiyor. Üretim yelpazesinde seccade, çanta, Amerikan servisleri, sandalye ve çeşitli büyük hasırlar bulunuyor; zanaatını günümüze uyarlayarak talep çeşitliliğine yanıt veriyor.

Doğallığın önemi ve üretim felsefesi

Narin, geçmişte hasırın birçok evin vazgeçilmezi olduğunu hatırlatarak doğallığın sağlık ve kullanım açısından taşıdığı değere dikkat çekiyor. Sözlerinden bir kısmı şu şekilde: "Eskiden halı yokken hasır vardı. Yemek orada yenir, orada uyunurdu. Halıların altına izolasyon olsun diye serilirdi. Ne nem geçirirdi ne de rutubet. Şimdi plastikleri çıktı, renkli ve ucuz ama buz gibi ve sağlıksız. Bizim hasırımız mikrop barındırmaz, kir tutmaz. Biz doğallığı bıraktık, hastalıklar çoğaldı." Bu ifadeler, Narin'in doğal malzemenin fonksiyonelliği ve sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin savlarını özetliyor.

Usta-çırak ilişkisi ve geleceğe yönelik kaygılar

Boynuyoğun köyünde geçmişte neredeyse her evin bir atölyesi olduğunu, aynı anda iki-üç tezgahın çalıştığını anlatan Narin, köyündeki bu geleneğin büyük ölçüde sönmüş olmasından üzgün. Kendi çocuklarına mesleği öğretmesine rağmen onların farklı sektörleri tercih ettiğini belirtiyor ve usta-çırak zincirinin koptuğunu ifade ediyor. Ayrıca Halk Eğitim Merkezi bünyesinde dersler vererek bilgilerini aktarmaya çalıştığını vurgulayan Narin, duygularını şöyle özetliyor: "Mesleğimden gurur duyuyorum. Gençlerin bu işi sadece bir hobi olarak değil, meslek olarak yaşatmasını temenni ediyorum. Öğrenciler tezgaha oturduğunda büyük keyif alıyor ancak devamlılığı gelmiyor. Dileğim, bu güzelliğin bizden sonra da yaşaması ve yeni nesillere aktarılmasıdır."

Bir zanaatkar olarak Narin'in çabası, hem somut ürünlerin üretimi hem de yerel kültürel belleğin korunması açısından önem taşıyor. Genç kuşakların bu geleneksel mesleği sürdürmesi, hem zanaatın devamı hem de doğal malzemenin tercihinin korunması açısından belirleyici olacak.

ZUHAL NARİN

ZUHAL NARİN

İZMİR'İN TİRE İLÇESİNDE GELİŞEN TEKNOLOJİ VE PLASTİK ÜRETİMİ NEDENİYLE KAYBOLMAYA YÜZ TUTAN HASIR...

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.