Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo İstanbul'da ağırlandı:
Diyabet araştırmalarının öncülerinden Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, Atlas Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta öğrenciler ve hekimlerle bir araya geldi. Kendi isminin verildiği oditoryumda konuşan Prof. DeFronzo, konferansına 'Tip 2 Diyabet Tedavisinde Paradigma Değişimi: Glikoz Kontrolünden Patofizyoloji Temelli Tedaviye' başlığını taşıdı ve tedavi hedeflerindeki kaymayı detaylandırdı.
Tedavide paradigma değişikliği:
Prof. DeFronzo, Tip 2 diyabet yönetiminde hedefin artık yalnızca kan şekerini düzenlemek olmadığını belirterek, diyabetin 'tüm organlara hasar veren' bir süreç olduğuna dikkat çekti. Ona göre amaç, sadece glikozu kontrol altına almak değil; göz, böbrek, kalp-damar sistemi ve hatta nörodejeneratif süreçlerdeki hasarı azaltmak. Bu bağlamda tedavi yaklaşımlarının patofizyoloji temelli olarak yeniden kurgulandığını vurguladı.
Yeni nesil ilaçlar hakkında da bilgi paylaşan Prof. DeFronzo, GLP-1 agonistleri grubunun hem kalp-damar olaylarını azalttığına hem de böbreği koruduğuna dair kanıtların arttığını söyledi. Ancak bu ilaçların şu an için yüksek maliyetli olduğunu; jeneriklerin ve peptit kombinasyonlarının yaygınlaştıkça erişiminin artmasını beklediğini ifade etti. Ayrıca insülin duyarlılığını artıran pioglitazon grubunun tedavideki önemine dikkat çekti.
Prof. DeFronzo'nun verdiği dikkat çekici veri: Zayıflama amaçlı kullanılan bazı iğnelerin Tip 2 diyabet hastalarında yaklaşık yüzde 20'ye varan oranda kilo kaybı sağlayabildiği bilgisini paylaştı ve diyabetten korunmada kilo kontrolünün en önemli formül olduğunu yineledi.
Türkiye'nin diyabet tablosu ve öneriler:
Atlas Üniversitesi DİMER Diyabet ve Obezite Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Kanat ise Türkiye'deki durumu rakamlarla ortaya koydu. Türkiye'de diyabet prevalansının yaklaşık yüzde 20, prediyabet oranının yaklaşık yüzde 35 olduğunu belirterek iki grubu topladıklarında toplumda yaklaşık yüzde 55 oranına ulaşıldığını, yani sokakta görülen her iki kişiden birinin ya diyabet hastası ya da aday olduğu yorumunu yaptı.
Prof. Kanat, 30 yıl önceki %7'lik prevalans ile günümüz arasındaki farkı vurgulayarak artışın temel nedeninin obezite olduğunu ifade etti. Diyabeti domine eden iki risk faktörünün 'genetik yatkınlık' ve 'obezite' olduğunu, ancak son 30 yılda genetik yapıda değişim beklenemeyeceği için artışın obeziteden kaynaklandığını söyledi.
Önleme için somut önerilerini de paylaşan Prof. Kanat, Tip 2 diyabetin engellenebilir bir hastalık olduğunu belirterek üç temel madde sıraladı: kilo verme, günlük 30 dakika olmak üzere haftalık 150 dakika düzenli egzersiz veya yürüyüş ve yağlı yiyeceklerin mümkün olduğunca azaltılması.
Prof. Kanat ayrıca İstanbul'da düzenlenen DIMER Diabetes 2026 toplantısının önemine işaret ederek, toplantının dünyada diyabet tedavisine yön veren isimleri bir araya getirdiğini ve ülkemizde bu alandaki hekim eğitimini güçlendirecek bir fırsat sunduğunu söyledi. Toplantının hem Atlas Üniversitesi hem de Türkiye için prestij kaynağı olduğunu ekledi.
Konuşmalar, Tip 2 diyabette tedavi hedeflerinin genişlediğini, ilaç ve yaşam tarzı müdahalelerinin birlikte ele alınması gerektiğini ve özellikle obeziteyle mücadele ile kilo kontrolünün önleyici politikaların merkezinde yer alması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
DİYABET ALANINDA YAPTIĞI ÖNCÜ ARAŞTIRMALARLA DÜNYA ÇAPINDA TANINAN PROF. DR. RALPH A. DEFRONZO, ATLAS ÜNİVERSİTESİ’NDE VERDİĞİ KONFERANSTA TİP 2 DİYABET TEDAVİSİNDEKİ GELİŞMELERİ PAYLAŞTI.