terörle mücadeleyi hukuka taşımak: teklif af değil, kalıcı düzenleme hedefleniyor

Doç. Dr. Berat Akıncı, Meclis’teki çerçeve yasa teklifinin af olmadığını, 50 yıllık terörle mücadelenin hukuki ve kurumsal zemine taşınmasının amaçlandığını söyledi.

Yayın Tarihi: 10.08.2026 10:46
Güncelleme Tarihi: 10.08.2026 10:47

terörle mücadeleyi hukuka taşımak: teklif af değil, kalıcı düzenleme hedefleniyor

Çerçeve yasa Meclis gündeminde

Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, Meclis’e sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin kamuoyunda tartışıldığı biçimiyle bir af düzenlemesi olmadığını belirtti. Teklif, kamu ve güvenlik politikalarının uzun vadede kalıcı hale getirilmesine yönelik bir hukuki çerçeve oluşturmayı hedefliyor.

Akıncı’nın temel değerlendirmesi:

Akıncı, Türkiye’nin son 50 yılda terörle mücadelede bir kırılma noktasına geldiğini vurgulayarak, "Bu yasa teklifi kesinlikle bir af kanunu değil veya herhangi bir kesime yönelik hazırlanmış bir düzenleme değildir" ifadelerini kullandı. Teklifin asıl amacının, yürütülen güvenlik politikalarını hukuksal zemine dönüştürmek ve bunun sonucunda toplumsal ile milli bütünleşmeyi sağlamak olduğunu söyledi.

Güvenlik kazanımlarının hukuka dönüştürülmesi:

Akıncı, 1984’ten bu yana yürütülen mücadelede özellikle sınır ötesi operasyonlar, yerli savunma sanayisi, İHA ve SİHA teknolojileri ile istihbarat kapasitesindeki gelişmelerin örgütün hareket alanını daralttığını belirtti. "Devlet artık silahlı mücadelede önemli başarı sağlandı. Bundan sonraki süreçte bu başarıyı hukuki ve kurumsal düzenlemelerle kalıcı hale getirmemiz gerekiyor" dedi.

Teklifin, silahsızlanma ve örgütün feshi süreçlerinin doğrulanmasını ilk kez tamamen devlet kurumlarına bırakan bir mekanizma öngördüğüne dikkat çekildi. Akıncı, bu noktayı vurgulayarak doğrulamanın MGK kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanmasının önemine işaret etti.

Teklifin kapsamı ve istisnalar:

Metin, yalnızca dağ kadrosunu değil; örgüt kurucuları, yöneticileri, üyeleri, örgüte yardım edenler, propaganda suçu işleyenler ve örgütün finansmanında görev alanları da belirli şartlar altında kapsıyor. Ancak bazı ağır suçlar düzenlemeye dahil edilmiyor. Akıncı, "Kasten adam öldürme suçunu işleyenler ile müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan hüküm giyenler bu düzenlemenin dışında bırakılıyor" diyerek kamuoyunda oluşabilecek cezasızlık algısının önüne geçilmeye çalışıldığını belirtti.

Kanun teklifi, örgütün fiili varlığına son verildiğinin ve kontrolü altındaki tüm silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bunun MGK kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanması hâlinde, belirli hükümlülerin cezalarının infazının ertelenebilmesini öngörüyor. Ancak kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar kapsam dışında bırakılıyor.

İnfaz erteleme süreleri ve denetim:

Teklife göre; toplamda 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis veya müebbet/ ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı ise 10 yıl süreyle infaz hâkimi kararıyla ertelenecek. Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde infaz hâkimi erteleme kararını kaldırıp cezanın infazının devamına karar verebilecek.

Akıncı, bu düzenlemelerin hem hukuki belirlilik hem de etkin denetim mekanizmaları gerektirdiğini; aksinin adalet duygusunu zedeleyebileceğini vurguladı.

Kurul ve uygulama usulleri:

Kanun tasarısı, uygulamayı izlemek ve koordinasyonu sağlamak üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma Bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri’nden oluşan bir kurul öngörüyor. Kurul, örgütün tasfiyesine ilişkin gelişmeleri değerlendirecek, gerekirse adli, idari ve yasal düzenleme taleplerinde bulunacak ve infazı ertelenen kişilere ilişkin süreçleri izleyecek.

Ayrıca MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş ve kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların Kurul’un iznine bağlı olacağı; teslim edilen veya beyan edilen silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemelerin kayıt altına alınacağı belirtiliyor. Uygulamanın usul ve esasları İçişleri ile Milli Savunma Bakanlıklarınca, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak belirlenecek.

Başvuru süreci ve siyasi uzlaşı:

Düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya kurulun görevlendireceği kurumlara ve Türkiye’nin dış temsilciliklerine yazılı başvuruda bulunması gerekecek. Akıncı, sürecin TBMM çatısı altında yürütülmesinin ve uzun vadede başarıya ulaşılması için geniş siyasi uzlaşı sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Son olarak Akıncı, teklifin yalnızca iç güvenlik açısından değil dış politika açısından da sonuçları olacağını belirterek, "Türkiye bu yasayla hem içeride birlik ve bütünlüğünü güçlendirecek hem de bölgesel aktörlere güçlü bir mesaj verecek" ifadesini kullandı. Kendi terör sorununu çözen bir Türkiye’nin bölgesel ve küresel meselelerde daha etkin rol üstlenebileceği görüşünü dile getirdi.

Not: Metindeki tüm tarih, kurum ve ceza bilgileri teklif metninde yer aldığı şekilde aktarılmıştır.

ADANA ALPARSLAN TÜRKEŞ BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ’NDEN DOÇ. DR. BERAT AKINCI

ADANA ALPARSLAN TÜRKEŞ BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ’NDEN DOÇ. DR. BERAT AKINCI

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!