Tekirdağ Ballıhoca'da 'Elma' soyadları: Birelma'dan Dokuzelma'ya sıra
Tekirdağ'ın Muratlı ilçesine bağlı Ballıhoca köyü, nadir görülen bir soyadı düzeniyle dikkat çekiyor. Köyde bazı ailelerin soyadlarının Birelma, İkielma, Üçelma, Dörtelma, Beşelma, Altıelma, Yedielma, Sekizelma ve Dokuzelma şeklinde ardışık bir sıra izlediği görülüyor. Bu örnek, yerel tarih ve göç hafızasının nüfus idaresiyle nasıl kesiştiğine dair ipuçları veriyor.
Göç ve Soyadı Kanunu
Köy halkının bir kısmı, 1935 yılında Kırım'daki Beşelma bölgesinden gelen ailelerden oluşuyor. 1934'te yürürlüğe giren Soyadı Kanunu sonrasında, köyde yerleşik ailelere bir yıl sonra soyadları verildi. Bu tarihsel bağ, sıra dışı soyadı uygulamasının kökenini açıklamada merkezi bir rol oynuyor.
Soyadlarının belirlenme süreci
Yerel anlatılara göre, köye yerleşen aile reisleri geldikleri yerin adı olan 'Beşelma' soyadını almak istedi. Ancak aralarında anlaşma sağlanamayınca dönemin nüfus memurunun müdahalesiyle farklı bir çözüm benimsendi. İddiaya göre soyadları, aile büyüklerinin yaş sırasına göre belirlendi; böylece en yaşlıya 'Birelma', ardından 'İkielma', 'Üçelma' diye devam ederek 'Dokuzelma'ya kadar uzanan bir sıra oluştu.
Bu sürecin tanıklarından 81 yaşındaki Nazım Dörtelma, dönemi şu şekilde aktarıyor: '1935'te babamlar burada Çorlu Ereğlisi'ne gemiyle geliyor. Vapurun ismi de Nazım.' Dörtelma, Tatarca konuşulması ve isimlendirme konusundaki anlaşmazlıkların nüfus memurunun yaş sıralamasına dayalı çözümüne yol açtığını belirtiyor.
Bugün ve göçün etkisi
Köy muhtarı Şaban Topçuoğlu ise zaman içinde göçlerin arttığını ve ailelerin çoğunun il dışına yöneldiğini vurguluyor: 'Daha önce elmalar hepsi buradaymış. Şimdi iki-üç tane kaldı. Tabii şu anda Birelma, Beşelma, Dörtelma köyde. Kalanları hepsi il dışına göç etti.'
Ballıhoca örneği, göç hareketleri, yerel dil ve hafıza ile idari kararların birleştiğinde nasıl kalıcı soyadı pratikleri oluşturduğunu gösteriyor. Ardışık 'Elma' soyadları, hem köyün yakın tarihine hem de göçmen grupların kimlik inşa süreçlerine dair somut bir tanıklık sunuyor.
81 YAŞINDAKİ NAZIM DÖRTELMA