münir basri’nin yolculuğu:
Hatay’ta yaşayan 18 yaşındaki Münir Basri, Suriye’deki iç savaştan 2015’te ailesiyle kaçarak gelmiş, burada Türkçe öğrenip eğitimine devam etmiş bir genç. 6 Şubat 2023 depremini de yaşayan ailelerinin evi ağır hasar görünce kısa süreliğine sokakta kaldıklarını, ardından Sakarya’ya taşındıklarını anlatıyor. Zorluklara rağmen eğitimden kopmayan Münir, YKS sayısal alanında ilk 22 bin içine girerek tıp fakültesine yerleşti.
Başarı, dershaneye gitmeden, üç erkek kardeşiyle paylaştığı odadaki bir çalışma masasında elde edildi. Münir, üniversite hazırlık sürecinde günde ortalama 6 saat çalıştığını, internetten izlediği videolar ve denemelerle sınava hazırlandığını söylüyor. Aile ve okul desteğinin motivasyonunda büyük payı olduğunu vurguluyor.
göç, deprem ve eğitim süreci:
Münir’in ailesi Suriye’nin İdlib kentinden 2015’te Hatay’a geldi. Ülkesinden ayrıldığında 7 yaşında olan genç, Hatay’da aldığı eğitimle Türkçeyi öğrendi. 2023’teki depremin ardından aile evi ağır hasar alınca Sakarya’ya taşındılar; burada Münir 10’uncu sınıfa kadar eğitimine devam etti. Babasının iş koşulları ve ailevi nedenlerle tekrar Hatay’a dönmek durumunda kaldılar.
12’nci sınıfın başında üniversite sınavına yoğunlaşan Münir, dershaneye gitmeyip evde çalıştı. Aynı odada dört yatak ve üç kardeşle yaşam, evin zaman zaman sesli olması gibi koşullara rağmen kardeşlerinin anlayışı ve ailenin desteği çalışma disiplinini sürdürmesine yardımcı oldu. Okul öğretmenleri ve bazı kursların sağladığı denemeler de sınav hazırlığında katkı sundu.
vatandaşlık, maddi engeller ve gelecek hedefi:
Münir, 11 yıldır Türkiye’de yaşadığını ve vatandaşlık talebinde bulunduğunu belirtiyor. Vatandaşlık eksikliğinin burs ve maddi destek başvurularını engellediğini, birçok bursun ön koşulunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak olduğunu ifade etti. Ayrıca yabancı öğrencilere getirilen uygulamalar nedeniyle eğitim masraflarının bölüme göre değiştiğini ve tıp fakültesi için yıllık 115 bin Türk lirası ödemek zorunda kaldıklarını söyledi. Bu durumun aile üzerinde maddi bir yük yarattığını ekliyor.
Üç kardeşiyle aynı odada yaşamanın getirdiği zorluklara rağmen Münir, hedefinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup beyaz önlüğünü giyerek Türk halkına hizmet etmek olduğunu vurguluyor. Kendisine yapılan iyilikleri geri ödemek ve toplumda fayda sağlamak istediğini söylüyor.
Anne Dima Atıf, İdlib’den geldiklerini ve oğlunun tıp fakültesini kazanmasından büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Baba Muhammed Atıf ise evladının başarısından gurur duyduğunu ve tüm çocuklarının başarılı olmasını dilediğini ifade etti.
Münir’in hikayesi, savaşın ve depremin getirdiği ağır sınamalara rağmen azim ve aile desteğiyle hedefe ulaşılabileceğinin somut bir örneği oldu. Şimdi önünde tıp eğitimi ve Türkiye’ye hizmet etme hedefi var; bu süreçte vatandaşlık ve maddi destek konuları ailenin öncelikli beklentileri arasında yer alıyor.
MÜNİR BASRİ