yasemin güler orhan: serada başlayan ikinci eğitim serüveni
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde yaşayan 38 yaşındaki Yasemin Güler Orhan, çocukluğundan aldığı tarım sevgisini mesleğe çeviren genç üreticiler arasında yer alıyor. Rahmetli babasının ziraat mühendisi olması ve onu araştırma enstitülerine götürmesi, Orhan'ın tarıma olan ilgisini küçük yaşta pekiştirdi. Gıda teknisyeni bölümü mezunu olmasına karşın bu tutkuyu bırakmayıp tekrar üniversite sınavına giren Orhan, bu yıl tarımsal biyoteknoloji mühendisliği programını kazandı ve seracılıktaki çalışmalarını bilgiyle pekiştirmeye başladı.
çocukluk merakı mesleğe dönüştü:
Üç yıldır kendi serasında üretim yapan Orhan, domates, biber, salatalık, kabak ve çeşitli süs bitkileri yetiştiriyor. Seracılıkta yaptığı seçimi ve sürdürdüğü çalışmaları anlatırken, babasının mesleğinin ve birlikte geçirdikleri zamanın belirleyici olduğunu vurguluyor. Orhan, hem sahada edindiği deneyimi hem de yeni aldığı akademik eğitimi kullanarak üretimini geliştirmeyi hedefliyor.
iyi tarım uygulamaları ve sertifikalı fide tercihi:
Orhan üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede kontrollü yöntemler uyguladığını belirtiyor. Serasında tuzak kurma ve popülasyon takibi gibi entegre mücadele yöntemleri kullanan Orhan, sık ilaçlama yapmadığını, uygulamaların zararlı popülasyonuna göre planlandığını aktarıyor. Trakya koşullarında hangi çeşitlerin daha verimli olduğunu araştırdığını ve özellikle hastalıklara dayanıklı çeşitler üzerinde denemeler gerçekleştirdiğini söylüyor.
Üretimde sertifikalı fide kullanımını önceliklendiren Orhan, bunun hastalıklarla mücadeleyi büyük oranda kolaylaştırdığını ifade ediyor. Sertifikalı fidelerle bazı yaygın sorunları görmediğini, örneğin Fusarium solgunluğu gibi hastalıkları aylardır takip ettiği fidelerde saptamadığını belirtiyor. Buna karşılık sertifikasız kaynaklardan temin edilen fidelerde virüs ve hastalık problemleriyle sıkça karşılaştığını aktarıyor.
Yerel ıslah çalışmaları sonucu geliştirilen hibrit tohumları tercih eden Orhan, üretmenin verdiği tatmini de paylaşarak bir meyveyi büyütmenin duygusal yönüne dikkat çekiyor ve üretimi bir çocuk büyütmeye benzetiyor.
destek programları ve üreticiye yansımaları:
Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi projeleri kapsamında sebze üretiminin artırılması ve genç çiftçilerin tarıma kazandırılması amacıyla bir dizi uygulama yürütüyor. Bu kapsamda uygulanan Sebzecilik Artsın, Üreticilerin Yüzü Gülsün ile Genç Çiftçilerin Tarıma Kazandırılması projeleri üzerinden fidelerin bedelinin yüzde 75'i Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından karşılanırken, kalan yüzde 25 üretici katkısıyla sağlanıyor. Program kapsamında yazlık sebzelerden domates, biber ve patlıcan; kışlık sebzelerden kıvırcık, lahana ve karnabahar fideleri üreticilere dağıtılıyor.
Orhan, serasında kullandığı domates fidelerinin yüzde 75 hibe desteğiyle temin edildiğini ve bu desteğin denemek istediği oturak cins domates çeşidini yetiştirmesinde fayda sağladığını belirtiyor. Desteklerin hem finansal yükleri hafiflettiğini hem de üreticilerin yeni çeşitleri denemesini kolaylaştırdığını ifade ediyor.
Son olarak Orhan, genç girişimcilere ve tarımla ilgilenenlere hibeleri ve destek programlarını yakından takip etmeleri çağrısında bulunuyor. Hiçbir şey için geç kalmış sayılmayacağını söyleyerek Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne teşekkür ediyor. İl müdürlüğü yetkilileri de Orhan'ın serasını ziyaret ederek yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı ve kentte gençlerin tarımsal üretime kazandırılması ile sebze üretiminin geliştirilmesine yönelik desteklerin sürdürüleceğini ifade etti.
SERASINDA ÜRETİM YAPAN YASEMİN GÜLER ORHAN, TARIMA OLAN İLGİSİNİN ÇOCUKLUK YILLARINA DAYANDIĞINI BELİRTEREK, BABASININ ZİRAAT MÜHENDİSİ OLMASININ HAYATINDA ÖNEMLİ BİR ROL OYNADIĞINI SÖYLEDİ.