Tanju Özcan davasında marketlere yönelik reklam iddiası: 'Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve'

Bolu'daki rüşvet davasında tanıklar, Tanju Özcan'ın market temsilcilerine 'Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve' dediğini ve reklam/bağış taleplerinin gündeme geldiğini anlattı.

Yayın Tarihi: 08.07.2026 21:42
Güncelleme Tarihi: 08.07.2026 21:47

Tanju Özcan davasında marketlere yönelik reklam iddiası: 'Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve'

Tanju Özcan davasında marketlere yönelik reklam iddiası: 'Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve'

Dava süreci ve iddianame

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcanın da bulunduğu 19 sanık; "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu’na muhalefet" suçlarından yargılanıyor. Dava kapsamında Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İlk celsenin üçüncü gününde mağdur ve müşteki beyanları alındı.

BİM A.Ş. mağaza geliştirme müdürünün ifadesi

BİM A.Ş. Mağaza Geliştirme Müdürü Saffet Karadağ, mahkemede Tanju Özcan’ın makamında market temsilcileriyle toplantı yapıldığını anlattı. Karadağ, toplantıya davet edilme sürecini, toplantı öncesinde cep telefonlarının alındığını ve toplantıda BOLSEV Vakfı ile ilgili sunum yapıldığını belirtti. Toplantıda Özcan’ın herkese karşı, 'Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve' şeklinde bir ifade kullandığını söyledi.

Karadağ, toplantının sonunda kendilerine verilen zarfların içinde talep edilen reklam bedellerinin yazılı olduğunu öne sürdü. Şirketle görüştükten sonra reklam sözleşmesini imzaladıklarını; sözleşme şartlarına ilişkin itiraz ettiklerini, ancak nihayetinde anlaşma sağlandığını bildirdi. Denetimlerde tespit edilen eksikliklerin giderildiğini, kayda değer başka bir sorunu olmadığını ifade etti.

Müteahhit ve hakediş iddiaları

Müteahhit mağdur Cenk Erşebetçi, Bolu’da inşaatı devam eden devlet hastanesi ihalesi kapsamında yaşadıklarını anlattı. Erşebetçi, belediyenin fiyat politikası nedeniyle görüştükleri esnada Özcan’ın kendilerine "Size beton santrali kurdurtmam" dediğini aktardı. Ardından şantiyelerinde su kesintisi, mühürleme ve zabıta denetimleri yaşandığını; bu uygulamalar nedeniyle hastane inşaatının tamamlanmasının yaklaşık iki ay geciktiğini söyledi. Erşebetçi, bu uygulamalara rağmen şikayetçi olmadığını belirtti.

Hakediş talepleri ve bağış iddialarıyla ilgili olarak ifade veren çevre mühendisi ve müteahhit Halis Volkan Akıncı, Bolu 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesini EKAP üzerinden aldığını, hakedişin erken ödenebilmesi amacıyla toplam 10 milyon lira tutarında bir düzenlemenin konuşulduğunu anlattı. Akıncı, bunun 2,5 milyon lirasını bağış olarak verdiğini ve bu miktarı hakedişinden mahsup edebildiğini; kalan 7,5 milyon liranın reklam bedeli olarak aktarıldığını söyledi. Akıncı, bağış veya reklam karşılığında hakedişlerin erkene alınacağı yönünde doğrudan bir ifade duyduğunu reddetti ve zorlamaya maruz kalmadığını belirtti.

Diğer mağdur beyanları

Nuhmar ve 1N Market Genel Müdürü Harun Reşit Kayar, toplantıya katılmadığını, reklam sözleşmesini kendisinin imzalamadığını, imza yetkisinin patronunda olduğunu anlattı. Kayar, sözleşme öncesi ve sonrasında denetimlerin sürdüğünü, zabıta tarafından ceza uygulamaları olduğunu; sözleşme imzalandıktan sonra da denetimlerin devam ettiğini söyledi ve kimseden şikayetçi olmadığını belirtti.

Mahkeme heyeti, üçüncü gün oturumlarının tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verdi.

BOLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILAN TANJU ÖZCAN’IN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 19...

BOLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILAN TANJU ÖZCAN’IN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 19 SANIĞIN YARGILANDIĞI "RÜŞVET VE İRTİKAP" DAVASININ ÜÇÜNCÜ GÜNÜ TAMAMLANDI.

DURUŞMADA BEYAN VEREN SAFFET KARADAĞ, TANJU ÖZCAN’IN TOPLANTIDA KENDİLERİNE, "YA SEVE SEVE...

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.