Bist 100
10.471,32 0%
DOLAR
32,63 -0,52%
EURO
35,02 -0,65%
ALTIN
2.418,1 -0,61%

Suriye’de terör örgütü PKK/YPG’nin petrol vurgunu

Suriye’de kurulan “Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi”, terör örgütü PKK/YPG Suriye’nin petrol kaynaklarını işgal ederek, kendisine ait bir şirket kurmuş ve Suriyelilere ait petrolü satmaya başlamış. Bu sayede örgüt, hem Suriye’deki hem de yurt dışındaki müşterilerden büyük miktarda gelir elde ediyor. Peki PKK/YPG’nin Suriye’deki petrol ticareti nasıl işliyor? Örgütün petrol üretimi ve satış rotaları neler? Örgütün petrol gelirlerinin gerçek boyutu nedir? Bu soruların cevaplarını sizler için araştırdık.

Yayın Tarihi: 26.12.2023 16:56
Güncelleme Tarihi: 26.12.2023 16:56

Suriye’de terör örgütü PKK/YPG’nin petrol vurgunu

Suriye’de yer alan “Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi”, terör örgütü PKK/YPG’nin kontrolünde olan bölgelerdeki halkın haklarını ihlal ederek, kendisine bağlı bir devlet olarak tanınıyor. Örgütün bölgesel yönetimi altında bulunan Cezire Petrol Şirketi ise, örgütün en önemli gelir kaynaklarından biri olarak görülüyor.

Örgüt tarafından yapılan açıklamalara göre 2022 yılının bütçesi 780 milyon dolardı. Petrol gelirlerinin ise örgütün bütçesinin yüzde 77’sini oluşturduğu belirtildi. Bu rakam, Türkiye’nin günlük petrol tüketiminin yaklaşık iki katına denk geliyor. Örgütün petrol gelirleri nereden geliyor?

Suriye’de Fırat Nehri’nin doğusunda yer alan petrol ve doğal gaz sahalarını işgal eden terör örgütü PKK/YPG, Suriyelilere ait bu kaynakları çalarak hem yabancı şirketlere hem de Esed rejimine satıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ise son hava harekâtında örgütün işgalindeki bir petrol tesisini yerle bir etti.

PETROLÜ ÇALAN TERÖRİSTLER, KURDUKLARI ŞİRKETLERLE PAZARLIYOR

Terör örgütü PKK/YPG, Suriye’de işgal ettiği bölgelerde petrol arama ve üretim işlerini yürüten çok sayıda şirkete sahip. Bu şirketlerin başında ise Cezire Petrol Şirketi geliyor. Cezire Petrol Şirketi, terör örgütünün sözde yöneticilerinden Şahoz Hasan tarafından kuruldu ve yönetiliyor. Şahoz Hasan, çeşitli ülkelerdeki yabancı şirketlerle Suriye’deki petrolü pazarlamak için görüşmeler yapıyor. Bu şirketler arasında ABD, Fransa, İngiltere, İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin şirketleri de bulunuyor.

Terör örgütü PKK/YPG, Suriye’deki petrolü sadece yabancı şirketlere satmakla kalmıyor. Aynı zamanda Esed rejimine bağlı tüccarlara da petrol satıyor. Bu şekilde hem rejimle ilişkilerini sıcak tutuyor hem de Suriye halkının kaynaklarını gasp ediyor.

SURİYE HALKI YAKIT SIKINTISI ÇEKERKEN, TERÖRİSTLER SERVET KAZANIYOR

Terör örgütü PKK/YPG, Suriye’de ülke petrol kaynaklarının yaklaşık yüzde 90’ını kontrol ediyor. Bu kaynaklar, Rumeylan ve Deyrizor gibi zengin petrol sahalarını da içeriyor. Terör örgütü, bu sahalardan günlük 66 bin varil ile 70 bin varil arasında petrol üretimi yapıyor. Bu üretim, güncel Brent Petrol fiyatı üzerinden analiz edildiğinde, yıllık 2 milyar 194 milyon dolar civarında bir gelir potansiyeli anlamına geliyor.

Terör örgütü PKK/YPG, Suriye’deki petrolü çalarak servet kazanırken, Suriye halkı ise yakıt sıkıntısı çekiyor. Özellikle terör örgütünün işgal ettiği bölgelerde yaşayan halk, yüksek fiyatlar ve kısıtlı temin nedeniyle yakıt bulmakta zorlanıyor. Rumeylan gibi zengin petrol sahalarının bulunduğu Haseke ili de yakıt krizinin yaygın olduğu YPG/PKK işgalindeki bölgelerin başında geliyor.

TSK, TERÖRİSTLERİN PETROL TESİSLERİNİ VURDU

Irak’ın kuzeyinde 12 askerin şehit olmasının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) terör örgütü PKK/YPG’ye karşı büyük bir harekat başlattı. Özellikle Suriye’nin kuzeyindeki önemli noktalar hedef alındı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’nin kuzeyine gerçekleştirilen hava harekatlarında teröristler tarafından kullanılan petrol kuyusu, depolama tesisi, mağara, sığınak, barınak ve depolardan oluşan 30 hedefin imha edildiğini açıkladı.

Yerel kaynakların aktardıklarına göre TSK’nin vurduğu noktalardan biri de Kamışlı şehrinin yaklaşık 30 kilometre doğusundaki kırsal alanda bulunan es-Saida petrol kuyusu. Londra merkezli Şarkul Awsat Gazetesi’nin aktardığına göre, tesisin en az yüzde 50’si kullanılamaz duruma geldi. Öyle ki ana tankları hedef alan bombardıman ile tanklar yandı, bağlantı boruları yere saçıldı, ısıtma şebekesi ve ana devre kesiciler çöktü.

pkk petrol

TSK’nin hava harekatı, terör örgütü PKK/YPG’nin petrol gelirlerine büyük bir darbe vurdu. Bu harekat, aynı zamanda Suriye halkının kaynaklarını çalan teröristlere karşı bir mesaj niteliği taşıyor.

PETROL TİCARETİ IRAK'TA FAALİYET GÖSTEREN PKK'LILAR TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜYOR

Suriye’deki petrol, örgüt için oldukça önemli. Suriye’deki petrol ticareti, daha önce Irak’ta faaliyet göstermiş PKK’lı teröristler tarafından yürütülüyor.

Sözde eski PYD eş başkanı Şahoz Hasan’ın Cezire Petrol Şirketi’nin yöneticisi olduğu, çeşitli ülkelerdeki firmalarla Suriye’deki petrolün pazarlanması için görüşmeler yaptığı belirtiliyor. Şahoz Hasan'ın, Suriye’deki birçok PYD/YPG sorumlusu gibi geçmişte Irak’ta faaliyet gösterdiği biliniyor.

PETROL VE DOĞAL GAZ İLE TERÖR ÖRGÜTÜNE FİNANS SAĞLANDI

1994’te PKK’ya katılan ve Irak’ın kuzeyinde faaliyet yürüten Şahoz Hasan, 2011’de Suriye savaşının başlamasıyla birlikte PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG’de faaliyet göstermeye başladı. Şahoz Hasan, 2017’de sözde PYD sorumluluğuna getirildi ve 2020’ye kadar görevini sürdürdü.

Ardından Suriye’deki petrol ve doğal gazı pazarlayarak terör örgütü PKK/YPG’ye para kazandırmak için çalışmalar yürüttü.

ESED REJİMİ TERÖR ÖRGÜTÜNDEN ALIYOR

Uzun bir süredir terör örgütü PKK/YPG’ye, Suriyelilere ait petrolü satarak gelir elde ettiği suçlaması yöneltiliyor.

Esasen terör örgütü de bu suçlamaları reddetmiyor. Zira, Suriye’de üretilen petrolün büyük bir kısmını işgal ediyor.

Terör örgütü işgal ettiği bölgelerdeki petrolü yalnızca yabancı şirketlere satmakla kalmıyor.

Terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye'nin kuzeyinde kurduğu paravan oluşum

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) sözde Yürütme Meclisi Eşbaşkan Yardımcısı Hesen Koçer, üretilen petrolün bir kısmının rejime bağlı tüccarlara küresel muadillerine kıyasla sembolik fiyatlarla satıldığını kabul etti.

Koçer, bu açıklamayı “Terör örgütü ve ABD, Suriyelilerin petrolünü çalıyor ve yabancı şirketlere satıyor” ithamlarının ardından yaptı. Terör örgütü, Suriye’de çıkan petrolü hem yabancı şirketlere hem de Esed rejimine satıyor.

Rejim, PKK/YPG’yi tanımıyor ve bölgelerinde işgalci olduklarını belirtiyor ancak örgüte finansman sağlayacak adımlardan da geri durmuyor.

Terör örgütünün işgalindeki sahalarda, 2011’de savaş patlak vermeden önce günde 120 bin varil ağır petrol üretilirken, şimdi bu miktarın yarısı üretiliyor. Terör örgütü, Esed rejimi ile petrol alışverişlerini rejime yakınlığıyla bilinen milis yöneticisi ve milletvekili Husam Katırcı aracılığıyla yürütüyor.

ABD'nin bölgedeki "ortağı" terör örgütü PKK/YPG, hem rejime petrol satarak hem de ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan Husam Katırcı ile ticaret yaparak ABD yasalarını ihlal ediyor.

Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 21 Aralık 2019'da imzaladığı ve 17 Haziran 2020'de yürürlüğe giren "Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası"na göre, rejimin yerli petrol üretimini geliştirmesine yardımcı olmanın ve rejim ile ticari ilişkide bulunmanın yaptırım cezaları bulunuyor.

SURİYE PETROLÜNÜN TERÖRİSTLERCE PAZARLANMASINA ABD DESTEĞİ

Esed Rejimi Dışişleri Bakanlığı da geçtiğimiz aralık ayında BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta ABD’yi ve isim vermeden PKK/YPG’yi Suriye’nin petrol ve doğal gazını “çalmakla” itham etmişti.

Uzmanlar, ABD’nin de desteğiyle Suriye’de faaliyet yürüten PKK/YPG’nin, kurduğu şirketler aracılığıyla petrol ticareti yaparak uzun vadede bölgede kalıcı hale gelebilmek için terör örgütünü finanse etmeyi amaçladığını değerlendiriyor.

 

 

pkk petrol

SURİYE'DE PETROL ÜRETİMİ VE KAYNAKLARI

Terör örgütü YPG’nin kontrol ettiği bölgelerdeki petrol sahalarında günlük 66 bin varil ile 70 bin varil arasında üretim gerçekleştiriliyor. Suriye’nin tamamında üretilen petrol günlük ortalama 85 bin 900 varil civarındadır. 2011 yılında günlük 353 bin varil petrol üretiliyordu. Gulfsands Petroleum yönetici başkanı John Bell’in iddiasına göre, ülkedeki petrol altyapısına gerekli yatırımlar yapıldığında, ülke genelinde günlük 500 bin varil petrol üretilebilecektir. Güncel petrol kurları da göz önünde bulunduğunda, Suriye’deki tüm petrol kaynaklarından yıllık 20 milyar doların üzerinde gelir elde edilebileceği öngörülüyor. Gulfsand Petroleum’un eski yönetim kurulu üyesi John P. Dorrier Jr., eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump tarafından yaptırımdan muaf tutulan Delta Crescent Energy’in kurucularındandır.

Suriye’deki petrol kaynağının ve örgüt tarafından üretilen petrolün boyutunu anlamak için, üretilen petrolü sadece Türkiye’nin günlük petrol tüketimi ile kıyas etmek faydalı olacaktır. Küresel Ekonomik Bilgi Veri Bankası'nın (CEIC) verilerine göre 2021 yılında Türkiye'nin günlük petrol tüketimi 939 bin varildi. Buna göre terör örgütü PKK/YPG’nin an itibariyle ürettiği petrol, sadece Türkiye’nin ihtiyacının yüzde 7'sini karşılamaya yetecek bir boyuttadır. John Bell’in iddiasına göre Suriye’ye yatırım yapıldığında, tüm ülkedeki petrol üretimi yaklaşık Türkiye’nin ihtiyacının yarısını karşılamaya yetecek boyuta ulaşıyor.

Petrol üretiminin boyutunu anlamak için diğer bir kıyas, Türkiye’nin petrol üretimi ile yapılabilir. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), açılan yeni kuyularla birlikte yurt içi günlük petrol üretiminde 75 bin 52 varil petrol eşdeğeri ile ülke tarihinin rekorunun kırıldığını duyurdu. Buna göre terör örgütünün ürettiği günlük 70 bin varil petrol, Türkiye’nin ürettiği petrolden azdır.

BİR GELİR KAYNAĞI: PETROL

Terör örgütü PKK/KCK birçok farklı suç türünden gelir elde ediyor. Örneğin, örgütün yalnızca uyuşturucu kaçakçılığından yılda 1,5 milyar dolar gelir sağladığı söyleniyor. Örgütün Avrupa ülkelerinde "bağış" adı altında elde ettiği gelirin boyutu tam olarak bilinmiyor olsa da, petrol üretimi uyuşturucudan bile önce gelen en önemli gelir kaynağıdır. "Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi"nin bütçesine giden 602 milyon dolar, gerçek gelirin sadece bir kısmıdır.

Örgütün petrol üretiminden elde ettiği gerçek geliri tahmin edebilmek için sahadaki petrol üretimine ve satışına bakmak gereklidir. Terör örgütü PKK/YPG’nin kontrol ettiği bölgelerde yılda 24 milyon 90 bin varil ile 25 milyon 550 bin varil petrol üretiliyor. Söz konusu üretim güncel Brent Petrol fiyatı üzerinden analiz edildiğinde, yıllık 2 milyar 194 milyon dolar civarında bir gelir potansiyeli bulunuyor. Ancak petrol üretimindeki kalitesizlik, teknik yetersizlikler, lojistik sorunlar ve hukuki altyapı sebebiyle YPG’nin bu petrol üretiminden daha düşük seviyede gelir elde ettiği biliniyor. YPG’nin bir varil petrolü 15 ila 19 dolar arasında sattığı belirtiliyor.

Başka kaynaklarda YPG’nin sattığı petrolün varilinden 15-19 dolar arasında gelir elde ettiği, Suriye yönetimine 15 dolar ödendiği ve aracıların 40-50 dolar kazandığı aktarılıyor. Söz konusu aracıların neredeyse tamamı YPG’nin elemanları olduğundan dolayı, örgütün toplam yıllık petrol gelirin 1 milyar 324 milyon 950 bin ila 1 milyar 762 milyon 950 bin dolar arasında olduğu tahmin edilebilir.

Örgütün resmi gelirleriyle gayri resmi gelirleri arasındaki yaklaşık 1 milyar dolarlık bir fark olduğu görülüyor. Şöyle ki terör örgütü PKK/YPG’ye ait sözde "resmi" makamlar petrol ticaretinde 602 milyon dolar gelir elde edildiğini belirtirken, terör örgütü geriye kalan 1 milyar doları kendi amaçları doğrultusunda kullanıyor. Örneğin, 602 milyon dolar "Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin" resmi kurumlara giderken, 1 milyar doların PKK/YPG terör örgütünün kasasına girdiği ve Suriye, Irak, İran ve Türkiye’de kullanıldığı değerlendirilebilir.

Her ne kadar yapılan bu rakamsal tahmin tam manasıyla doğru olmasa da, örgüt için petrol üretiminin değerini göstermesi açısından son derece önemlidir. İlaveten, bu finansal kaynağın örgüt için önemini idrak etmek için şöyle bir kıyas yapılabilir. Örgütün 2023 yılında ABD'den aldığı resmi destek olan maaş, silah, ekipman ve mühimmatların toplam değeri 160 milyon dolardır. Örgütün iddia ettiği gibi petrol üretiminden elde ettiği gelir 602 milyon dolar da olsa veya gerçek rakam bundan 1 milyar dolar daha fazla da olsa petrol üretiminin örgüt açısından ne kadar kıymetli olduğu daha iyi anlaşılıyor.

3 AYRI SATIŞ ROTASI

Örgütün en önemli gelir kaynağının satış rotası incelendiğinde ise 3 ayrı ana satış rotası öne çıkıyor. Önem sırasına göre ele alındığında, birinci satış güzergahı örgütün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) yönelik yaptığı satıştır. IKBY ile yapılan petrol ticaretinin Fişhabur sınır kapısı üzerinden gerçekleştiği ve resmi olmadığı görülüyor. Terör örgütü YPG’nin aracılar vasıtasıyla sınır kapısından geçirdiği petrol, IKBY’deki örgüt paydaşları tarafından sistemin içine sokuluyor ve IKBY’nin petrol üretimine giriyor. Terör örgütü PKK/YPG’den ucuza satın alınan petrol daha sonra IKBY’de üretilen petrolle beraber dünyaya satılıyor.

İkinci satış güzergahı ise Suriye yönetimi bölgelerine yöneliktir. Şam yönetimine yakınlığı ile bilinen Katerji Group’un bölgedeki yerel petrol ticaretinde etkin bir rol oynadığı medya olmak üzere birçok farklı kaynağa yansıdı. Terör örgütü PKK/YPG de Şam yönetimiyle olan petrol ticaretini bu grup üzerinden sağlıyor. Katerji Group bu ticaretin güvenliğini sağlamak adına müstakil bir milis yapılanması da kurdu. The Wall Street Journal’ın 2019 yılının başlarında yayınladığı haberde ABD'nin ve Avrupa Birliği'nin (AB) yaptırım listesinde yer alan Katerji Group’un teörr örgütü PKK/YPG ile rejim arasındaki petrol ticaretini sürdürdüğü açıkça görülüyor.

Örgütün üçüncü petrol satış hattıysa Suriye Geçici Hükümeti (SGH) bölgelerine yöneliktir. Kaçakçılar vasıtasıyla bölgeye sokulan petrol, daha sonra bölgedeki petrol istasyonlarında satılıyor. Bu petrol daha sonra İdlib bölgesine de aktarılıyor. SGH bölgelerine her ne kadar Türkiye üzerinden alternatif petrol tedarik hattı oluşturulsa da bu bölgeye Türkiye üzerinden gelen petrol daha kaliteli olmakla birlikte daha pahalıdır. Türkiye’den bölgeye gelen 2 farklı dizel yakıtı bulunuyor. SGH bölgelerine giden kaliteli petrol kaçakçılar vasıtasıyla gelen YPG petrolünden neredeyse iki kat daha pahalı. Türkiye’den gelen daha az kaliteli petrol ise yine YPG bölgesinden gelen petrolden daha pahalıdır. Bölgedeki ekonomik şartlar sebebiyle, kaçakçılar vasıtasıyla gelen petrol de kullanılıyor.

Kısaca, bazı komplo teorisyenlerinin iddiasının aksine, Suriye’de çok değerli petrol kaynakları bulunmuyor. Ancak mevcut petrol kaynakları bir terör örgütü için çok önemli bir gelir kaynağıdır.