Sürekli 'mükemmel hayat' paylaşımları özgüven ve ruh sağlığını zedeleyebilir

OMÜ Psikiyatri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk Özdin, idealize edilmiş sosyal medya paylaşımlarının yetersizlik hissi, özgüven kaybı ve depresyona yol açabileceğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 06.11.2025 14:18
Güncelleme Tarihi: 06.11.2025 14:18

Sürekli 'mükemmel hayat' paylaşımları özgüven ve ruh sağlığını zedeleyebilir

Sürekli 'mükemmel hayat' paylaşımları özgüven ve ruh sağlığını zedeleyebilir

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Selçuk Özdin, sosyal medyada sık görülen idealize edilmiş paylaşımların bireylerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılarda bulundu. Özdin, sürekli «mükemmel hayat» görüntülerine maruz kalan kişilerin zamanla kendilerini yetersiz hissedebildiğini ve bunun özgüven kaybı ile depresyon gelişimine zemin hazırlayabileceğini belirtti.

Kısa açıklama: sosyal medya, ödül mekanizması ve davranışsal bağımlılık

Özdin, sosyal medya bağımlılığının hâlihazırda klasik sınıflandırma sistemlerine tam olarak girmese de toplumda ve uluslararası düzeyde yaygın görüldüğünü ifade etti. Bu tür bir bağımlılıkta ödül mekanizmasını aktive eden unsurun kimyasal değil, beğeni, yorum ve takipçi sayısı olduğuna dikkat çekti. Bu ödül etkisi, tekrar eden kullanımlara ve zamanla bağımlılık benzeri davranışlara neden olabiliyor.

Mükemmel hayat gösterimi nasıl zarar veriyor?

Uzman, sosyal medyada paylaşılan içeriklerin genellikle seçilmiş ve süslenmiş anlardan oluştuğunu; yoğun maruziyetin ise izleyenlerde «Neden ben onlar gibi mutlu, zengin veya başarılı değilim?» düşüncesine yol açabildiğini söyledi. Bu tür karşılaştırmaların özgüven azalması, yetersizlik hissi ve depresyon riskini artırdığını vurguladı.

Pratik öneriler: farkındalık ve kullanım sınırlamaları

Özdin, sorunun çözülebilmesi için öncelikle kişinin davranışının sorunlu olduğunun farkında olması gerektiğini belirtti. Tedbir önerileri arasında günlük kullanım süresini azaltmak, belirli saatlerde ekransız zamanlar oluşturmak ve yatak odasına telefon almamak yer alıyor. Bu yöntemlerle ilerleme sağlanamazsa bir uzmandan yardım alınması gerektiğini ifade etti.

Gerçek kendilik ile ideal kendilik arasındaki uçurum

Doç. Dr. Özdin, sosyal medyada kişinin kendisini istediği biçimde yansıttığını; bunun ise ideal kendilik ile gerçek kendilik arasındaki farkı büyüterek bireyin gerçek bağlarını zayıflatabileceğini söyledi. Bu ayrışmanın artmasının ruhsal sorunlara katkıda bulunabileceğini belirtti.

Sosyal medyanın dengeli kullanımı

Özdin, sosyal medyayı tamamen olumsuz bir mecra olarak değerlendirmemenin önemine de değindi: uygun ve kontrollü kullanıldığında sosyal medya bireylere kendilerini ifade etme imkanı sunabilir. Ancak aşırı ve kontrolsüz kullanımın ruhsal açıdan zararlı olabileceği uyarısını yineledi.

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI’NDAN DOÇ. DR. SELÇUK ÖZDİN...

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI’NDAN DOÇ. DR. SELÇUK ÖZDİN, SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI İLE İLGİLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU.

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı