Sürdürülebilir ekonomik dönüşüm: Denizli termal turizm ve jeotermalli tarımla değer yaratacak
Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, kent ekonomisinin uzun vadeli hedefinin sürdürülebilir kalkınma olması gerektiğini belirterek, doğal kaynakların, üretim altyapısının ve insan gücünün katma değere dönüştürülmesinin önemine vurgu yaptı. Erdoğan, Denizli’nin mevcut güçlü sektörleri yanında termal sağlık turizmi ile jeotermalin tarım ve sanayiyle entegrasyonunun öncelik haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Termal sağlık turizmi hedefleri:
Erdoğan, Denizli’nin Pamukkale ve Karahayıt başta olmak üzere dünyaca tanınan termal kaynaklara sahip olduğunu hatırlattı. Mevcut tesislerin önemli bölümünün günübirlik ziyaretlere hizmet ettiğini, bunun yerine konaklama süresini uzatacak yüksek standartlı yatırımlara ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Bu bağlamda Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından hazırlanan "5 Yıldızlı Termal Sağlık ve Konaklama Tesisi Ön Fizibilitesi"nin yol haritası sunduğunu belirtti.
Erdoğan, yüksek standartlı, butik veya 5 yıldızlı termal sağlık ve konaklama tesislerinin geliştirilmesinin turizm gelirlerini artıracağını ve sağlık turizmi, fizik tedavi, rehabilitasyon ile wellness gibi yeni alanların gelişimini destekleyeceğini vurguladı. Ayrıca bu yatırımların yerel istihdamı artıracağı, özellikle hizmet sektöründe yeni iş alanları oluşturacağına dikkat çekti.
Ancak Erdoğan, Pamukkale ve Akköy’deki termal kaynakların bir kısmının koruma alanı kapsamında olduğuna işaret ederek yeni kuyu açılması ve kaynak kullanımında bazı kısıtlamaların bulunduğunu; bu nedenle planlama ve koruma dengesi gözetilerek yatırıma yönelinmesi gerektiğini söyledi.
Jeotermal enerji ve tarım entegrasyonu:
Denizli’nin jeotermal potansiyelinin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Erdoğan, bu kaynağın tarım ve sanayi ile entegre edilmesinin kent ekonomisine katma değer sağlayacağını ifade etti. Özellikle Jeotermal Enerji ile Entegre Tarıma Dayalı Sera Organize Tarım Bölgesi modelinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Sarayköy örneğini veren Erdoğan, Sarayköy Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin yıllık 15 bin ton sebze ve meyve üretimi hedefiyle faaliyet gösterdiğini ve yüksek oranda kadın istihdamı sağladığını hatırlattı. Erdoğan, benzer modellerin çoğaltılmasının tarımsal üretimi ve ihracatı güçlendireceğini, enerji maliyetlerini düşürürken çevre dostu üretimi teşvik edeceğini söyledi.
Erdoğan ayrıca, "Yeni sera OSB’leri kurulabilir, yüksek teknolojili tarım uygulamaları teşvik edilebilir" diyerek jeotermal destekli tarımsal üretimin kırsal kalkınma ve kadın istihdamı açısından taşıdığı potansiyele vurgu yaptı.
Mermer, teknik tekstil ve katma değer artırımı:
Denizli’nin mermer ve doğal taş sektöründeki gücünün daha yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, ilin Türkiye’nin önemli mermer havzalarından biri olduğunu hatırlattı. İhracata yönelik yeni teknolojiler, markalaşma ve katma değerli üretim çalışmalarının sektörü ileri taşıyacağını ifade etti.
Teknik tekstil alanındaki yatırımların da aynı yaklaşımla güçlendirilmesini isteyen Erdoğan, geri dönüşüm ve yapay zekâ destekli sürdürülebilirlik uygulamalarının sanayi politikalarının içinde yer alması gerektiğini söyledi. Bu sayede hem üretimde verim artışı sağlanacak hem de ihracat potansiyeli büyütülecektir.
DTO Başkanı Uğur Erdoğan’ın ifadesiyle: "Denizli’nin öncelikli ekonomi projeleri; termal sağlık turizmi ve jeotermal enerjiyle bütünleşmiş tarıma dayalı sanayi üzerine odaklanmalıdır." Erdoğan, bu projelerin hayata geçirilmesiyle ilin doğal kaynakları ve mevcut altyapısının en iyi şekilde değerlendirileceğini, sürdürülebilir kalkınma, istihdam artışı ve ihracatın destekleneceğini kaydetti.
Sonuç olarak Erdoğan, Denizli’nin üretim ve girişimcilik kültüründen aldığı güçle yeni ekonomik alanlara yönelmesinin kentin rekabet gücünü artıracağını ve gelecek nesiller için daha sağlam bir ekonomik yapı oluşturacağını vurguladı.
DENİZLİ TİCARET ODASI (DTO) BAŞKANI UĞUR ERDOĞAN, DENİZLİ EKONOMİSİNİN GELECEĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNARAK, KENTİN SAHİP OLDUĞU DOĞAL KAYNAKLARIN, ÜRETİM ALTYAPISININ VE İNSAN GÜCÜNÜN DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER OLUŞTURACAK ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ. ERDOĞAN, TERMAL SAĞLIK TURİZMİ İLE JEOTERMAL ENERJİYLE BÜTÜNLEŞMİŞ TARIMA DAYALI SANAYİNİN DENİZLİ’NİN ÖNCELİKLİ EKONOMİK ALANLARI ARASINDA YER ALMASI GEREKTİĞİNİ VURGULADI.