Uzman değerlendirmesi ve işlem önemi
Liv Hospital Ulus Çocuk Cerrahisi ve Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Selami Sözübir, sünnetin basit bir işlem gibi görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Dünyada yaklaşık 5 bin yıldır uygulanan sünnetin en sık gerçekleştirilen cerrahi işlemlerden biri olduğunu ve sağlık açısından da önemli yararlar sağladığını ifade etti.
Sünnetin sağlık faydaları
Prof. Dr. Selami Sözübir, sünnetin çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltabildiğini, hijyen açısından avantaj sunduğunu ve bazı viral hastalıklara karşı koruyucu etkilerinin bulunduğunu vurguladı.
En uygun zamanlama
İşlemin zamanlamasının büyük önem taşıdığını belirten Sözübir, sünnetin ilk 18 ay içerisinde veya 6 yaş sonrasında yapılmasını öneriyor. Erken dönemde yapılan sünnetlerin tıbbi açıdan daha avantajlı olduğunu ifade etti.
Yenidoğan sünnetinin üç önemli avantajı
Prof. Dr. Sözübir yenidoğan sünnetini şu nedenlerle öne çıkardı: genel anestezi gerekmemesi, daha hızlı yara iyileşmesi ve daha başarılı estetik sonuçlar, ayrıca bebeğin işlemi hatırlamaması nedeniyle psikolojik etkilenmenin olmaması.
Uygulamayı yapacak hekim
Sözübir, sünnetin kısa süren bir işlem olsa da cerrahi müdahale olduğunu ve penil anatomiyi iyi bilen, bu konuda eğitim almış uzmanlar tarafından yapılması gerektiğini belirtti. Hastanın çocuk olması nedeniyle hekimin çocuklarla iletişim konusunda deneyimli olması gerektiğini, mümkünse çocuk cerrahları veya çocuk ürologları tarafından uygulanmasının önerildiğini söyledi.
Yöntem tercihi
Son yıllarda tanıtılan farklı yöntemlere karşı ailelerin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sözübir, klasik cerrahi yöntemin halen en güvenilir yaklaşım olduğunu belirtti. Lazer ve benzeri yöntemlerin çoğunlukla ticari amaçlarla ön plana çıktığını ve güvenlik ile başarı açısından yıllardır kanıtlanmış klasik tekniklerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Anestezi yaklaşımı
Modern tıbbın birçok işlemde genel anestezi kullanımını önerdiğini ifade eden Sözübir, özellikle yenidoğan dönemi dışındaki küçük çocuklarda lokal anestezi ile sünnet yapılmasının ciddi riskler taşıyabileceğini belirtti. İlk 18 aylık dönemde yenidoğan dönemi hariç yapılan sünnetlerin genel anestezi altında gerçekleştirilmesi gerektiğini, lokal anestezinin çocuğun hareket etmesi nedeniyle komplikasyon riskini artırdığını söyledi.
Komplikasyonlar ve riskler
Sünnet sonrası komplikasyon oranlarının düşük olduğuna dikkat çeken Sözübir, işlemin ehil olmayan kişilerce yapılmasının riskleri artırdığını belirtti. Sünnet sonrası komplikasyon oranının yaklaşık %1 civarında olduğunu ve en sık karşılaşılan sorunların kanama, enfeksiyon ve hatalı uygulamalar olduğunu ifade etti.
Özel durumlar: Anomali ve erteleme
Doğuştan genital bölge anomalisi bulunan çocuklarda sünnetin her zaman uygun olmayabileceğini belirten Prof. Dr. Sözübir, bazı cerrahi düzeltmeler sırasında sünnet derisinin kullanılabildiğini vurguladı. Bu nedenle sünnet öncesinde çocuğun mutlaka bir çocuk cerrahı veya çocuk üroloğu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İyileşme ve sonrası bakım
Gelişen cerrahi tekniklerle sünnet sonrası bakımın kolaylaştığını ifade eden Sözübir, ailelerin çoğu zaman özel pansuman uygulamak zorunda kalmadığını belirtti. Hekimin birkaç gün sonra yapacağı kontrol ve pansuman ile evde kullanılacak ağrı kesicilerin çoğu zaman yeterli olduğunu söyledi. Özellikle yenidoğan ve erken çocukluk döneminde yapılan sünnetlerden sonra çocuğun günlük yaşamına hızla dönebildiğini kaydetti.
Prof. Dr. Sözübir'e göre çocuklar ortalama dört gün sonra banyo yapabilir; normal şartlarda ateş beklenmez ve idrar sırasında ağrı genellikle yaşanmaz. Bebeklerde bez kullanımının sünnet sonrası devam edebileceğini, bezin hem koruyucu bariyer görevi gördüğünü hem de pansuman açısından avantaj sağladığını belirtti.
Sonuç
Genel değerlendirmede Prof. Dr. Selami Sözübir, sünnetin cerrahi bir işlem olduğunun unutulmaması, uygun zamanlama ve uzman hekim seçiminin komplikasyonları azaltmada belirleyici olduğunu vurguladı.
LİV HOSPİTAL ULUS ÇOCUK CERRAHİSİ VE ÜROLOJİSİ UZMANI PROF. DR. SELAMİ SÖZÜBİR