Sumud filosu aktivistleri Kütahya'da yaşadıklarını anlattı
Kütahya'da Eğitim-Bir-Sen ve Genç Memur-Sen iş birliğiyle yürütülen "Bir Bilenle Bilge Nesil" projesi kapsamında düzenlenen kitap okuma ve kompozisyon yarışmasının ödül töreninde bir araya gelen Sumud Filosu aktivistleri, Gazze'ye insani yardım ulaştırma girişiminde karşılaştıkları gelişmeleri paylaştı.
Programın amacı ve katılımcılar
Toplantıda konuşanlar, Gazze'deki insani krize dikkat çekmek amacıyla organize edilen Sumud Filosu'nda yer aldıklarını belirtti. Konuşmacılar arasında Afyonkarahisar Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı ve aktivist Mustafa Arslan ile Uluslararası Öğrenci Dernekleri Başkanı ve Kütahyalı aktivist Sebahattin Ceyhun bulundu.
Deniz filosunda yaşananlar
Mustafa Arslan, 6 Nisan'da Barcelona'dan hareket eden yardım filosuna katıldığını ve yaklaşık 9 gün süren deniz yolculuğunun ardından uluslararası sularda müdahaleyle karşılaştıklarını aktardı. Arslan, Augusta Limanı'na kadar süren yolculuğun ardından Girit'e doğru ilerlerken savaş gemileri, zodyak botlar ve denizaltıların operasyonuyla karşılaştıklarını; başlangıçta "tutuklandık" ifadesinin kullanıldığını, bir arkadaşlarının bunun hukuki karşılığının olmadığına işaret ederek bunun yerine "kaçırıldık/alıkonuldunuz" ifadesinin daha doğru olduğunu söyledi.
Arslan, İsrail'in müdahalesine ilişkin değerlendirmesinde, karşılaştıkları yapının olağan bir düşman olmadığını ifade ederek, bölgede 70 farklı ülkeden 400'ün üzerinde aktivist bulunduğunu, katılımcıların dillerinin, ülkelerinin ve inançlarının farklı olduğunu belirtti.
Kara filosunda karşılaşılan engeller
Sebahattin Ceyhun, kara konvoyunun Moritanya'dan başladığını, güzergâhın Cezayir, Tunus, Libya, Mısır ve Gazze olduğunu söyledi. Ancak konvoyun Libya'da, Kahser bölgesinde durdurulduğunu, Gazze'ye ulaşamadıklarını ve geri dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Ceyhun, Tunus'ta da hem deniz hem kara filosuna yönelik engellemeler yaşandığını; Tunus'un filoyu terörist ilan ederek giriş-çıkışı yasakladığını ve bazı kişileri tutukladığını aktardı.
Konvoyun Doğu Libya sınırında bekletildiği, gönüllülerin zor koşullarda kaldığı ifade edildi. Ceyhun, gönüllülerin barındığı yerin terk edilmiş bir tren istasyonu olduğunu, su, elektrik ve yiyecek sıkıntısı yaşandığını anlattı. Ayrıca yardım malzemelerini taşıyan tırların sınır kapısına yaklaşırken geri döndüğünü, bunun sonucu olarak konvoyun lojistik olarak zor durumda kaldığını kaydetti.
Alıkonulan gönüllüler ve koşulları
Ceyhun, konvoydan seçilen bazı gönüllülerin halen alıkonulduğunu belirterek, bu grubun yaklaşık 10 kişiden oluştuğunu ve farklı ülkelerden gelen katılımcıları içerdiğini söyledi. Bu kişilerin 25 gündür alıkonulduğunu ve sürenin 30 gün daha uzatıldığı duyumunu aktardı. Ceyhun, alıkonma amacına ilişkin olarak Hafter'in hem dikkat çekme hem de İsrail'in talimatıyla benzer girişimlerin tekrarını engelleme niyeti taşıdığını iddia etti.
Alıkonulan kişilerle yapılan sınırlı görüşmelerde, tutukluların beton zeminde yatmak zorunda kaldığını, yeterli yatak verilmediğini ve durumlarının kötü olduğunu; bazılarının açlık grevini sürdürdüğünü iletti.
Aktivistler, yaşanan süreçte hukuki belirsizlikler, sınır ve güvenlik engelleri ile lojistik aksaklıkların yardım ulaştırma çabalarını etkilediğini vurguladı.
SEBAHATTİN CEYHUN (SOLDA), MUSTAFA ARSLAN (SAĞDA)