DOLAR
43,03 -0,16%
EURO
50,51 0,21%
ALTIN
6.082,93 -1,97%
BITCOIN
3.838.009,17 -1,05%

Sosyal Medyanın Ergen Beynine Etkileri: Endokrinolog Arzu Jalilova'dan Uyarılar

Dr. Arzu Jalilova, sosyal medyanın ergen beynini dopamin ve oksitosin üzerinden etkilediğini; önemli olanın ekran süresi değil kullanım amacı ve duygusal ihtiyaçlar olduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 02.01.2026 10:10
Güncelleme Tarihi: 02.01.2026 10:10

Sosyal Medyanın Ergen Beynine Etkileri: Endokrinolog Arzu Jalilova'dan Uyarılar

Uzman değerlendirmesi: Ergen beyni dijital uyaranlara neden farklı tepki veriyor?

Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Arzu Jalilova sosyal medyanın ergenlik dönemindeki beyin ve davranış gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Jalilova, ergen beyninin dijital uyaranlara yetişkinlerden çok daha duyarlı olduğunu belirterek, bu etkinin 'iyi' ya da 'kötü' şeklinde tek boyutlu değerlendirilemeyeceğini; kullanım biçimi ve amacıyla ilişkili olduğunu ifade etti.

Beyin gelişimi, hormonlar ve dijital dünyanın kesişimi

Gelişimsel farklılıklar

Jalilova, ergenliğin beynin yeniden yapılanmasının en yoğun gerçekleştiği dönem olduğunu vurguladı. Limbik sistem, duyguları ve ödül mekanizmasını yöneten merkez olarak ergenlikte yetişkinlere göre daha çabuk olgunlaşıyor; buna karşın dikkat, planlama ve özdenetim gibi yürütücü işlevlerin merkezi olan prefrontal korteks ancak 20’li yaşların ortalarında tamamlanıyor. Bu gelişimsel uyumsuzluk, gençleri risk almaya ve sosyal geri bildirimlere daha açık hale getiriyor.

Dopamin: Hızlı ödüllerin etkisi

Bildirim sesleri, beğeniler, takipçi artışları ve paylaşımların görünürlüğü gibi dijital uyaranlar beynin ödül kimyasalı dopaminin hızlı salınımını tetikliyor. Jalilova'ya göre ergen beyninin dopamin sistemi yetişkinlere göre daha hassas olduğundan sosyal medya gençler için sıradan bir iletişim aracından öte, 'tekrar aranan' biyolojik bir deneyime dönüşebiliyor.

Oksitosin ve aidiyet duygusu

Endokrinolog, dijital ortamın yalnızca dopaminle sınırlı kalmadığını; bağlılık ve güven hissiyle ilişkili oksitosin düzeylerini de etkileyebileceğini belirtti. Grup sohbetleri ve çevrimiçi topluluklar gençlerde dijital ortamda aidiyet duygusu oluşturabiliyor; bu durum, ergenlikteki duygusal dalgalanmalarla birleştiğinde sosyal medyayı güven alanı olarak pekiştirebiliyor.

Davranışsal sonuçlar: Dikkat, motivasyon ve benlik algısı

Jalilova, sık bildirimler, hızlı içerik akışı ve çoklu ekran kullanımının dikkatin sürekli bölünmesine yol açtığını; bunun dikkat süresini kısaltabileceğini, derin düşünmeyi zorlaştırabileceğini ve sabır gerektiren etkinliklerden kaçınmayı artırabileceğini belirtti. Dijital ortamın sunduğu hızlı ödüller, uzun vadeli çaba gerektiren okul çalışmaları ve öğrenme süreçleri karşısında motivasyonu zayıflatabiliyor.

Ayrıca sosyal medyada sunulan idealize edilmiş görüntülerin sürekli kıyaslamaya yol açtığını, bu fark büyüdükçe gençlerin kendilerini yetersiz görme olasılığının arttığını; bunun da öz-değer kaybı, kaygı artışı ve beden algısı bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini vurguladı.

Riskler kadar fırsatlar da var

Jalilova, dijital dünyanın yalnızca risk taşımadığını; doğru ve bilinçli kullanıldığında yaratıcılığı artırabileceğini, bilgiye erişimi kolaylaştırabileceğini ve benzer ilgi alanlarına sahip akranlarla güvenli topluluklar oluşturabileceğini söyledi. Gençler dijital ortamda kendilerini ifade etmeyi öğrenebilir ve öğrenme süreçlerini güçlendirebilirler.

Ailelere ana mesaj: Süreden çok amaç önemli

Uzman, pek çok ebeveynin gençlerin ekran başında uzun süre kalmasından yakınmasına karşın asıl odaklanılması gerekenin süre değil, gencin ekranı ne için, nasıl ve hangi duygusal ihtiyaçla kullandığı olduğunu belirtti. Jalilova'ya göre ebeveynlerin önceliği, ekran kullanımını yasaklamak yerine kullanım amaçlarını, duygusal ihtiyaçları ve çevrim içi deneyimlerin niteliğini gözlemlemek olmalıdır.

Sonuç: Sosyal medya ergen beyni üzerinde dopamin ve oksitosin ekseninde güçlü etkiler yaratıyor; bu etkiler hem risk hem de fırsat barındırıyor. Değerlendirme ölçütü ekran süresi değil, kullanım şekli ve gençlerin duygusal ihtiyaçları olmalıdır.

ACIBADEM KENT HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ UZMANI DR. ARZU JALİLOVA

ACIBADEM KENT HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ UZMANI DR. ARZU JALİLOVA

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.