Soner Yalçın, iddianamenin delil bağını sorguladı
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ikinci duruşması dördüncü gününde devam etti. Duruşmada tutuksuz sanıklar savunma verirken, gazeteci Soner Yalçın iddianameye ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
Savcılığın iddia yükü:
Yalçın, savunmasında uzun gazetecilik kariyerine atıf yaparak siyaset ve basın ilişkilerine ilişkin gözlemlerini aktardı. Gazetecilik faaliyetleri ile suç örgütü faaliyeti arasında nasıl bir hukuki bağ kurulduğunu anlamakta zorlandığını belirten Yalçın, iddianamedeki delillerin o sonuca nasıl ulaştırıldığını görmek istediğini söyledi.
'Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? İspatı iddianamede yok.' sözleriyle Yalçın, kendisine yöneltilen suçlamaların somut delillerle desteklenmediğini vurguladı.
Diğer sanıkların anlatımları:
Tutuksuz sanık Mustafa Bostancı, İbrahim Özkan'ın makam şoförü olarak yaptığı savunmada, Ertan Yıldız tarafından teslim edilmesi istenen bir koliyle ilgili süreci aktardı. Bostancı, koliyi Bakırköy Belediye binasının girişinde aracına konulduğunu, "hiçbir temasım olmadan Ertan Yıldız kendisi bagaja koliyi koydu" dediğini ve kolinin içeriğini bilmediğini ifade etti.
Tutuksuz sanık Sabri Caner Kırca ise Florya'daki bir ofisin varlığı iddiasını reddetti; makamların bulunduğu yerlere görev gereği yakınlık dahi kuramayacaklarını, isimlerinin olaylara eklenerek bir anlatı oluşturulduğunu savundu. Kırca, gözaltı ve tutukluluk süreçlerinin aile üzerindeki etkisine de vurgu yaparak iki çocuğunun durumunu anlattı.
Duruşmanın seyri:
Duruşma, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın savunması ile devam ediyor. Mahkeme sürecinde iddianamedeki delil değerlendirmeleri ve sanık beyanları sonraki oturumlarda da tartışılmaya devam edecek.
Gazeteci Soner Yalçın: "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?"