Sonbahar-kışta korunma ve uyarılar
Medical Point Gaziantep Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökmen Aktaş, kanser tedavisi gören hastaların sonbahar ve kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarına karşı daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Tedavi sürecinde bağışıklık sistemi baskılanabildiği için enfeksiyonların daha ağır seyredebildiğini ve belirtilerin erken fark edilmesinin hayati önem taşıdığını kaydetti.
Aktaş, özellikle 38C ve üzeri ateş, titreme, öksürük, nefes darlığı veya belirgin halsizlik gibi şikâyetlerin ortaya çıkması halinde hastaların kendi kendine ilaç kullanmak yerine gecikmeden takip eden sağlık ekibiyle iletişime geçmeleri gerektiğini söyledi. "Kanser tedavisi alan hastalarımızda enfeksiyonlar daha ağır seyredebilir. Özellikle kemoterapi sonrasında bağışıklık hücrelerinin sayısında geçici düşüşler yaşanabilir," ifadelerini kullandı.
Enfeksiyon belirtilerini göz ardı etmeyin:
Kanser tedavisi sırasında ortaya çıkabilecek belirtiler bazen hafif görünebilir; ancak bu hastalar için durum hızla kötüleşebilir. Ateş, titreme, öksürük, nefes darlığı ve genel durum değişiklikleri erken dönemde bildirilmeli ve sağlık ekibinin yönlendirmesiyle değerlendirme yapılmalıdır. Özellikle ateşin varlığında zaman kaybetmeden iletişim kurulması vurgulanıyor.
Günlük önlemler ve çevresel tedbirler:
Aktaş, enfeksiyonlardan korunmak için basit fakat etkili günlük önlemlere dikkat çekti: el hijyenine özen göstermek, solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerle yakın temastan kaçınmak ve kapalı, kalabalık ortamlarda iyi havalandırma sağlamak. Ayrıca mevsimsel grip aşısı gibi aşılamaların hastanın tedavi planı ve bağışıklık durumu dikkate alınarak takip eden hekimle birlikte planlanması gerektiğini belirtti.
Beslenme ve sıvı dengesine dikkat:
Tedavi sürecinde yeterli ve dengeli beslenmenin önemine işaret eden Aktaş, kanser hastalarının tek tip diyetlerden ve bilimsel dayanağı olmayan takviyelerden uzak durması gerektiğini söyledi. Yeterli enerji ve protein alımı, hastanın genel durumunun korunması açısından kritik. İştahsızlık, bulantı, ağız yaraları veya yutma güçlüğü gibi sorunlar varsa beslenme düzeni kişiye özel olarak yeniden değerlendirilmelidir.
Havaların soğumasıyla susama hissinde azalma olabileceğini hatırlatan Aktaş, yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çekti ancak böbrek, kalp veya başka kronik hastalıkları olanların sıvı alımını kendi hekimlerinin önerilerine göre düzenlemeleri gerektiğini söyledi.
Günlük yaşam ve fiziksel aktivite:
Hastaların kendilerini tamamen izole etmelerinin her zaman gerekli olmadığını ifade eden Aktaş, tedaviye ve hastanın genel durumuna uygun olarak günlük hareketliliğin sürdürülmesinin faydalı olduğunu belirtti. Hafif yürüyüşler ve uygun düzeyde fiziksel aktivite genel iyilik haline katkı sağlar; ancak aktivite düzeyi mutlaka hekimin yönlendirmesi doğrultusunda belirlenmelidir.
Son olarak Aktaş, her hastanın tedavi sürecinin farklı olduğunu vurgulayarak, beslenme, fiziksel aktivite, enfeksiyonlardan korunma ve günlük yaşamla ilgili önerilerin kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi. Hastaların tedavilerini aksatmaması, planlanan kontrollerine devam etmesi ve yeni ortaya çıkan şikâyetleri derhal hekimleriyle paylaşması tedavi başarısı açısından önem taşıyor.
DOÇ. DR. AKTAŞ: "KANSER TEDAVİSİ ALAN HASTALAR SONBAHAR-KIŞ DÖNEMİNDE ENFEKSİYONLARA KARŞI NELERE DİKKAT ETMELİ"