mesleğin gerilemesi:
Cemil Kitapçı, 57 yaşında ve yaklaşık 35 yıldır Trabzon'da kuzine soba üretiyor. Baba mesleği olarak 1990'dan bu yana sürdürdüğü işi anlatırken mesleğin giderek yok olduğunu vurguluyor. Kitapçı, bölgedeki kuzine soba geleneğinin Karadeniz Bölgesinde en az 120 yıllık bir geçmişi olduğunu ve en parlak döneminin 1960-1970 yılları olduğunu söylüyor.
Eskiden Trabzon'da hemen her evde bulunan kuzine sobaların, teknolojinin ilerlemesi ve doğalgaz ile kömür kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte rağbet kaybettiğini belirten Kitapçı, geçmişte kentte yaklaşık 25-30 sobacı varken günümüzde bu sayının 5-6ya kadar düştüğünü ifade ediyor. Yeni neslin bu işe ilgi göstermemesi nedeniyle çırak bulmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini ve tahminine göre 10-15 yıl içinde mesleği sürdürecek usta sayısının ciddi şekilde azalacağını söylüyor.
uzun ömür ve üretim özellikleri:
Kitapçı, kuzine sobaların elde yapılmasının ve dayanıklılığının önemine dikkat çekiyor; 'Bu sobayı temiz kullanan bir insan 10 yıldan fazla kullanabilir' diyor. Fabrikasyon ve emaye sobaların piyasada yer aldığını, ancak pişirme lezzeti ve sağlamlık açısından kuzine sobanın yerini tutmadığını belirtiyor. Bir usta normal şartlarda, bir sobayı yüzde 80-90 standardla çalışırsa haftada iki tane üretebildiğini aktarıyor.
kullanım alanları ve nostalji:
Günümüzde kuzine sobalar daha çok kırsal kesimde, yaylalarda ve nostalji amacıyla tercih ediliyor. Kitapçı, sobaların 'antika' niteliği kazandığını ifade ederek alıcıların genellikle 30 yaş üstü kişiler olduğunu söylüyor. Eskiden inek bakımı yapan ailelerin sobaları daha yaygın kullandığını; son 25-30 yılda bu geleneğin zayıfladığına dikkat çekiyor.
Vatandaşlardan Adem Koç da kuzine sobayı daha çok köylerde kullandıklarını, bölgenin nemli iklimi nedeniyle kalın yapılı kuzine sobaların avantaj sağladığını belirtiyor. Koç, 'Dedemden beri buradan soba alırdık... Yemeğimizi bunda pişiriyoruz. Özellikle Ramazanlarda güveç için kullanırız' diye konuşuyor.
gelecek ne gösteriyor:
Kitapçı, teknolojinin bu geleneği zayıflattığını ve yeni neslin mesleği tercih etmediğini belirtiyor: 'Teknoloji bu işi mahvetti; bu mesleğin ilerisini görmüyorum. Yeni nesle bu işi pek yaptıramazsın.' Sağlık ve ömür yettiğince işi sürdüreceğini söyleyen usta, mesleğin uzun vadede yok olma riskine işaret ediyor. Bugün kentte birkaç usta kaldı; onlar da zamanla dükkânlarını kapatıyor ve kuzine sobalar giderek 'nostalji' ve 'antika' kategorisine giriyor.
Onlar mesleğin son temsilcileri